İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10026 K.2021/11455

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2021/10026Karar2021/11455Tarih18 Kasım 2021Okuma5 dk · 1.060 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/10026 E., 2021/11455 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2021
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.060 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 126 ada 2 parsel sayılı 1.399,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, hibe ve pay devirleri nedeniyle, paylı olarak kadastro komisyon kararına istinaden ... , ..., ... ve ... adlarına; aynı ada 5 parsel sayılı 5.649,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendi adına tespit edilen 126 ada 3 parsel sayılı taşınmaza dahil olması gereken taşınmaz bölümlerinin 126 ada 2 ve 5 parseller içerisinde davalılar adına tespit edilmesinin hatalı olduğu iddiasıyla, tapu kaydına da dayanarak dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ...’ın 126 ada 5 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının reddine ve bu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline.

126 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının ise kabulü ile 126 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların 25.09.2008 tarihli kadastro komisyon kararlarının iptali ile teknik bilirkişilerin 07.06.2016 tarihli raporlarının ekinde yer alan krokide "B" harfi ile gösterilen 62,03 m2 lik kısmın 126 ada 2 parselden ifraz edilerek 126 ada 3 parsele eklenmesine,

126 ada 2 parselin ifrazdan sonra kalan 1.337,06 m2'lik kısmının kadastro tutanağındaki vasıf ile tespit malikleri adina tapuya kayit ve tesciline, 126 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise "B" harfi ile gösterilen 62,03 m2 lik kısmın eklenmesinden sonra oluşan 25.642,76 m2 lik kısmın kadastro tutanağındaki vasıf ile ölü tespit maliki ... mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davacı ...’ın 126 ada 3 ve 5 parsel arasındaki sınıra yönelik olarak ise gerek ... Kaymakamlığı’nın 1991/7 Karar sayılı men kararı ve gerekse keşifte dinlenen kişilerin beyanları dikkate alınarak kadastro tespitindeki sınırın önceki sınırla aynı olduğu ve çok uzun süreden bu yana bu şekilde kullanıldığı; 2 ve 3 parsel arasındaki sınırının ise 07.06.2016 tarihli raporlarda belirtilen şekilde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Davacı ..., kadastro sırasında adına tespit edilen 126 ada 3 parsel sayılı taşınmaza dahil olması gereken taşınmaz bölümlerinin, davalı taraflar adına tespit gören 126 ada 5 ve 126 ada 2 parseller içerisinde bırakıldığı iddiasına dayanarak; bu bölümlerin davalı parsellerden ifraz edilerek kendi adına tespit gören 126 ada 3 parsele eklenmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemenin yaptığı araştırma ve uygulamaya göre, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu yere ait olmadığına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle eldeki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerektiği kuşkusuzdur.

Ne var ki, çekişmeli taşınmazlar başında yapılan 27.05.2016 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ... , dava konusu 126 ada 2 parsel ile davacıya ait 126 ada 3 nolu parsel arasındaki sınırı bildiğini ifade ederek bu sınırı göstermiş, 126 ada 3 ve 5 parseller arasındaki sınırı ise bilmediğini beyan etmiş; davacı tanığı ... , davaya konu 126 ada 2 parsel ile 126 ada 3 parsel arasındaki sınırı bildiğini belirterek bu sınırı göstermiş, devamında dinamit patlatılan yerin davacıya ait taşınmaza dahil olduğunu beyan etmiş;

davacı tanığı Salih Yılmaz, 126 ada 2 ve 3 parseller arasındaki sınırı bildiğini, 1995 tarihinde sel olduğunda yolun kapanması üzerine davacı tarafın burada dinamit patlattığını ve dinamit patlatılan yerin davacının arazisine dahil olduğunu, 126 ada 3 ve 5 parseller arasındaki sınırı ise bilmediğini ifade etmiş;

diğer davacı tanığı ... ise, 126 ada 2 ve 3 parseller arasındaki sınırı bilmediğini, 126 ada 3 ve 5 parseller arasındaki sınırı bildiğini, 5 nolu davalıya ait parselin ağaçlık kısmının bir miktarının davacıya ait komşu 3 nolu parsele dahil olduğunu, önceden bu iki yer arasında kuyuların bulunduğunu ve zamanla kapandığını beyanla, bu kısmı fen bilirkişiye gösterdiğini ifade etmiş; tespit bilirkişileri ise, sınırın kadastro tespitindeki gibi olduğunu ifade etmiş; yine bir kısım davalı tanıkları, 126 ada 3 ve 5 parseller arasındaki sınırın ağaçlık alan olduğunu, 126 ada 2 ve 3 parseller arasındaki sınırı ise bilmediklerini beyan etmişler;

davalı tanığı ... , 126 ada 3 ve 5 parsel arasındaki sınırın ağaçlık alan olduğunu; diğer davalı tanığı ... ise, 126 ada 2 ve 3 parseller arasındaki sınırın, 2 parsel içerisinde yer alan kayalık olup kayalığın doğusunun davacı tarafa ait olduğunu ifade etmiş ancak; keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporunda, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarca tarif edilen (dinamit patlatılan yer, ağaçlık, kayalık, kuyular vs. gibi) hudutlar, ayrı ayrı krokide gösterilmek suretiyle keşfi takibe imkan sağlanmamış; beyanlar arasında çelişki olduğu halde bu çelişki yöntemince giderilmemiş;

keşif zaptında, davacı tarafa iddia ettiği yeri göstermesinin istendiğine ilişkin bir beyan yer almadığı halde, teknik bilirkişi tarafından, sadece “iddia edilen” sınırların çekişmeli 126 ada 2 parselin “B” ile gösterilen bölümü ile çekişmeli 126 ada 5 parselin “A” ile gösterilen bölümü olduğu yönünde rapor düzenlenmiş, ancak “iddia edilen sınır” olarak tarif edilen bu bölümlerin neye göre belirlendiği de bilirkişi raporundan anlaşılamamıştır.

Nitekim, davacı vekili 20.06.2016 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunun eksik düzenlendiği iddiasıyla itiraz ederek yeniden keşif yapılmasını yahut ek rapor alınmasını istemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.

Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece, yerel bilirkişi, taraf tanıkları, tutanak bilirkişileri ve uzman fen bilirkişilerin katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, öncelikle davacıdan, hak iddia ettiği taşınmaz bölümlerini göstermesi istenilmeli; dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taraflar arasındaki ortak sınırın neresi olduğu, davacının kendi taşınmazı içerisinde yer aldığını iddia ettiği taşınmaz bölümünün taraflardan hangisinin ne zamandan beri zilyetliğinde bulunduğu hususlarında maddi olaylara dayalı somut bilgiler alınmalı;

tarafların ve yerel bilirkişi ile tanıkların göstereceği sınırlar uzman fen bilirkişisine krokide ayrı ayrı işaretlettirilmeli; beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişki giderilmeye çalışılmalı; çelişkinin giderilememesi halinde, hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılarak açıklanmalı; fen bilirkişisinden, gösterilecek ortak sınır ile kadastro paftası çakıştırılarak,

keşfi izleme ve yerel bilirkişi ve tanık beyanlarını değerlendirme olanağı sağlayacak rapor düzenlemesi istenilmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10026, K. 2021/11455, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10026
Karar No
2021/11455
Tarih
18 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2021/10026 K.2021/15440
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/10026 K.2021/13064
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10027 K.2021/11478
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/10028 K.2021/22117
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10028 K.2021/11481
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/10029 K.2021/22116

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.