KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/11383 E., 2022/1305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kullanım Kadastrosu
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 174 ada 16 parsel sayılı 1066.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, üzerindeki fındık bahçesinin 1981 yılından beri ..., ... ve ... kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın yalnızca kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 174 ada 16 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki davalılar ... ve ... adına olan zilyetlik şerhinin iptali ile taşınmazın tamamının davacı ...'nin kullanımında olduğunun taşınmazın beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 1995 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığı ve o tarihten beri davalıların herhangi bir fiili kullanımının bulunmadığı, taşınmazın sadece davacı kullanımında olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifler ve genel beyanlara göre çekişmeli taşınmazın öncesinde tarafların ortak murisi ...'ın tarla olarak fiili kullanımında bulunduğu, ölümü ile mirasçılarına kaldığı, ancak murisin ölümünden sonra oğulları davacı ... ve dava dışı ... tarafından taşınmaz üzerine fındık dikilerek bahçe haline getirilip zilyet edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, murisin ölümünden sonra murise ait taşınmazlar ile çekişmeli taşınmazdaki kullanım hakkının mirasçılar arasında paylaşıma tabi tutulduğu iddia ve ispat edilememiştir.
Zira, ilk keşifte bizzat davacı tanığı ... tarafından evveliyatında dava konusu 174 ada 16 parsel ile komşu 17 parselin bütün olarak kullanıldığı beyan edilmiş, Kadastro Mahkemesinin 2014/67 Esas, 2014/201 Karar sayılı dosyasında davacının kardeşi ... tarafından dava konusu edilen 174 ada 17 parsel sayılı taşınmazın muris ...’dan intikal ettiği ve taksim edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Evvelce dava konusu 174 ada 16 parselle bütün olduğu belirtilen 174 ada 17 parsele ilişkin bu kararın da taraflar arasında güçlü delil teşkil ettiğini kabul etmek gerekir. Tereke paylaşılmadığı sürece, mirasçılardan biri ya da bir kaçı tarafından sürdürülen fiili kullanımın, tereke adına olduğunu kabul etmek zorunludur. Bu durumda ortak muris ... mirasçısı olan davacı ...’ın fiili kullanımının, tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerekir.
Dava, mirasçılar arasında görüldüğüne ve taraflar dışındaki diğer mirasçılar, kullanımda payları olduğunu ileri sürmediklerine ve tespit sırasında davacı lehine verilmiş bulunan zilyetlik şerhi miras payından fazlasını içermekte olduğuna ve davacının davası ile aleyhine hüküm kurulması mümkün bulunmayacağına göre kullanıma ilişkin talebin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi,
taşınmazlar üzerindeki fındık ocaklarının davacı ... ve kardeşi ... tarafından dikilip yetiştirildiği belirlendiğine göre fındık ağaçlarının 1/2 payının davacı ...'ye ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar vermekle yetinilmesi gerekirken; dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/11383, K. 2022/1305, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama