KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/648 E., 2020/1862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, alacaklı vekilince, davalı borçlu ... Su Ürünleri İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti aleyhine takibe başlandığını, alacaklı vekilinin talebi üzerine müvekkilinin, ".... Cadde No:74-76 Kısıkköy/MENDERES" adresindeki işyerinde haciz yapıldığını ancak borçlu şirketin adresinin "3.
Cadde No:77 Kısıkköy/Menderes" olduğunu, haciz işleminin borçlu elinde değil müvekkil şirketin elinde ve adresinde yapıldığını, bu nedenle İİK'nin 97. madde hükmünün uygulanma yerinin olmadığını, alacaklı vekili tarafından borçluya ait adres ile müvekkil şirkete ait adresin aynı adres olduğu ve aranın duvar örülerek bölündüğünün iddia edilmekte olduğunu, ancak bu hususun da doğru olmadığını, bu adresin müvekkili tarafından kiralandığını, haczedilen menkul malların müvekkili şirkete ait olduğunu,
haczedilen soğuk hava sistemleri iç ve dış üniteler ve diğer bazı cihazların Menderes İcra Müdürlüğünün 2013/389 talimat sayılı dosyasından 11.06.2012 tarihli icra ihalesi ile satın alındığını belirterek, davanın kabulünü istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu şirket ile davacı şirket arasında esasen organik bağ ve muvazaalı işlemler bulunduğu, her iki şirketin de aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı üçüncü kişi vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, alacak miktarı davaya konu mahcuzların toplam değerinden az olduğundan avukatlık ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken Mahkemece alacaklı lehine mahcuz malların değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, davacı üçüncü kişinin bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/648, K. 2020/1862, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama