KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/2350 E., 2020/6339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali ve Tescil
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın Hazine yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde, dava konusu 720 parsel sayılı taşınmaz hakkında tarafların murislerinin Noterde satış vaadi sözleşmesi yaptığını, taşınmazın fiilen teslim edilerek bedeli ödendiğini, ayrıca bir kısım davalılar murisinin 1980 yılı öncesinde öldüğünü belirterek, toplam 20000 /28800 payın iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 29.11.2013 tarihli dilekçe ile, müvekkilinin murisi Hüseyin Işık’ın satış vaadinde bulunduğunu ve davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, davanın kendileri hakkında husumetten reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 720 parselin davalılar adına kayıtlı olan 20000/28800 payın iptali ile 7000/28800 payın ... adına, 1000/28800 payın ... adına, 3800/28800 payın ... adına, 6400/28800 payın ... adına, 1800/28800 payın ... adına tapuya tesciline, tapu kaydının bu şekilde düzeltilmesine, Hazine yönünden davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen karar, davalı ... vekili, davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ...... vekili ve davalı ..., ..... tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, satış vaadi sözleşmesi ve TMK’nin 713/2. maddesinde düzenlenen ölüm sebebine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu 720 parsel (yeni 8623 ada 15 parsel) sayılı taşınmaz, 29.580,91 m2 tarla vasfında olup, bir kısım davalılar 27.01.1967 tarihinde hükmen tescil yoluyla elbirliği halinde maliktir, bir kısım davalılar intikal yoluyla maliktir, bir kısım davalıların ise murisleri adına paylı olarak kayıtlıdır.
Davacı tarafça dava konusu taşınmazın 10.05.1968, 14.06.1968, 17.06.1968 tarihli noterde düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmeleri gereğince bedelleri ödenerek murisleri tarafından zilyetliğinin devralındığı, uzun yıllardır kendileri tarafından kullanıldığı ve bir kısım davalıların murisleri olan maliklerin ise 1980 tarihinden önce ölmeleri nedeniyle, TMK 713/2. maddede düzenlenen ölüm sebebiyle kazanım koşullarının oluştuğu iddia edilmiş ise de, Mahkemece dayanılan iddia ve hukuki sebebe göre araştırma yapılmadan, davanın hukuki nitelendirmesinde hataya düşülerek TMK’nin 713/1. maddesinde düzenlenen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle tescil davasına yönelik araştırma yapılarak karar verilmesi doğru değildir.
O halde Mahkemece taraf delilleri toplanarak, hangi davalıların murisleri tarafından satış vaadi sözleşmesi yapıldığı tespit edilerek, zilyetliğin devralınıp devralınmadığı, dava konusu taşınmazın ne kadarının kimler tarafından kullanıldığı, ölüm sebebine dayanılan malikler hakkında intikal yapılmamış ise ölüm tarihinden dava tarihi olan 23.10.2007’ye kadar 20 yıllık kazanma süresi ve koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan davalı ... mirasçılarına usulüne uygun tebligat çıkarılarak davaya dahil edilmeden, savunma hakları kısıtlanarak aleyhlerinde hüküm kurulması da doğru görümemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/2350, K. 2020/6339, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama