Kullanım kadastrosu sırasında ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 126 ada 9 parsel sayılı 220,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfıyla, 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarıldığı ve tüm aramalara rağmen kullanıcısı bulunamadığı belirtmesi yapılarak 02.08.2010 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir.
Tespite karşı ilan süresi içerisinde dahili davalı ... tarafından kadastro mahkemesine açılan dava neticesinde; tespit gibi, 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "İş bu taşınmaz içerisinde ölçülen ve ekli bilirkişi krokisinde B harfi gösterilen 8,49 m2 lik kısım bahçe olarak 2001 yılından beri Tevfik oğlu 1965 doğumlu ...'nun fiili kullanımındadır.
Bakiye kısım kullanıcısı tespit edilemediğinden ... tespit edilmiştir" şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı; 126 ada 9 parsel sayılı arsanın maliki ve zilyedi olduğunu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan arazilerin ölçüm çalışmaları sırasında çalışmalardan haberdar olmadığı için ölçümün kendi adına değil de, sahibi olmadığından bahisle Hazine adına yapıldığını, taşınmazı satın aldığı 13.01.2001 tarihinden itibaren malik sıfatı ile zilyet olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacının 11.10.2016 tarihli ön inceleme ve 20.12.2016 tarihli oturumlardaki imzalı beyanlarında; dava konusu taşınmazın kullanıcısı olduğunun tespitine ilişkin talebinin olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ettiği, dava konusu parselin 6831 sayılı Kanun'un 2B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlardan olduğu, 2B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılsalar dahi, Hazinenin özel mülkü haline gelmediği sürece zilyetlikle kazanılmaları mümkün olmadığı belirtilerek davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmiş;
hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine hükmedilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.