İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/4267 K.2020/7984

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, bir kısım davalılar ... vs. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz…

Esas2020/4267Karar2020/7984Tarih8 Aralık 2020Okuma6 dk · 1.147 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2020/4267 E., 2020/7984 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Muhdesatın Tespiti
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.147 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, bir kısım davalılar ... vs. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, vekil edeninin ortağı ve sorumlu müdürü olduğu ...Sanayi ve Tic. Ltd. Şti’nin, davalıların müşterek malik oldukları 919 ada 64 parsel sayılı taşınmazı, bir kısım paydaşlarından (davalılar ..., .... ve ...) kiraladığını, vekil edeninin kiraladığı yer üzerine bina inşaa ettiğini ve mesleği gereği çeşitli cins ve türde bitki ektiğini, dava konusu taşınmazın 19.09.2013 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma işlemi sırasında taşınmaz üzerinde bulunan çeşitli cins ve yaşlarda bulunan bitki ve ağaçlar ile binaların da tespitinin yapıldığını belirterek, vekil edenine ait dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 559 adet çeşitli cins ve türde ağaç ve bitki ile binanın mülkiyetinin vekil edenine aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, vekil edeninin dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçlarda herhangi bir talebinin olmadığını, zarar ve ziyandan sorumlu olan kişilerin kiraya verenler olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., vekil edeninin dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçlarda herhangi bir talebinin olmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan etmiştir.

Davalı ..., davanın ...San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılması gerektiğini, davacı ile aralarında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığından davacının bu kullanımının haksız olduğunu, 26.06.2015 tarihli dilekçesinde ise, dava konusu bitki ve müştemilat üzerinde herhangi bir mülkiyet iddiası olmadığından davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Davalı ... ve ....vekili, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.

Davalı Hazine vekili, davanın idari yargı yoluyla çözülmesi gerektiğinden görev yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Davalı ... vekili, muhdesat üzerinde herhangi bir talepleri olmadığını beyan etmiştir.

Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile; 919 ada 64 parseldeki bilirkişiler .....'ın 09.12.2015 tarihli raporunda belirtmiş oldukları 599 adet bitki ve ağaçların, fen bilirkişisi ...'ün 16.11.2015 tarihli krokili raporunda belirtmiş olduğu krokide A harfi ile gösterilen 62,41 m2 prefabrik yapı, krokide B harfi ile gösterilen 35,58 m2 seramik döşeli saha, 27,00 m2 duvarın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili, davalı ... ..vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, hükmü ayrı ayrı temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde,

22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.

Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan iyileştirici imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden payına düşenden fazlası yapılmış ise fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur.

Somut olayda; davacı, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın aidiyetinin tespitini talep etmiş, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz üzerinde iki oda, mutfakçık, banyodan oluşan büro olarak kullanılan tek katlı panel yapı olduğu tespit edilmiştir.

Az yukarıda da, açıklandığı üzere, bilirkişi tarafından tespiti yapılan binanın her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşya niteliğinde olduğuna kuşku yoktur. Yine, bilirkişi, dava konusu binanın etrafında 35,58 m2'lik seramik alan ile binanın güney ve doğu tarafında bulunan briket ve kısmen sıvasız bahçe duvarı bulunduğu tespit edilmiştir.

Aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, seramik alan ile duvar taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir.

O halde, Mahkemece, prefabrik niteliğindeki yapı, seramik alan ve duvar hakkında açılan dava yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu'nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Yine, bilindiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) muhdesat iddiasını kabul etmeyen davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. madddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalıların tapudaki hisseleri gözönünde bulundurulmak suretiyle sorumlu tutulmaları gerekir. Somut olayda, Mahkemece, az yukarıda bahsedilen ilkeler göz ardı edilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.

3. Davalılar ..., ... ve ... vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davalarında, muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin ya da mirasçılarının davada taraf olmaları gerekmektedir.

Somut olayda, davalılar ..., ... ve ...’in dava açıldığı sırada, dava konusu taşınmazda malik olmadıkları, dosya içerisindeki tapu kaydından anlaşılmakta olup, Mahkemece bahsi geçen davalılar yönünden, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalılar hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4. Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nin 326/1. maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz HMK'nin 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.

Somut olaya gelince; bahsi geçen davalılar ... ile ...’ün cevap dilekçesinde davayı kabul ettiklerinin anlaşılmasına ve kamulaştırma hukuki sebebine dayalı olarak açılan eldeki davada, davalıların dava açılmasına sebebiyet verdiklerinden söz edilemeyeceğine göre, bu iki davalı bakımından HMK'nin 312/2. maddesinin uygulanacağı kuşkusuzdur. O halde, Mahkemece, davalılar Derya ve Erhan yönünden yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.

Mahkemece, bahsi geçen hususlar göz önüne alınmadan, eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yanlış olup, hükmün yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ... vekili ve davalı ... Kiriş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harçların istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 08.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/4267, K. 2020/7984, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4267
Karar No
2020/7984
Tarih
8 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/4267 K.2020/19511
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/4267 K.2020/19592
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/4267 K.2020/11108
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4268 K.2020/7799
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/4268 K.2020/5380
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/4268 K.2020/15541

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.