KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/448 E., 2021/4556 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Tapulu Taşınmazda Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 22.10.2018 tarihli ve 2016/225 Esas, 2018/452 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nce 10.04.2019 tarihli ve 2019/296 Esas, 2019/387 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından bu karara ilişkin temyiz yoluna başvurulması üzerine dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili; vekil edenlerinin 666 nolu parsel sayılı taşınmazda 5.883,00 m² hisse maliki olduğunu, vekil edenlerinin taşınmazda kullandıkları yer bulunmadığını, davalı ...'nin haksız olarak davacılara ait yeri kullanmakta olduğunu belirterek, davalının vekil edenlerinin hisselerine yönelik müdahalesinin menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin yaklaşık 51 dönüm civarında olduğunu, davacıların hisselerine 5.888 m² yer düştüğünü, kendisinin hissesinin yaklaşık 9 dönüm olduğunu, kendisinin ise buna karşılık yaklaşık 13 dönüm yer kullandığını, fazladan kullandığı 5 dönüm civarında bir alan olduğunu, bu alanın ölmüş amcası ... ...'ye ait olduğunu, amcasının çocuklarının bu parselden yer kullanmadıklarını, kendine kiraya verdiklerini, hukuka uygun şekilde 14 dönüm civarında yer kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, 24.07.2017 havale tarihli fen bilirkişileri ... ve ...'ye ait rapora ekli krokide ... İli, ... İlçesi, ... Köyü 666 nolu parselde A harfi ile gösterilen alanda davacılara ait 4553,31 m² yüzölçümüne davalının yapmış olduğu müdahalenin men'ine, 9.447,74 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair karar hakkında davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından, esasa yönelik istinaf başvurusunun reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre, Mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Somut olayda. Mahkemece elatmanın önlenmesine ilişkin kurulan hükmün 2. fıkrasında, “24.07.2017 havale tarihli fen bilirkişileri ... ve ...'ye ait rapora ekli krokide ... İli, ... İlçesi, ...
Köyü 666 nolu parselde A harfi ile gösterilen alanda davacılara ait 4553,31 m² yüzölçümüne davalının yapmış olduğu müdahalenin men'ine,” karar verildiği, davacıların ve davalının dava konusu taşınmazda hissedar oldukları, davacıların taşınmazda kullandıkları veya kullanabilecekleri yer bulunmadığı, davacıların talebinin paylarına yönelik elatmanın önlenmesi talebi olduğu,
Mahkemece davacıların paylarına yönelik haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte neden olacak şekilde davacılara ait olduğu belirterek davalının fazladan kullandığı belirlenen 4.553,31 m2'ye elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nin 370/2. maddesi gereği kararın düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/448, K. 2021/4556, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama