Davacı ... İdaresi vekili 21.12.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili Merkez ilçesi ...
Köyü çalışma alanında bulunan 180 ada 37 parsel sayılı 12.404,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde yer alan şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle dava açmış ve 10.04.2018 tarihli celsede davacı vekili, taleplerinin ilk orman tahdidine göre orman sınırları içinde kalan ve bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik olduğunu,
orman sınırları dışında kalan bölüm yönünden taleplerinin olmadığını beyan etmiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 1.836,62 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, iptal edilen kısım üzerinde yer alan şerhlerin terkinine karar verilmiş, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve ... bu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına, 14.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.