KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/752 E., 2020/2130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Haksız İşgal Tazminatı
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2019/46 Esas, 2019/27 Karar sayılı kararıyla yetkisizlik kararı verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun miktardan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde fazlaya dair haklar saklı tutularak 1,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili istenmiş; Mahkemece, açılan davada taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
Mahkemenin yetkisizliğine dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın miktar itibari ile kesin olduğu gerekçesi ile istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince istinaf dilekçesinin red kararı temyiz edilmiştir.
Dava, fazlaya dair haklar saklı tutularak açılan ecrimisil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesine göre miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olduğu, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ye eklenen Ek 1.madde gereği yeniden değerleme oranı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 2019 yılı itibari ile istinaf kanun yolu kesinlik sınırının 4.400 TL olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nin 107. maddesi gereği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği imkanı tanınmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacak kalemlerinin miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenemediği, bu nedenle asgari bir miktar belirtilerek belirsiz alacak davası açıldığı, yargılama sırasında keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmadığı için alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmediği gibi davacı tarafın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırmadığı, bu nedenle yetkisizliğe yönelik İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kesinlik sınırı içinde bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yetkisizlik kararına karşı verdiği istinaf dilekçesinin incelenmesi gerekirken, istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/752, K. 2020/2130, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama