İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/592 K.2021/4909

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2020/592Karar2021/4909Tarih9 Haziran 2021Okuma6 dk · 1.164 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2020/592 E., 2021/4909 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
İtirazın İptali
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.164 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, davalının haksız işgalinde bulundurduğu 5 no.lu daire için Aralık 2012-Temmuz 2013 dönemine ait toplam sekiz aylık ecrimisil alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunu haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2013/17427 Esas sayılı takip dosyasında 01.12.2012-31.12.2012 tarihleri arası dönem için 2.67 TL, 01.01.2013-01.08.2013 tarihleri arası dönem için 19,85 TL olmak üzere 22,52 TL ecrimisil asıl alacağının dönem sonlarından itiraberen işleyecek yasal faiz ile birlikte toplam alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek resen emsal araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir.

Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

Bunun yanı sıra, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; aynı yere ilişkin olarak önceki dönem ecrimisil bedeline ilişkin sonuçlanmış davalar bulunduğu takdirde; kural olarak önceki dönemin son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktara ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktar, sonraki dönem ecrimisil bedelini oluşturur.

Kural bu olmakla beraber, ecrimisil bedelinin en az kira bedeli olması ve kira sözleşmelerinde TBK’nin 344. maddesine göre 5 yıl geçtikten sonra rayice göre kira tespitinin istenebilmesi nedeniyle, daha önce rayice göre belirlenen dönem ile dava konusu edilen ilk dönem arasında 5 yıllık sürenin geçmesi veya taşınmazın bulunduğu yerde imar, sanayileşme, yerleşim vs. özel nedenlerle değişimden dolayı rayiç ve emsal kiralar arttığı takdirde kesinleşen döneme ilişkin değerler nazara alınmadan, toplanacak somut verilere göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak yeni dönem (sonraki dönem) ecrimisil bedeli belirlenerek hüküm altına alınabilir.

Somut olaya gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 388 ada 30 parsel sayılı taş ocağı kulübesi olan tarla vasıflı,68.000,00 m2 taşınmazda davacı alacaklının kayden 71/17000 ( 284,00 m2 ) hissesinin bulunduğu , hissesini dava dışı...’ndan satın almak suretiyle 12.03.2012 tarihinde edindiği, davalının ise mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Arsa sahipleri... , ... ile müteahhit ...arasında 20.07.1993 tarihinde imzalanan noterde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 388 ada 30 parselde bulunan hisselerinin bir kısmını ...’a satmayı vaat ettikleri ve taşınmaz üzerinde zemin katı yapılmış halde bulunan inşaatın tamamlanması hususunda anlaştıkları, zemin üzerinde bulunan 3 normal katın müteehhite ,giriş ile dubleks dairelerin arsa sahiplerine ait olacağının,

herhangi bir nedenle bu sözleşmede belirtildiği biçimde beş kat ve dubleks yapılmadığı takdirde kabası bitmiş durumda bulunan zemin dışında yapılacak inşaat için %50 oranında paylaşılacağının kararlaştırıldığı, sözleşme ekinde yer alan basit krokiye göre ise 1 ve 9 no.lu dairelerin arsa sahibi...’na , 2 ve 8 no.lu dairelerin arsa sahibi ...’a , 3,4,5,6,7 ve 10 no.lu dairelerin müteahhit ...’a bırakıldığı, davalı ...’in de 14.09.1994 tarihli noterde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ikinci normal kattaki 5 no.lu daireyi müteahhit ...’dan satın aldığı anlaşılmaktadır.

Ne var ki.

11.04.2012 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/136 Esas, 2009/466 Karar sayılı ilamı ile 28.07.1993 tarihli noterde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptaline karar verildiği , ... tarafında talep edilen tapu iptali ve tescil davasında da İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 2009/32 Esas, 2009/298 Karar sayılı ilamı ile; yüklenici ile arsa maliki arasında akdedilen sözleşmenin kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edildiği,

bu durumda satış vaadini kabul eden ile yüklenici arasındaki sözleşmenin hükümsüz olduğu ,ayrıca hakkında yıkım kararı bulunan kaçak binanın hükmen tescilinin de mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 26.07.2010 tarihinde kesinleştiği sabittir.

Mahallinde yapılan keşifte de belirlendiği üzere dava konusu parselde çok sayıda yapı bulunmaktadır. Dava konusu yapının zemin + 3 normal kat + çatı katından oluştuğu, 7 no.lu dairenin kaba inşaat halinde, 9 ve 10 no.lu dairelerin natamam vaziyette bulunduğu, bu hali ile kat mülkiyeti ya da kat irtifakına geçmeye müsait olmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin de kesinleşen mahkeme kararıyla iptal edildiği değerlendirildiğinde yapının taşınmaz paydaşlarından... ile ...’a ait olduğunun kabulü gerekir.

Dosya içeriğinden arsa sahibi ...’ın hissesini dava dışı ...’a sattığı görülmektedir.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde arsa sahibi... tarafından binanın sol tarafının müvekkiline teslim edildiğinin belirtmiş olması ve dava konusu yapının sağ tarafında yer alan 2 no.lu dairenin ... tarafından, sol tarafında bulunan 1 ve 3 no.lu dairelerin davacı ... tarafından kullanıldığının keşfen saptanmış olması karşısında, yapının sol tarafında bulunan 5 no.lu dairenin de davacıya bırakıldığı kuşkusuzdur.

Bu durumda paydaşlar arasında oluşan fiili kullanma biçimine göre davacıya bırakılan 5 no.lu daire için yukarıda yer alan ilke ve esaslara göre ecrimisil hesaplanması gerekirken arsa payı dikkate alınarak ecrimisil hesabı yapılan 29.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/592, K. 2021/4909, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/592
Karar No
2021/4909
Tarih
9 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/593 K.2021/5147
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/596 K.2021/4954
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/600 K.2021/4957
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/601 K.2021/4742
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/603 K.2021/5027
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/604 K.2021/5065

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.