İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/12934 K.2024/3310

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve tescil istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar…

Esas2021/12934Karar2024/3310Tarih14 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.995 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/12934 E., 2024/3310 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/291 E., 2020/174 K.
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.995 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve tescil istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) kapsamında orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında bırakılan ormanların kadastrosu ile bu ormanlarda 2/B uygulaması 2014 yılında ilan edilmiştir, arazi kadastrosu 1984 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir.

2. Davacılar ..., ... ve birleşen dosya davacısı ...'in sundukları dava dilekçelerinde özetle; 69 nolu Orman Kadastrosu Komisyonunca, Bitlis ili Tatvan ilçesi Çayırönü mahallesi sınırları içerisinde bulunan, ... oğlu ... ile ... ... ...'e ait olan, pafta 2, parsel 75 ile 80 nolu tarlaların doğusunda bulunan kendilerine ait yaklaşık 30 dönümlük tarım arazisinin yanlış ve kesik kadastro çalışması neticesinde orman ilan edildiğini, yapılan kadastro tespit çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle komisyonca alınan kararın iptaline ve adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.

Açılan davanın süresinde açılmadığını, davacıların Bitlis ili Tatvan ilçesi Çayırönü Mahallesinde bulunan tescil harici bırakılmış dava konusu taşınmazlara, 100-150 yılı aşkın malik sıfatıyla zilyet olduğunu, taşınmazlara emek ve zaman harcayarak tarım arazisi haline getirdiğini, taşınmazlar üzerinde başka kimsenin hak talebinde bulunmadığını dava iddia ettiklerini belirterek kadastro öncesi nedene dayandıklarını, oysaki kadastro öncesi nedene dayanan tescil davalarının 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu nedenle açılan davanın süre yönünden reddinin gerektiği, ayrıca dava konusu yerin mera vasfında olduğunu,

mera vasfında olan bir yerin imar-ihya veya zilyetlik yolu ile iktisap edilmesi mümkün olmadığını, ve de ayrıca Tatvan Tapulama Mahkemesinin 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar, 1983/371 Esas ve 1984/83 Karar, 1983/369 Esas ve 1984/81 Karar ile 1983/368 Esas ve 1984/84 Karar sayılı kesinleşmiş ilamlarında dava konusu taşınmazların orman olduğunun belirtildiği,

kadastro tutanaklarının da bu hususu doğruladığını, mahkeme kararma yönelik olarak yapılmış olan kadastro işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, tüm açıklanan nedenler ile resen gözetilecek hususlar nedeniyle usul ve kanuna aykırı olan davanın reddine ve dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi ve fıkrası gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. Tatvan Kadastro Mahkemesi 2014/52 Esas, 2014/69 Karar sayılı ilamı ile; dava dosyasının, 2014/51 Esas sırasına kayıtlı dava dosyası ile aynı mahiyette olduğu, dava edilen parseller ile davalılarının da aynı olup, yine dava konusunun her iki dosyada da aynı olduğu gerekçesiyle dosyanın 2014/51 Esas sırasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

2. Tatvan Kadastro Mahkemesinin 2014/51 Esas, 2014/73 Karar sayılı ilamı ile.

2014/52 Esas sayılı dosyanın iş bu dava ile tensiben birleştirildiği, dava konusu 76, 77, 78 ve 79 parsellere ilişkin olarak Tatvan Tapulama Mahkemesinin 1983/372 Esas ve 1984/17 Karar ile 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar no.lu kararlarının dosya içerisine alındığı, bu kararlar incelendiğinde dava konusu 76, 77, 78 ve 79 nolu parsellere ait tapulama tutanaklarının iptaline ve dava konusu parsellerin tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği, tutanakların iptaline ilişkin kesin karar bulunduğu,

tutanak tutulmayarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilen yerlere ilişkin uyuşmazlıklarda kadastro mahkemesinin görevli olamayacağı, bunun tek istisnasının arazi ve orman kadastrosunun birlikte yapıldığı hallerde davalı yerin orman olduğu iddiası ile orman yönetimince açılan davalar olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta arazi kadastrosunun 1983 yılında yapıldığı, şimdi ise orman kadastrosuna itiraz edildiği, olumsuz tutanak haline ilişkin istisnanın iş bu uyuşmazlıkta söz konusu olmadığı,

bu itibarla Tatvan Tapulama Mahkemesinin 1983/372 Esas ve 1984/17 Karar ile 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar nolu kesinleşmiş kararları ile tapulama dışı bırakılmaları ile tutanakları bulunmayan dava konusu parsellere ilişkin mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/974 Esas, 2015/586 Karar sayılı ilamı ile.

Tatvan Tapulama Mahkemesinin 1983/372 Esas ve 1984/17 Karar, 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar sayılı ilamları incelendiğinde; davacıların aynı dava konusu yere ilişkin, aynı taleple Kadastro tespitine itiraz ettiklerini, itirazı değerlendiren Tatvan Tapulama Mahkemesi, 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar, 1983/372 Esas ve 1984/17 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, dava konusu yerin Devlet ormanı sayılan yerlerden olması nedeniyle tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kararların kesin hüküm teşkil ettiği, davanın esasına girilse bile.

Tatvan Tapulama Mahkemesinin 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar ile 1983/372 Esas ve 1984/17 Karar sayılı kararlarında dava konusu yerin Devlet ormanı olduğu, Devlet ormanı sayılan yerlerin ise; zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 2018/82 Esas, 2018/4345 Karar sayılı ilamı ile.

Tatvan Tapulama Mahkemesinin 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar ile 1983/372 Esas ve 1984/17 Karar sayılı dosyaların getirtilmeden, incelenmeden karar verildiği, yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı, taşınmazların başında keşif yapılmadığı, Tatvan Tapulama Mahkemelerindeki dava konusu taşınmazlar ile eldeki davada dava konusu yapılan taşınmazların aynı yerler olup olmadığının kesin olarak belirlenmediği, mahallinde mahkemece keşif yapılarak aynı yerler olup olmadıklarının belirlenmesi ile aynı yerler ise kesin hüküm olup olmayacaklarının değerlendirilmesi,

şayet kesin hüküm oluşturmayacaksa tüm deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: Tatvan Tapulama Mahkemesinin 25.01.1984 tarihli ve 1983/367 Esas, 1984/82 Karar sayılı kararında davacıların Tarım ve Orman Köyişleri Bakanlığı, ... ve M. ... ..., davalının Hazineye İzafeten Tatvan Mal Müdürlüğü olup, eldeki davanın davacılarının ..., ... ve ..., davalılarının ise Tatvan Hazinesi ve ... olduğunu, dosya arasında bulunan aile nüfus kayıt örneklerinden anlaşıldığı üzere ... ve M. ... ... kardeş olduğu, eldeki dosyasının davacısı ...'in Tatvan Tapulama Mahkemesinin dosyasında davacı konumunda bulunan M. ... ...'in oğlu olduğu,

M. ... ...'i vefat ettiği, ...'in ise ... in oğlu olduğu ve Tatvan Tapulama Mahkemesinin kararında yer alan taraflarla külli halefiyet yoluyla bir akrabalığa sahip olmadığı, dolayısıyla davacı ... bakımından kesin hüküm dava şartı eksikliğinden söz etmenin mümkün olmadığı, Tatvan Tapulama Mahkemesinin kararında davacı konumunda olanlar ile davalı konumunda olanların bire bir aynı olmadığı gibi temsilci ismi değişmiş olsa da bir dosyada Orman İdaresi diğer dosyada davacının eldeki dosyada davalı konumunda olduğu, Tatvan Tapulama Mahkemesinden verilen hükmün tesisi kadastrosuna ilişkin olduğu,

eldeki dosyada davaların ise 05.06.2014 yılında yapılan Orman Kadastrosuna itiraz ve tescil istemine ilişkin olduğunu, Tatvan Tapulama Mahkemesinin dosyasında davacı konumunda olan eldeki dosyanın da davacısı ... ile Tatvan Tapulama Mahkemesinin dosyasında davacı konumunda olan M. ... ...'in oğlunun eldeki dosyanın davacısı ... bakımından da Tatvan Tapulama Mahkemesinin 1983/372 Esas ve 1984/17 Karar, 1983/367 Esas ve 1984/82 Karar sayılı ilamlarının kesin hüküm olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı,

dava konusu yerler aynı olsa da talep sonuçları ve ilk davanın hukuki sebebi ile hüküm fıkrası aynı olmadığından davacılar ... ve ... bakımından kesin hüküm dava şartı yokluğundan bahsedilemeyeceği, davacı ... için ise zaten kesin hükümle kesin hüküm oluşturabilecek bir durumun bulunmadığı, davacılar tarafından davaya konu edilen yerlerin Tatvan Tapulama Mahkemesinin 25.01.1984 tarihli ve 1983/367 Esas, 1984/82 Karar sayılı kararında orman olduğu tespit edilen 76, 77, 78 ve 79 numaralı parsellerin içerisinde kaldığı,

fen ve harita bilirkişileri ilk raporu doğrultusunda hazırlanan ve dosya arasında bulunan 21.11.2019 havale tarihli rapor ile fen ve harita bilirkişilerinin düzenlediği ek rapor doğrultusunda hazırlanan 25.11.2019 havale tarihli ziraat, harita ve orman mühendisleri tarafından düzenlenen ek rapora göre toplanan deliller doğrultusunda davaya konu olan yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunu dikkate alındığında orman sayılan yerlerden olduğu, imar ve ihya yoluyla iktisabının mümkün olmadığının tespit edildiği,

keşif esnasında dinlenen davacı tanık beyanlarına göre de dava konusu taşınmaz Orman İdaresinin engellemesi ve davacılara ceza kesmesi nedeniyle 7-8 ya da 10-15 yıldan bu yana davacılar tarafından ekilip biçilemediği, tanıklar tarafından anılan her iki sürenin de dava tarihinden öncesine denk geldiğinden davacılar tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin aradığı "aralıksız" şartının da gerçeklemediği, bu süre içerisinde davacılara karşı açılmış bir dava olmasa da orman idaresiyle davacılar arasında "niza" bulunduğunun davacıların dinlenen kendi tanıklarının beyanlarıyla sabit olduğu,

Tatvan Tapulama Mahkemesinin 25.01.1984 tarihli ve 1983/367 Esas, 1984/82 Karar sayılı kararı her ne kadar taraflar bakımından kesin hüküm oluşturmasa da kesinleşen bu kararlar ile Bitlis ili Tavan ilçesi Çayırönü Mahallesi 76, 77, 78 ve 79 numaralı parsellerin orman olduğunun saptandığı ve bu tespitin bundan sonra herkes açısından güçlü delil teşkil edeceği, diğer bir ifadeyle Tatvan Tapulama Mahkemesi Bitlis ili Tavan ilçesi Çayırönü Mahallesi 76, 77, 78 ve 79 parsel sayılı taşınmazların orman alanı olduğuna karar verdiğini ve tespit edilen bu vakıanın kesinleştiğini, sonuç olarak.

Tatvan Tapulama Mahkemesinin 25.01.1984 tarihli ve 1983/367 Esas, 1984/82 Karar sayılı kararında orman olduğuna karar verilen Bitlis ili Tavan ilçesi Çayırönü Mahallesi 76, 77, 78 ve 79 numaralı parseller ile dava konusu yerlerin aynı olması dikkate alınarak, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu, evveliyatının orman olduğunun anılan mahkeme kararıyla sabit olduğu, evveliyatı orman olan yerler ile orman sayılan yerlerin zilyetlik hukuki sebebine dayanılarak olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetinin iktisabının mümkün olmadığı,

kaldı ki dinlenen tanık beyanlarına ve alınan heyet raporuna göre davacıların zaten dava tarihinden öncesinde (rapora göre keşif tarihinden 15-20 yıldan fazla süredir) zilyetliklerinin kesildiği, rapora göre dava konusu yerlerde 15-20 yıldan bu yana tarımsal faaliyetin yapılmadığı, aralıksız zilyetliklerinin söz konusu olmadığı,

Orman İdaresiyle aralarında niza bulunduğu bu nedenle dava konusu yerlerin mülkiyetlerinin zilyetlik hukuki sebebine dayanılarak imar ve ihya yoluyla olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı gerekçe gösterilerek iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle açılan davaların ayrı ayrı reddine, Türk Medeni Kanunu'nun 713/6 ncı maddesi uyarınca dava konusu taşınmazların Hazine adına tescili talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, denetime elverişsiz rapor ile karar verildiğini, A ve B harfi ile gösterilen alanların orman arazisi olduğuna dair en ufak bir emare bulunmadığını, keşifte yapılan gözlemlerde bir orman emvalinin olmadığı yaklaşık 50-60 yıldır burada ekim biçim yapıldığı gibi somut tespitler dairesinde davanın reddinin hatalı olduğunu, müvekkillerine babaları ve dedelerinden intikal eden dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan orman kadastrosunun hatalı olduğunu,

2005 yada 2006 yıllarında orman müdürlüğünce kadastro tespiti yapıldıktan sonra burada ekim biçim işlemlerinin getirilen yasak ve kesinle cezalar üzerine mecburen ara verildiğini, hava fotoğraflarının çok uzun yıllar önce çekildiğini ve alanın büyük bir alan olduğundan tespitinde hata olma ihtimali olduğunu, orman kadastrosuna dayanak olarak bu hava fotoğrafların dayalı olarak verilen kararın hatalı olduğunu, mahallindeki gözlemin dinlenen tanık beyanları karşısında gerçeği yansıtmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraz ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 6831 Sayılı Orman Kanunu, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. Maddesi, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi.

3. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12934, K. 2024/3310, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12934
Karar No
2024/3310
Tarih
14 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/12941 K.2024/4877
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/12941 K.2024/8738
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/12943 K.2024/4520
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/12944 K.2024/5089
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/12955 K.2024/19304
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/12965 K.2024/5241

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.