KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/10614 E., 2023/2130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/878 E., 2019/2613 K.
- Karar
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/635 E., 2019/46 K.
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davanın konusu ; ... ilçesi, ... Mahallesi, uzeyi yol, güneyi ... ... , doğusu ... ... ve ... ..., batısı yol ile çevrili yaklaşık 1600 m2 yere ilişkindir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro işlemleri sonucunda dava konusu yerin ... renkli tarım arazisi içerisinde kaldığını, tespit harici köy boşluğu olarak bırakıldığını, davacının bu yeri 1968 yılında köy muhtarlığından satın aldığı, köy karar defterinde bu hususn bulunduğunu ancak evrakların çıkan yangında yanığını, taşınmazın 1968 yılından beri kullandığını, taşınmaz içerisinde davacıya ait ev, samanlık ve ahırın bundan ayrı kardeşlerine ait evlerin de bulunduğunu , bu nedenle davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını ormanlar zilyetlikle kazanılamayacağından davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda kardeşlerine ait evlerin olduğunu belirttiğini dolayısıyla taşınmazı tek başına zilyet etmediğinden tek başına taraf sıfatının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın köy boşluğu olarak tescil harici bırakıldığının belirtildiğini, köy boşluğu ve köy orta mallarının köy tüzel kişiliğince satışının mümkün olmadığını, 1926 yılında köy ihtiyar meclisine ihtiyaç sahibi köylüye arazi satma yetkisi verilmişse de bu yetkinin 1945 yılında kaldırıldığını, 1987 yılında ise 3367 ...
Kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi halind eköy boşluklarının karla satışının mümkün hale geldiğini, bunun 1968 yılında yapılan satışı geçerli hale getirmeyeceğini, satış geçerli olsa dahi bunun kaymakamlıkça onaylanıp onaylanmadığının belirsiz olduğunu , davanın reddi ile 4721 saylı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713/6 ıncı maddesi gereğince hazine adına tescili gerektiğini savunmuştur.
3. Davalı ... Belediyesi vekili ; davanın reddini savunmuştur.
4. Dahili davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; husumet nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Dava ilk olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/691 Esas numaralı dosyası ile açılmış olup mahkemece 12.04.2017 tarihinde davanın kabulüne, Sakarya İli ... İlçesi ... Mahallesi Kuzeyi yol, Güneyi ... ..., Doğusu ... ... ve ... ..., Batısı yol ile çevrili toplam 1.646.86m2 miktarındaki ve Fen bilirkişisi ... ... ...'ın 10.06.2016 tarihli krokili raporunda A harfi olarak gösterilen taşınmazın 4721 ...
Kanun'un 713 üncü maddesi uyarınca bahçe ve tarla vasfıyla davacı ... adına yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline,Fen bilirkişisi ... ... ...'ın 10.06.2016 tarihli krokili raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş, davalı Hazine vekili , davalı ... Belediyesi vekili , davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... Belediyesi vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine ...
Bölge Adliye Mahkemesi’nin 04.10.2017 tarihli ve 2017/1722 Esas, 2017/1723 Karar ... kararı ile eksik araştırma inceleme ile karar verildiğinden usulüne uygun orman, zilyetlik ve imar ihya araştırması yapılması gerektiği, kabule göre de davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kararından sonra, İlk Derece Mahkemesince dosya 2017/635 Esasına kaydedilmiş, dava konusu taşınmazın tapulama harici bırakılmasına ilişkin kadastro işlemlerinin 18.01.1962 tarihinde kesinleştiği, dava konusu yerin tapulama harici bırakıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık sürenin geçmiş olduğu, bilirkişi raporu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir zilyet edildiği ve taşınmazın 40-50 yıldır ekim dikim yapılmak suretiyle kullanıldığının belirtildiği,
dava konusu yerin mera, köy orta malı, harman yeri, orman sayılan yerlerden yahut kamu hizmetine tahsisli yerlerden olmadığı, bilirkişi raporları, memleket haritaları, hava fotoğrafları ve gelen yazı cevaplarından da bu hususn desteklendiği, sonuç olarak 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri ile Türk Medeni Kanunu’nun 713 inci maddesindeki kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Sakarya İli ...
İlçesi ...
Mahallesi Kuzeyi yol, Güneyi ... ..., Doğusu ... ... ve ... ..., batısı yol ile çevrili toplam 1.646.86m2 miktarındaki ve Fen bilirkişisi ... ... 'ın 17.04.2018 tarihli krokili raporunda A harfi olarak gösterilen taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü Maddesi uyarınca bahçe ve tarla vasfıyla davacı ... adına yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, Fen bilirkişisi ... ... ...'ın 17.04.2018 tarihli krokili raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle ; eksik inceleme araştırma ile karar verildiğini, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yetersiz gerekçe ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, “yetkili bölge adliye mahkemesi” denilmesinin doğru olmadığını, taşınmazın tespit dışı bırakılması tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süreninin geçtiğini taşınmazın hangi nedenle tespit dışı bırakıldığının araştırılmadığını, köy orta mallarının satışı konusunda köy tüzel kişiliği ve köy derneğinin yetkisi bulunmadığını,
köy ihtiyar meclisinin bir an iç geçerli satışının olduğu kabul edilse dahi satışın kaymakamlıkça onaylanıp onaylanmadığının araştırılmadığını, 20 yıllık zilyetlik süresinin de doldurulmadığını, 4721 ... Kanun'un 713/6 ıncı maddesi gereği davanın reddi ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel arazi kadastrosunun 1962 yılında yapılıp kesinleştiği, kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık sürenin geçtiği , kaldırma kararı gereğince işlem yapılarak uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ,adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 ...
Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesince eksik araştırma ve inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verildiğini, davanın zilyetllik ve 4721 ... Kanun'un 713/2 inci maddesine dayalı olarak açılan bir dava olduğunu, davacıya bu maddede yazılı sebeplerden hangisine dayanıldığının açıklattırılmadığını, yeterli zilyetlik süresinin oluşmadığını, 4721 ... Kanun'un 713/6 ıncı maddesi gereğince davanın reddine karar verilerek taşınmazın Hazine adına tescili gerektiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 ... Kanun'un 713 üncü maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri , 4721 ... Kanun’un 713 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10614, K. 2023/2130, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama