İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/821 K.2020/2802

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2020/821Karar2020/2802Tarih2 Haziran 2020Okuma5 dk · 1.017 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2020/821 E., 2020/2802 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Muhdesatın Tespiti
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.017 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, tarafların ortak murisleri ve üçüncü kişiler adına kayıtlı olup, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen 2011/92 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasına konu 695 ada 20, 21, 25, 26 ve 43 parsel sayılı olmak üzere toplam beş parça taşınmaz üzerindeki ağaçların ve yapıların davacılara ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dava konusu parseller üzerinde bulunan ağaçların ve yapıların kim tarafından dikildiği ve yapıldığının ayrı ayrı tespit edildiği, bilirkişi raporları ile de krokilerde bu ağaç ve yapıların gösterildiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile 695 ada 20 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının ve 695 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının davacı ...'ya ait olduğunun tespitine, 695 ada 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların davacı ...'ya ait olduğunun tespitine,

695 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişilerin raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen iki katlı betonarme yapı ve depo şeklindeki eklentisinin davacı ...'ya ait olduğunun tespitine, 695 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişilerin raporuna ekli krokide C harfi ile gösterilen iki katlı betonarme yapının davacı ...'ya ait olduğunun tespitine, 695 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişilerin raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen iki katlı ahşap yapı ve samanlığın ...'ya ait olduğunun tespitine,

695 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ziraat bilirkişisinin raporunda gösterilen ağaçların davacı ...'ya ait olduğunun tespitine, 695 ada 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ziraat bilirkişisinin raporunda gösterilen ağaçların davacı ...'ya ait olduğunun tespitine, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 29.08.2014 tarihli bilirkişi raporu ve krokisi ile ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen 11.09.2014 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

Hüküm, süresi içerisinde bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684/1. maddesi hükmüne göre, bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Aynı Kanun'un 718. maddesine göre ise, arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.

22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.

Bu nedenle kavak ve söğüt ağaçları, kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle muhdesat niteliğinde olmayıp, taşınır hükümlerine tabi mal niteliğinde olduğundan, bu tür ağaçlarla ilgili sorunun çözümünün TMK'nin 728. ve 729. maddelerinde aranması gerekir.

Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.

Kadastro Kanunu ise, kadastro bölge ve çalışma alanlarında üzerinde çalışma yapılan taşınmazlara uygulanan özel nitelikli bir kanundur. 33. maddesinde, Kadastro Kanunu'nun uygulandığı alanların dışında da uygulanabilecek genel nitelikli maddelere yer verilmiş olup. 19. madde ise genel nitelikli maddeler arasında sayılmamıştır.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/11. maddesi, muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetine ve tapunun beyanlar sütununda gösterilmesine izin veren özel yasal düzenleme getirmiştir. Anılan kanun maddesinde, taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilebileceği belirtilmiştir.

Ancak, aynı Kanun'un 12/3. maddesi gereğince, on yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalara 19. madde uygulanır ve iddianın kanıtlanması halinde muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyeti ile tapunun beyanlar hanesine tesciline karar verilebilir. On yıllık süre kamu düzenine ilişkin olup, hak düşürücü niteliktedir ve olumsuz dava koşuludur.

Hak düşürücü sürenin geçmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm defi ve itirazlardan önce göz önünde bulundurulur. Yargılama bitinceye kadar hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından da kendiliğinden dikkate alınır.

Yukarıda izah edilen ilke ve esaslar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde;

Dava konusu muhdesatların bulunduğu beş parça taşınmazın tapu kayıtlarından tesis kadastrosu ile 1992 yılında tespit edilip 13.10.1994 tarihinde tapuda malikleri adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Teknik bilirkişi raporlarından bir kısım muhdesatın (bina-ağaç) yaşları itibariyle kadastrodan önce meydana getirilmiş olduğu sabit olup, eldeki temyize konu davanın açıldığı 28.09.2012 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek bu muhdesatlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.

Talep konusu ağaçların içerisinde bulunan kavak ve sögüt ağaçları yönünden ise nitelikleri gereği ticari maksatla ve olgunlaştığında yani bir süre sonra kesilip yararlanılmak üzere dikilmeleri nedeniyle taşınmazın tamamlayıcı parçası kabul edilemeyeceğinden talebin reddine karar verilmesi gerekirken yerleşik uygulamaya aykırı şekilde bu ağaçlar yönünden kabul kararı verilmesi de yerinde değildir.

Mahkemece, davacılar tarafından kadastrodan sonra meydana getirilen yapı ve ağaçlar (kavak ve söğüt dışında) yönünden, hüküm fıkrasında infaza kabil şekilde tek tek sayılmak suretiyle gösterilip davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine, diğer muhdesatlar yönünden ise açıklanan nedenlerle talebin reddine karar verilmelidir.

Talebin tümden ve muhdesatların davacılara ait olduğu şeklinde kabul hatalı olup, açıklanan eksiklik ve hatalar giderildikten sonra ulaşılacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle bir kısım davalıların yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/821, K. 2020/2802, 2 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/821
Karar No
2020/2802
Tarih
2 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/821 K.2020/2170
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/821 K.2020/4184
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/821 K.2020/3056
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/823 K.2020/1453
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/823 K.2020/2776
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/823 K.2020/1856

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.