İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/12368 K.2023/1632

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2021/12368Karar2023/1632Tarih21 Mart 2023Okuma8 dk · 1.522 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/12368 E., 2023/1632 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/130 E., 2019/342 K.
Karar
Davanın kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.522 kelime·8 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 2012 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereği yapılan çalışmalar sonucu 11.703,73 m2 yüzölçümlü ve tarla vasıflı 132 ada 61 parsel sayılı taşınmaz, Hazine adına tapuya kaydedilmiş, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...'in kullanımında olduğu şerhi düşülmüştür.

2. Davacı ... vekili, 24.02.2014 hâkim havale tarihli dilekçe ile ... ilçesi, ...'de bulunan 132 ada 61 parsel sayılı taşınmazın,uzun yıllardır müvekkilinin zilyetliğinde olduğu,taşınmazla ilgili tüm ödemelerini yaptığını, buna rağmen taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu Hazine adına tescil edildiğini, müvekkilin taşınmaza ilişkin tapu kaydı olması dolayısı ile taşınmazın davacı adına tapuya tescili gerekirken davalı tarafından taşınmazın ancak satış sureti ile davacıya geçeceğinin bildirildiğini belirterek dava konusu taşınmaza ihtiyati tedbir konularak satış işlemlerinin durdurulmasını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kullanım kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazda davacı lehine kullanım şerhi verildiğini, davacının 05.12.2013 tarihli dilekçe ile taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) gereğince kendisine satılması ile talepte bulunduğunu, taşınmazın satış bedelini ve ödeme seçeneklerini içeren satış yazısının davacıya tebliğ edildiğini, davacının ödeme taahhüdünde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2014/222 Esas, 2015/481 Karar sayılı kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/7740 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararıyla; "davacının kullanım kadastrosu sırasında lehine kullanıcı şerhi verilen taşınmaza karşı tapu kaydına dayanarak tescil istemli dava açtığı, mahkemece davacının dayandığı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosyaya getirtilip uygulanmadığı, dayanak tapu kaydının 26.04.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamındaki tapulardan olup olmadığı,

bu tapu kaydına dayalı olarak taşınmazın bedelsiz iadesi için davacının başvurusu bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, bu nedenle; mahkemece, tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon görüp görmediği araştırılması, revizyon gördüğü parseller varsa bu parsellere ilişkin kadastro tutanakları, tapu kaydı, davalı ise dava dosyaları dosya içerisine alınması,

taşınmaz başında bir fen elemanı ve mahalli bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak dayanak tapu kaydının, mahalli bilirkişilerin eli ile mahalline uygulanması ve bu kaydın ve çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, bu tapunun dava konusu taşınmaza uyduğu ve 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında iadeyi gerektiren tapulardan olduğu sonucuna ulaşılırsa, Mal Müdürlüğünden davacının anılan tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazın iadesi için başvurup başvurmadığının sorulması, davacının tapu kaydına dayalı olarak taşınmazın bedelsiz iadesi için bir başvurusu varsa sonucunun beklenmesi,

davacının bu başvurusu idare tarafından reddedilirse, mahkemece 6292 sayılı Kanun'un 7/a-b maddeleri gözetilerek davacının tescil talebi ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Çiftlikköy Milli Emlak Şefliğinden gelen müzekkere cevabına göre davacının söz konusu taşınmazın ve bedel iadesi için başvurusunun olmadığı, davacının dava konusu taşınmazın mülkiyetini talep ettiği, mahallinde yapılan keşifte davaya konu olan taşınmaza ait tapu kaydının ilk oluşumdan itibaren tüm gittileri ve krokileri celp edilerek uygulandığı, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve dava konusu ... 132 ada 61 parselde davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlendiği ve eksik harcın tamamlandığı bu sebeple belirlenen değer üzerinden nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmaz ilişkin tapusunun bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1974 tarihinde Hazine adına yapıldığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, keşifte tapu uygulaması yapılmadığını, sadece zilyetlik araştırması yapıldığını, kullanım kadastrosu sırasında davacı lehine verilen kullanım şerhinin sadece "doğrudan satış" imkanını sağladığını, davacının 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında yer alan bedelsiz iade hakkının bulunmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorsa bu tapu kaydının 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde sayılan tapulardan olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6292 sayılı Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar" başlıklı 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Şöyle ki; 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelinin ödenebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmazın verilebileceği, hatta idarenin Kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği Kanunun metninden açıkça anlaşılmaktadır.

Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.

Somut olayda davacı dava dilekçesinde, kullanım kadastrosu sırasında lehine kulanım şerhi verilen taşınmaza ait 24.12.1952 tarihli ve 200 sıra numaralı tapu senedi olduğunu, taşınmazın kendisi adına bedelsiz iadesi gerektiğini belirterek 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi kapsamında Hazine adına olan tapusunun iptalini ve adına tapuya tescilini talep etmektedir. Dolayısıyla, eldeki davanın hukuki dayanağı ve sebebi 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir.

Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacının eldeki davadaki talebi ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı,

taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı tapu iptali ve tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı Kanun mad.33).

İddianın ileri sürülüş şekline göre dava; davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir.

Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ile 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Hal böyle olunca; davacının davasının yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12368, K. 2023/1632, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12368
Karar No
2023/1632
Tarih
21 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/12368 K.2023/1823
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/12369 K.2023/1238
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/12370 K.2023/1239
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/12371 K.2023/1242
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/12372 K.2023/1240
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/12373 K.2023/1241

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.