KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/3652 E., 2021/3789 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Katılma Payı Alacağı
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2014/949 Esas, 2018/235 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, davalı eş adına edinilen taşınmaz nedeniyle 1.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, 29.12.2017 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 108.940,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne 1.000,00 TL'ye dava tarihi 21.11.2014 tarihinden, 107.940 TL'nin ıslah tarihi 29.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 108.940 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine,
davalının savunmasında ileri sürdüğü dava konusu taşınmazın edinilmesinde satışından elde edilen paranın kullanıldığı 04.01.1995 tarihinde satın alınan 5800 ada 434 parsel sayılı taşınmazın davalının babası tarafından alındığı mevcut delillerle ispatlanamadığına, her iki taraf da çalışarak gelir elde ettiklerine ve bu gelirleri dikkate alınarak Dairemiz'in ilke ve uygulmalarına göre hesaplanan katkı payı alacağı hesabında esas alınan katkı payı oranının isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağına faiz talebi bulunduğu takdirde dava dilekçesindeki miktar yönünden dava, ıslah edilen miktar yönünden ise ıslah tarihinden geçerli olarak yasal faize hükmedilmesi gerekir. Diğer yandan, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK mad. 26).
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı, talep miktarını artırdığı 29.12.2017 tarihli dilekçesiyle faiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, alacağın tamamına 29.12.2017 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/3652, K. 2021/3789, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama