İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/11254 K.2022/4706

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... mirasçıları ... ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya…

Esas2021/11254Karar2022/4706Tarih18 Mayıs 2022Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/11254 E., 2022/4706 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mayıs 2022
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Dava türü
Kadastro Tespitine İtiraz
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... mirasçıları ... ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Kadastro sırasında irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zaman aşımı nedenleri ile Akçakoca İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 23, 24, 25, 26 ve 27 parsel sayılı muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlardan 118 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ... kızı ... ..., 118 ada 24 parsel sayılı taşınmaz ... kızı ... ..., 118 ada 25 parsel sayılı taşınmaz ... kızı Necla ..., 118 ada 26 parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... ve 118 ada 27 parsel sayılı taşınmaz ise ... kızı ... ... adlarına tespit edilmiştir.

Davacı ..., çekişmeli taşınmazların davalılardan ... ile ortak murisleri olan ...'dan kaldığı ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmış, yargılama sırasında ise ... aynı iddia ile davaya katılmıştır.

Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların ayrı ayrı tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ... ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Çekişmeli 118 ada 23 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin tespit malikine, tespit malikinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilemez. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.

Somut olayda, dava konusu 118 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki "... kızı ... ..." olduğu halde, husumetin ... kızı ...'e (...) yöneltilip, bu kişiye karşı yargılamanın sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.

Çekişmeli taşınmazın kayıt maliki ile husumet yöneltilen kişilerin isim ve soyadı benzerliği bulunması karşısında husumetin hatalı gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıdan kaynaklandığının kabulü gerekir.

Hal böyle olunca; davacı tarafa taşınmazın tespit maliki ... kızı ... ...'ı davaya dahil etmek üzere süre ve imkan verilmeli, taraf teşkilinin bu yolla sağlanması halinde tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, taraf koşuluna ilişkin bu husus göz ardı edilerek usulünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2. 118 ada 24, 25, 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,

Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldıkları, dayanak tapu kaydının 13.07.1993 tarihinde ... ...'ten davalı ... oğlu ...'a satış sonucunda oluştuğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazların müşterek muristen kalan yer olmayıp, 13.07.1993 tarihinde ... ...'ten davalı ... oğlu ...'a satış ile geçtiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, araştırma, inceleme ve uygulama yeterli olmadığı gibi yapılan değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Davacı ..., çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek miras bırakanı ...'dan kaldığını ileri sürerek dava açmış, davalı taraf ise çekişmeli taşınmazın ... ...'ten satın alınan yer olduğunu savunmuş ve 13.07.1993 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır.

Davalı tarafın dayandığı tapu kaydı incelendiğinde, 13.07.1993 tarihli ve 4 sıra numaralı son tedavülünde 2/240 payının ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, bu kaydın ... ...'in satışına dayandığı, tapu kaydının 29.11.1940 tarihli ve 15 sıra numaralı tedavül kaydında ... ... mahdumu ...'ya ait 1/4 payın intikal ettirildiği, bu kişinin mirasçılarından ... ve ... payının temlik nedeni ile tedavül ettiği, ancak ... mirasçısı olan tarafların müşterek murisleri ... payının tedavül etmeyip uhdesinde bırakıldığı, ayrıca bu kişiler dışında da tapu kaydında paydaşlar bulunduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, mahallinde yapılan uygulamaya göre de, tapu kaydının dava konusu taşınmazlar ile başkaca bir çok taşınmazı kapsamına aldığı, ayrıca keşif sırasında alınan beyanlar, taşınmazların evveliyatında kime ait olduğu, kimden kime kaldığı ve kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldığı hususlarında yeterli olmamakla beraber, bir kısım beyanda dava konusu taşınmazların ... oğlu ... ...'e ait olduğu, bu kişiden de ...'ın satın aldığı belirtilmiştir.

Şu halde, davalı tarafın dayandığı tapu kaydı pay tapusu olup, her iki yanın da payı bulunduğuna göre, tapu malikleri arasında bir taksim bulunup bulunmadığı, taksim mevcut ise taksimin hangi tarihte yapıldığı ve dava konusu taşınmazların hangi tapu malikine isabet ettiği, taksimin tapunun ... ...'e tedavülünden evvel yapılmış olması halinde taşınmazların ...'a isabet edip etmediği ve bu kişi tarafından ... ...'e satılıp satılmadığı ve taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldığı hususlarının belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Ne var ki, bu hususlarda yeterli beyan alınmadığı gibi taşınmazların kim tarafından ne zamandan beridir hangi hukuki nedene istinaden kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanılmamış, tapunun 13.07.1993 tarihli ve 4 sıra numaralı tedavül kaydı yalnızca bir kısım paya ilişkin olup, tarafların müşterek murisi ...'ın da 29.11.1940 tarihli ve 15 sıra numaralı kayıtta payı bulunduğu halde, nedenleri tartışılıp değerlendirilmeden 13.07.1993 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydına değer verilerek hüküm kurulmuştur.

Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, 07.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda tapu kaydının kapsamı olarak belirtilen taşınmazlar ile bu taşınmazları çevreleyen taşınmazların tespit tutanakları ile varsa tespitlerine esas alınan tapu kayıtları ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, bu keşifte,

davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ve teknik bilirkişi eliyle yöntemince yerine uygulanmalı, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; tapu kayıtlarının taşınmazları kapsaması durumunda dayanak tapu kaydının pay tapusu olduğu dikkate alınmalı, teknik bilirkişiden, tapu kayıtlarının varsa revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı,

komşu parsellerin dayanağı kayıtların dava konusu taşınmazlar yönünü ne okuduğunun belirlendiği ve kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kayıtlarının sınır denetiminin yapıldığı ve kayıtların kapsamlarının kesin olarak gösterildiği keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı ve böylelikle taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli; keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, taşınmazların kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, halen kimin zilyetliğinde olduğu,

kimden kime ne şekilde intikal ettiği, nasıl tasarruf edildiği, taşınmazlar davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kalmakta ise tapu malikleri arasında bir taksim bulunup bulunmadığı, taksim mevcut ise taksimin hangi tarihte yapıldığı ve dava konusu taşınmazların hangi tapu malikine isabet ettiği, taksimin tapunun ... ...'e tedavülünden evvel yapılmış olması halinde taşınmazların ...'a isabet edip etmediği ve bu kişi tarafından ... ...'e satılıp satılmadığı,

ayrıca taksim yoluyla ...'a düşen başkaca taşınmaz mevcut ise bu taşınmazın halen uhdesinde olup olmadığı ya da 3. kişiye satıp satmadığı hususları maddi olaylara dayalı olarak sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenmeli; bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı;

çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılarak açıklanmalı, ayrıca bir kısım beyanda taşınmazların kuzeyinde bulunan taşınmazın ... tarafından Hidayet ... isimli kişiye satıldığı belirtilen 118 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davalı olduğu dava dosyası getirtilerek bu dosyadan da yararlanılmalı ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/11254, K. 2022/4706, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/11254
Karar No
2022/4706
Tarih
18 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/11255 K.2022/4712
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/11256 K.2022/10073
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/11256 K.2022/7449
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/11257 K.2022/7440
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/11258 K.2022/7439
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/11259 K.2022/6857

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.