KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/3877 E., 2021/4146 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Mal Rejiminin Tasarrufundan Kaynaklanan Alacak
- Mahkemesi
- Acıpayam 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Acıpayam 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 24.01.2019 tarihli ve 2018/159 Esas, 2019/10 Karar sayılı kararıyla usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ... vekili, boşanma davasında cevap dilekçesinde evlilik birliği içinde edinilen mallar nedeniyle, katkı payı alacağı ve katılma alacağının hesaplanarak verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, cevap dilekçesinde karşı dava dilekçesi ve buna dair başvuru harcının bulunmadığı, cevap dilekçesindeki talebin münferit açılmış veya karşı dava olamayacağı gerekçesiyle, bu yön hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiği, davacının boşanma dava dosyasında, süresinde sunduğu cevap dilekçesinde "evlilik birliği içinde edinilmiş olan malların 2002 yılı öncesi katkı payı olarak, 2002 yılı sonrasında ise katılım alacağı olarak malların elde kalmasını sağladığından,
katkı payı ve katılım alacağının da hesap ettirilerek verilmesine" karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece 09.02.2017 tarihli ve 1 nolu celsede davacıya "katkı payı, katılım alacağına ilişkin talebini, dava değerini bildirmek ve harçlandırmak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verildiği," davacı vekilinin bu süreye istinaden 21.02.2017 tarihinde 2.561,62 TL harç yatırdığı, bir sonraki 13.04.2017 tarihli ve 2 nolu celsede "harcı yatırılan davanın tefrikine" karar verildiği,
davacı vekilinin tefrikten sonraki 29.03.2018 tarihli ve 5 nolu celsede "2002 öncesi edinilen mallar için katkı alacağı, 2002 sonrası edinilen mallar için ise katılım alacağı talebi olduğu, davanın mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğunu" beyan ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine katılma olanağı yoktur.
Şöyle ki, davacının boşanma dosyasındaki cevap dilekçesinde, açıkça mal rejimine ilişkin talepte bulunduğu, sonra Mahkemece süre verilmesi üzerine süresinde harcı da yatırdığı anlaşıldığına göre, açılmış bir dava bulunduğunun kabulü gerekir. O halde, Mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda deliller toplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/3877, K. 2021/4146, 20 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama