İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/11261 K.2022/5016

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2021/11261Karar2022/5016Tarih26 Mayıs 2022Okuma6 dk · 1.208 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/11261 E., 2022/5016 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu Kaydında Düzeltim
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.208 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... ve arkadaşları vekili, müvekkilleri olan davacıların, ... ilçesi ... Köyünde bulunan 258 parsel sayılı taşınmaz ile 15 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, kadastro yenileme çalışmaları sırasında davacılara ait 258 parsel sayılı taşınmazın 45.700 m2 iken 36.394 m2 olarak ölçüldüğünü, ayrıca 15 parsel sayılı taşınmazın 48.200 m2 iken 46.677 m2 olarak ölçüldüğünü ileri sürerek, yenileme kadastrosu tespitinin iptaline karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili davanın reddini savunmuşlardır.

... Kadastro Mahkemesince verilen, dava konusu 15 parsel yönünden dilekçenin görev yönünden reddine, 258 parsel yönünden davanın kabulüne, taşınmazın yüzölçümünün 47.086,70 m2 olarak tespit ve tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı ... vekili, davacılar vekili ve Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi' nin 04.02.2013 tarih ve 2012/8658 Esas, 2013/546 Karar sayılı ilamıyla.

"Mahkemenin tefhim edilen kısa karar ve karar gerekçesinde dava konusu eski 15 parselde dava kabul edilip taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesine; eski 258 parsel yönünden ise davanın görev yönünden reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında tam tersi olarak eski 258 hakkında davanın kabülü ile yüzölçümünün düzeltilmesine, eski 15 parsel hakkında ise davanın görev yönünden reddine karar verildiği açıklanarak, kararların farklı ve çelişkili olmasının isabetsizliğine" değinilerek, diğer temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.

... Kadastro Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yürütülen yargılama neticesinde, dava konusu 258 parsel sayılı taşınmaz ile komşu ... Köyü 493 parsel sayılı taşınmazı arasında mükerrerlik bulunduğu, tecviz dışında kalan miktar farkının ... Köyü 493 nolu tapulama parseli ile kısmen mükerrer olmasından kaynaklandığı buna ilişkin taleplerin Asliye Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiş ve görevsizlik kararı üzerine dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek bu mahkemenin 2016/126 Esas sırasına kaydedilmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 258 yeni 116120 ada 3 parselin 9.305,66 m²'lik kısmının, ... Mahallesi 493 parsel ile mükerrer olduğu, ... Mahallesi 493 parselin kadastro tespitinin 07.08.1953 tarihinde yapıldığı, ... Mahallesinde bulunan 258 parselin ise tapulama tutanağına göre tespitinin 12.11.1953 tarihinde yapıldığı, buna göre ...

Mahallesi 493 parselin tespitinin 258 parsele göre daha önceki tarihte kesinleştiği, bu nedenle mükerrer kısmın yenileme kadastrosu sırasında davacılara ait 258 parselden kesildiği, dava konusu mükerrer kısmın davacı tarafından kullanılageldiği,

bu konuda bir niza bulunmadığı ne var ki kullanım durumuna değil, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesinde evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerlerin ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı düzenlendiğinden daha eski tarihli 493 parselin tespitine değer verilmesi gerektiği, yapılan yenileme işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ...

Topçu, ... Topçu ve Cem ... Topçu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/1. maddesi kapsamında ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesinde düzenlenen ve niteliği itibariyle mülkiyet ihtilafından kaynaklanan, mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi ile TMK'nın 1026. maddesine göre, kadastrosu yapılan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı ve hataen ikinci kadastro çalışması yapılmış ise ikinci kadastronun tümüyle hükümsüz olacağı, ilk kadastronun geçerli kalmaya devam edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1. maddesinde, evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerlerin ikinci defa kadastroya tâbi tutulması halinde ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesine göre işlem yapılacağı, süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastronun, tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edileceği belirtilmiştir.

Yine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesinde de, bir aynî hakkın sona ermesiyle tescil her türlü hukukî değerini kaybettiği takdirde, yüklü taşınmaz malikinin terkini isteyebileceği, tapu memurunun bu istemi yerine getirmesi halinde her ilgilinin, bu işlemin kendisine tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde terkine karşı dava açabileceği hususu düzenlenmiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde "kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı" düzenlenmiştir.

Eldeki davada, ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan davalıya ait 493 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tarihi 07.08.1953, davacılara ait ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 258 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tarihi ise 12.11.1953 olup, davalıya ait 493 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 31.12.1954 tarihinde, davacılara ait 258 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ise 28.12.1961 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacılar adına kayıtlı 258 parsel sayılı taşınmazın tespit tarihi, daha önce kadastrosu yapılan 493 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmesinden sonraki 10 yıllık süre içerisinde yapılmış olup, ikinci kadastro işleminin, ilk yapılan kadastro çalışmasının kesinleşme tarihi itibariyle 3402 sayılı Kanun’un 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar; kadastro tespiti öncesi nedene dayalı davaların, kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte ise de, dava konusu 258 parsel sayılı taşınmazda 28.11.1961 tarihi itirabiyle davacılar adına tapu kaydı oluşmuş olup davacılardan, tapuda adlarına kayıtlı bulunan yer hakkında hak düşürücü süre içerisinde dava açmaları beklenemez.

Davacılar, sicile göre kayıt maliki olduklarına, bir başka deyişle zaten kadastro ile haklarına kavuşmuş durumda olduklarına göre, belirtilen hukuki sebeple açacakları davada hak düşürücü sürenin işletilmesi hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan, sözü edilen sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Aksi halde, yani her halde kadastrosu daha sonra yapılan bölüm yönünden terkine karar verilecek olması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1. maddesinde ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026/2. maddesinde, tapu kütüğünden terkine karşı dava açma hakkının düzenlenmiş olmasının bir anlamı olmayacağı ve düzenlemenin işlevsiz olacağı açıktır.

Kadastro çalışmalarındaki amaç, tapu sicillerinin gerçek durumu yansıtması olduğuna göre, sicildeki hakkın kime ait olduğunun doğru olarak belirlenmesi gerekir. Bu duruma göre, mükerrerliğin giderilmesi amacıyla açılan eldeki dava, artık çifte tapuyu önleme maksadına yöneliktir.

Tabiatıyla yukarıdaki açıklamalar, birinci kadastronun kesinleşmesinden sonra işlemeye başlayan hak düşürücü sürenin dolmasından önce ikinci kadastro yapılıp kesinleşmesi haline ilişkin olup, hak düşürücü süre dolduktan sonra ikinci kez kadastro yapılması halinde ise, hak düşürücü süre dolacağı için dava açma olanağının bulunmadığı kuşkusuzdur.

Bu durumda Mahkemece, hukuki durumun (mülkiyet hakkının taraflardan hangisine ait olduğunun) ilk kadastro çalışmasına ait tespit günü esas alınarak belirlenmesi gerekir.

Somut olayda, dava konusu 493 parsel sayılı taşınmazın kadastrosunun kesinleştiği tarih itibariyle 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan, davacılar adına tapu kaydının oluşmuş olması, artık hak düşürücü süreyi ortadan kaldırmıştır. Davacılar adına (ikinci kadastro yoluyla) tapu kaydı oluştuğu tarihte ilk kadastronun kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadığından, davacı hakkında hak düşürücü süre hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın esasına girilerek, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle, mükerrerlik oluşturduğu belirtilen çekişmeli taşınmaz bölümünün, ilk önce kadastrosu yapılan 493 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı tarih itibariyle kime ait olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/11261, K. 2022/5016, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/11261
Karar No
2022/5016
Tarih
26 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/11262 K.2022/8082
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/11266 K.2022/4788
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/11268 K.2022/9218
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/11269 K.2022/13398
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/11279 K.2022/13352
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/11281 K.2022/8079

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.