KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/2177 E., 2020/4971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tespit
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün birleşen dosya davalılar vekili ile asıl dosyada davalı ... vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 471 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki daireden ibaret binanın, vekil edeni tarafından inşa edildiğini belirterek, bahse konu muhdesatın vekil edeni tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Asıl dosya davalılarından ... vekili, dava konusu binanın kaçak ve ruhsatsız olduğunu beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
Asıl dosya davalılarından ..., davacının bilgileri olmadan bina yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl dosya davalılarından ... vekili, dava konusu binanın kaçak olduğunu ve ekonomik değerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya davalılarından ... vekili, binanın imara aykırı olduğunu beyan etmiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın asıl dosya ve birleşen dosya bakımından kabulü ile; davaya konu 471 ada 2 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan ve fen bilirkişisi Serkan Seyyar tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 23.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (A ve B) harfleri ile gösterilen binaların mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğu hususunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ile davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekili ile davalı ... ve müşterekleri vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) muhdesat iddiasını kabul etmeyen davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. madddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalıların tapudaki hisseleri gözönünde bulundurulmak suretiyle sorumlu tutulmaları gerekir.
Hal böyle olunca, hüküm altına alınan harç ve yargılama giderlerinin az yukarıda açıklanan dava değeri esas alınarak hesaplanması ve hesaplanan bu miktarlardan da davalıların tapudaki hisseleri gözönünde bulundurulmak suretiyle sorumlu tutulmaları gerekirken, dava konusu muhdesatın tamamı esas alınmak suretiyle harç ve yargılama gideri hesaplanması ve bu miktarların da davalılardan payları oranında alınmaması doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 2,3 ve 4 fıkralarının HUMK'un 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/2177, K. 2020/4971, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama