KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12758 E., 2022/8406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Dava türü
- Kadastro Tespitine İtiraz
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
1. Müdahil ...vekili Av. ... ...'a gerekçeli kararın tebliğine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir belge veya bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, gerekçeli karar adı geçene tebliğ edilmiş ise, tebliğ belgesinin eklenmesi veya kayıtlara dayanılarak tebliğ gününün açıklanması; tebliğ edilmemiş ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, anılan kişinin kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi, bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usûli işlemlerin tamamlanması,
2.a) Davalı ..., ..., ..., ... ve ...'a gerekçeli kararın tebliğ evrakında tebliğ edenin adı, soyadı ve sicili yer almadığından, adı geçenlere yapılan tebligat usûlsüzdür.
b) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi, “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”, 17. maddesi ise, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükümlerini içermekte olup, anılan Kanun'un 16 ve 17. maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için,
muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespit edilmesi ve muhatap ile onun adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi/daimi çalışan olması gerekir.
Somut olayda, davalı ..., ..., ... ve ... ile aynı konutta ikamet ettiği belirtilen şahsa tebligatın yapıldığı belirtilmiş ise de, tebliğ evrakında tebliğ edenin adı, soyadı ve sicili yer almadığı gibi tebliğ yapılan kişinin tebligatı almaya ehil olup olmadığı ve muhatabın adreste bulunmama sebebi de yazılmadığından adı geçenlere yapılan tebligatlar usûlsüzdür.
Diğer taraftan davalı ... ve ...'e çıkartılan tebligat mazbatalarında muhatabın adreste bulunmama nedeninin belirtilmediği, davalı ..., ...’a çıkartılan tebligat mazbatalarında ise adreste bulunmama sebebi ile birlikte tebliğ edenin adı, soyadı ve sicilinin de yer almadığı, bu nedenlerle anılan davalılara yapılan tebligatların da usûlüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
c) Yukarıda a ve b bentlerinde anlatıldığı üzere, gerekçeli kararın, adı geçen kişilere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenilmesi, anılan kişilerin kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi, bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usûli işlemlerin tamamlanması,
3. Dava konusu 111 ada 334 parsel sayılı taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parselleri (ada ve parsel numaralarını da gösterir şekilde) bir arada gösterir geniş çaplı kroki getirtilerek komşu parsellerin tespit edilmesi suretiyle,
komşu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile varsa dayanaklarını oluşturan kayıt ve belgelerin tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin (ilk tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde ayrıntılı kayıtlar eksiksiz ve tedavülleri birbiriyle bağlantılı olacak ve bilgisayar ya da daktilo ile yazılı şekilde) kadastro tespitleri kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının ve tapu kütük sayfalarının, hükmen kesinleşenlere ait mahkeme karar örnekleri ile komşu parsel tutanak örneklerinin getirtilerek, dosya içerisine konulması,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12758, K. 2022/8406, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama