KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12449 E., 2023/1331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/794 E., 2019/525 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili 01.07.2014 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ili, Merkez ilçesi, ... köyünde bulunan tahmini 15 dönüm miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmayıp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğunu belirterek taşınmazın eşit hisselerle davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili duruşmada alınan beyanında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2015 tarih ve 2014/939 Esas, 2015/263 Karar sayılı kararı ile, çekişmeli taşınmazlardan bilirkişi rapor ve krokisinde (C1) harfi ile gösterilen bölümün orman sayılan yerlerden olduğu, (C2) harfi ile gösterilen bölümün ise 287 sayılı parsel sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/2584 Esas, 2018/4399 Karar sayılı kararıyla, eldeki davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesine istinaden tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisabına yönelik olarak açılan tescil davası olup, İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sırasında davacılar vekilinin yer gösterimi doğrultusunda hazırlanan ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda çekişmeli (C1) harfli taşınmazın kadastroda tescil harici olarak bırakılan alanda kaldığının,
(C2) harfli taşınmazın ise 287 sayılı parsel sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği, Dairenin iade kararı üzerine dosyaya celbedilen 287 sayılı parselin tapu kaydı incelendiğinde ise, intikal yolu ile davacıların da aralarında bulunduğu birden fazla kişi adına paylı mülkiyet halinde tapuda kayıtlı olduğunun anlaşıldığı,
somut olayda, davacıların tapusuz taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmış olup, 287 sayılı parselin diğer maliklerini davada taraf göstererek tapu iptali ve tescile yönelik olarak dava açmadıklarından dava konusunun sadece (C1) harfli alana ilişkin olduğunun kabulünün gerektiği, yörede orman kadastrosu henüz yapılmadığından çekişmeli (C1) harfli bölümün orman sayılan yerlerden olup olmadığının eski tarihli resmi belgelere göre belirleneceği,
dosya kapsamından ise (C1) harfli bölümün uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada açık alanda kaldığının ve bu anlamda orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı,
keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanı doğrultusunda da davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun)14 inci maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı açıklanarak (C1) harfli bölüm yönünden davacıların davasının kabulüne ve adlarına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, salt eğiminin yüksek olması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu düşüncesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtayın yukarıda belirtilen ilamına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/4822 Esas, 2018/7621 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... ili Merkez ilçesi ... Köyünde bulunan kuzeyinde kısmen tapulama harici kısmen 286 parsel, güneyi 288 nolu parsel, doğusu 287 nolu parseli takiben kuru dere, batısı kısmen tapulama harici taşınmazlar ve Bostancık köyü çalışma alanı ile çevrili 24.11.2014 havale tarihli fen bilirkişileri S. K. ve F. A. tarafından tanzim edilen rapor ve ekindeki krokide (C1) harfi ile gösterilen toplam 4541,20 m²'lik alanın davacılar adına en son parsel numarası verilerek tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 16, 17, 18 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12449, K. 2023/1331, 8 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama