KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/3911 E., 2021/2927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.06.2020 tarihli ve 2016/10083 Esas, 2020/2811 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekilleri, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde, kamulaştırmaya konu dava konusu 118, 120 ve 121 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki yapıların vekil edeni tarafından yapıldığını ve ağaçların da vekil edeni tarafından dikildiğini belirterek, yapıların ve ağaçların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili dava açarken, davasını 119 parsel sayılı taşınmazın malikleri olan ..., ..., ..., ... kızı ... adına açmış, ancak söz konusu muhdesatların 118 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını belirterek, taraf sıfatını değiştirmiş ve davaya ... ve ... Köyünü dahil etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın hasımda yanılma olduğundan dolayı haklarında karar verilmesine yer olmadığına, ...
Köyü Tüzel kişiliği hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı açısından açılmış bulunan davanın kabulü ile, fen bilirkişi...tarafından düzenlenen 09.02.2015 tarihli kroki ile teknik bilirkişiler Mazlum Birecekli tarafından düzenlenen 03.03.2015 tarihli rapor ile ziraat bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 19.02.2015 tarihli rapordaki gibi 118, 120, 121 nolu parsellerde 134,33 m² ev, 2,52 m² kümes, 14,30 m² bir odalık yeni yapı, 3,70m² merdiven, 4m² banyo, 19,24 m² garaj, 71,20 m² yer betonu, 111,98 m² taş duvar, 163,66 m² tel çit, demir kapı, 37 adet incir, 23 adet nar, 16 adet dut, 9 adet kayısı, 3 adet elma, 2 adet erik,
3 adet şeftali, 2 adet armut, 1 adet ayva, 1 adet fıstık, 14 adet asma ağacının davacı olan ... tarafından yapıldığının dikildiğinin tespitine dair verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 02.06.2010 tarihli ve 2016/10083 Esas, 2020/2811 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, ilama karşı davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde, bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir.
Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasınının ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu'nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez.
Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, tel çit, demir kapı ve yer betonu taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir.
O halde, az yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 1.bendinin HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/3911, K. 2021/2927, 30 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama