İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13219 K.2024/3301

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma…

Esas2021/13219Karar2024/3301Tarih14 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.063 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/13219 E., 2024/3301 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2024
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2018/3 E., 2020/1 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.063 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kayseri ili Pınarbaşı ilçesi Kavlaklar Köyü çalışma alanında 1999 yılında yapılan kadastro sırasında, 106 ada 15 parsel sayılı 67.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, sıvat ve eğrek yeri vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır.

Davacı ... dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında 40 seneyi aşan zamandır çekişmesiz ve aralıksız zilyetliğinde bulunan Kayseri ili Pınarbaşı ilçesi Kavlaklar Köyünde kain doğusu Irmak, batısı Tomarza yolu, kuzeyi ve güneyi ırmak sınırları ile çevrili taşınmazın bilirkişilerin yanlış ve hatalı anlatımları çerçevesinde 106 ada 15 parsel numarası ile köy adına orta malı şeklinde tesbit edildiğini, taşınmazın kendisine ait olup başkaca özel ve tüzel kişilere ait olmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen, davacının davasının kabulü ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 19.000 m2' lik kısmın tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan taşınmaz kısmının diğer bilgileri aynı kalmak kaydıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına ilişkin ilk karar, davalı köy temsilicisinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2003/8016 Esas, 2003/6919 Karar sayılı ilamıyla;

" taraf teşkilinin sağlanmaksızın ve nizalı yer hakkında daha önce asliye hukuk mahkemesine açıldığı anlaşılan diğer dava dosyaları getirilip temyize konu dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı araştırılmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; " dosya kapsamına göre, taşınmazın önceleri kamu malı niteliğinde olduğu, davacının bir kısmını sürerek tarla haline getirdiği, kamu malı niteliğindeki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı " gerekçesiyle verilen, davanın reddine, taşınmazın tespit gibi sınırlandırılmasına ilişkin ikinci hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2005/1663 Esas, 2005/1592 Karar sayılı ilamıyla; " bozmanın gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, niza konusu yerle ilgili dava dosyaları hakkında araştırma yapılmadığı açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine " işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, 106 ada, 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptaline ve teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 18953,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 106 ada son parsel numarası adı altında davacı ... adına tapuya tesciline, geri kalan 48.246,50 m2 lik alanın aynı ada parsel adı altında tespit gibi sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına dair üçüncü karar, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/2992 Esas,

2008/411 Karar sayılı ilamıyla " Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 8.12.1996 günlü 1995/241-1996/18 E.K. sayılı ve 21.3.1972 günlü 1969/190-1972/96 E.K. sayılı ilamlarının taraflarına tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise anılan hükümlerin kesinleşip kesinleşmediği hususlarının belirlenmemiş olduğu, sözü edilen hükümlerin kesinleşmediği saptandığı takdirde taraflarına tebliğ edilip temyiz süresinin bekleneceğinin, süresinde temyiz edildiği takdirde yargı denetimi için ilgili Yargıtay Dairesine temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilerek sonucunun bekleneceğinin düşünülmediği,

anılan ilamlar kesinleşmediği sürece bir başka deyişle yargı denetimi yolları kapanmadıkça sözü edilen davaların derdest dava niteliğinde olduğu, mahkemesince oluşturulan hükümlerin bozulması halinde, dayanağı davaların görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılması zorunlu dava niteliğinde olduğunun da düşünülmediği, " gerekçesiyle bozulmuş ve davacı tarafından yapılan karar düzeltme isteği de aynı Dairece reddedilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama neticesinde; " Yargıtay bozma ilamında bahsi geçen Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/190 Esas nolu dosyasında dava konusu edilen ve sınırları doğusu ırmak, batısı yol ve bayır, kuzeyi ırmak, güneyi ırmak olarak okunan sınırların dava konusu taşınmaza uygulandığı, güney sınırında okunan değirmen arkının bu taşınmazın kuzeyinde kaldığı, dolayısıyla sınırların dava konusu 106 ada 15 parsele uymadığının görüldüğü,

yine Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda safahatı açıklanan 1995/241 Esas sayılı dosyasında dava konusu olan Küçükboğaz (Necip Koçak değirmen bendi kenarı) mevkinde sınırları doğusu ırmak, batı Tomarza yolu, güneyi ırmak ve değirmen bend yeri, kuzeyi ırmak ile çevrili bulunan taşınmazın dava konusu 106 ada 15 sayılı taşınmaz olduğu, bu yönü ile Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/241 Esas sayılı dosyası ile mahkemenin 2013/50 sayılı dava dosyasının dava konusunun aynı olduğu, nitekim dosyalarında birleşmiş olduğunun görüldüğü,

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/2992 Esas, 2009/411 Karar sayılı bozma ilamı dikkatlice incelendiğinde, Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/241 Esas ve 1969/190 Esas sayılı ilamlarının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiği, sözü edilen hükümlerin kesinleşmediği sürece davaların derdest dava niteliğinde olduğu, kesinleşmesi halinde ise bu dava ve uyuşmazlık çözümlenirken kesinleşen ilamların usulün 237. maddesi hükmü eşliğinde kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı araştırılmadığından bozma kararı verildiğinin görülmüş olduğu,

bozma ilamı doğrultusunda öncelikle Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/190 Esas sayılı dosyasının celb edildiği, davacısının ... ..., davalısının ise Kavlaklar köyü, dava konusunun İğdeli Dere mevkinde kain, doğusu ırmak, batısı yol ve bayır, kuzeyi ırmak, güneyi değirmen arkı olduğunun, davanın men-i müdahale davası şeklinde açıldığının, mahkemece davanın reddine karar verildiğinin, yapılan keşifte bu dosyada belirtilen sınırların mevcut dava dosyasında dava konusu 106 ada 15 parsel sayılı taşınmaza uymadığının, bu nedenle her iki davanın dava konusunun farklı olduğunun,

dolayısıyla bu kararın mevcut dava dosyası açısından kesin hüküm teşkil etmediğinin anlaşıldığı, sonrasında Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/241 Esas sayılı dosya arasına celb edilip incelendiğinde, davanın Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığının ve mahkemenin 1982/149 nolu esasına kaydedildiğinin, davacısının ... ..., davalılarının ise Kavlaklar köyü ile Hazine olduğunun, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğinin, bu hükmün Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 1995/1250-6685 E.-K. ilamı ile bozulduğunun, bozmadan sonra dosyanın Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/241 Esasına kaydedildiğinin,

mahkemece yine davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğinin, bu hükmün de Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2012/1409-1165 E.-K. sayılı ilamı ile bozulduğunun, bozmadan sonra dosyanın Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/66 nolu Esas sırasına kaydedildiğinin, mahkemece görevsizlik kararı verilerek kararın 31.07.2013 tarihinde kesinleştiğinin ve dosyanın Sarız Kadastro Mahkemesinin 2014/1 nolu esasına kaydedildiğinin ve bu dosyanın mevcut dava dosyası ile birleştirildiğinin anlaşılmış olduğu,

yapılan keşifte birleşen bu dosya ile mevcut dava dosyasının dava konularının ve taraflarının aynı olduğu ve davaların aynı taşınmaz hakkında açıldığı hususunun bilirkişi ve tanık beyanları ile doğrulandığı, dolayısıyla bozma ilamında anılan Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/241 Esas sayılı dosyasının mevcut dosya açısından kesin hüküm teşkil etmediği, bilakis her iki davanın aynı taşınmaza ilişkin olarak açıldığının tespit edildiği,

Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/241 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, dosyanın bozmadan önceki esasının 1982/149 Esas numarası olduğunun, davacısının ... ..., davalısının Mal Müdürlüğü ve Kavlaklar Köyü Muhtarlığı, dava konusunun Kavlaklar köyü sınırları dahilinde Küçükboğaz mevkinde kain doğusu ırmak, batısı Tomarza yolu, güneyi ırmak ve değirmen bend yeri, kuzeyi ırmak ile çevrili taşınmaz olduğunun, davanın tapu iptali ve tescil davası şeklinde açıldığının,

mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu taşınmazın 19250 metre kare yüz ölçümündeki kısmının davacının babası ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline, davacının zilyet ve tasarrufunda bulunan 1895 metre kare yüz ölçümündeki taşınmaz açısından davanın reddine karar verildiğinin, bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 1995/1250-6685 E.-K. sayılı ilamı ile bozulduğunun ve bozma ilamında toplanan ve değerlendirilen deliller karşısında taşınmazın ... ... mirasçıları adına tapuya tescilinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,

dava konusu yerin kamuya ait çayır veya sulak bir yer olmayıp, davacıların özel çayırı olduğunun anlaşıldığı açıklanarak, temyiz itirazlarının reddine, ancak taşınmazın sınırlarından ırmak geçtiği tespit edildiğinden taşınmazın niteliği hakkında ziraatçi bilirkişiden ek görüş alınması, taşınmazın sınırlarında yer alan ırmağın aktif yatağı ve etkisi altında kalan bir yer olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereklerine işaret edildiğinin görüldüğü,

bozma sonrası ziraat bilirkişisine yeniden rapor tanzim ettirildiği ve bu raporda taşınmazın kültür arazisi olup ırmağın aktif yatağından kalan bir yer olmadığının belirtildiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 1995/1250-6685 E. - K. sayılı ilamındaki, deliller karşısında taşınmazın ... ... mirasçıları adına tapuya tescilinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu yerin kamuya ait çayır veya sulak bir yer olmayıp, davacıların özel çayırı olduğu yönündeki kabulün davacılar lehine kazanılmış hak doğurduğu,

şöyle ki, kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğacağı, öte yandan bozma kararı dışında kalan yönlerin ise kesinleşeceği, o halde Yargıtay'ın kabulü doğrultusunda 1982/149 Esas, 1993/131 Karar sayılı ilamda dava konusu taşınmazın kamuya ait çayır veya sulak bir yer olmadığı, davacıların özel çayırı niteliğinde olduğu,

davacılar lehine zilyetlikle iktisap şartları oluştuğu gerekçesiyle verilen davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar lehine tesciline ilişkin karar bozma konusu olmadığından kesinleşmiş olduğu ve bu yönü ile davacılar lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin anlaşıldığı, tüm bu olgular dikkate alınmak sureti ile yeniden yapılan keşifte anılan bu iki dosyanın aynı dava konusuna yönelik açılmış olduğunun ve tarafların aynı olduğunun görüldüğü, buna göre aynı yere ilişkin daha önceden mahkemece verilmiş bir ilam bulunduğu, bu ilamın esas yönleri ile Yargıtay'ca bozmaya konu edilmediği,

davacılar lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, yine son yapılan keşifte dava konusu taşınmazın bilirkişi ve tanık beyanları ile sıvat ve eğlek yeri olmadığı, davacıların 40 yılı aşkın süredir taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunduğu,

bu yönü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14. Maddesinde belirtilen iktisap şartlarının gerçekleştiği, davacı vekilinin keşif esnasında dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda "B" harfi ile gösterilen kısmına ilişkin davadan feragat ettiği " gerekçesiyle verilen, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 106 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile fen bilirkişisinin 11.01.2015 havale tarihli raporunda krokide (A) harfiyle gösterilmiş kırmızı renkle taralı 15.730,08 m² yüzölçümündeki taşınmazın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle,

tarla vasfıyla taşınmazın toplam 11 pay kabul edilerek 4 payın ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına iştiraken, 7 payın 1326 doğumlu ... ...'in ...' den olma çocukları ... ...

Çöplü ve ... ile ...den olma çocukları ... ..., ..., ..., ...ve ... adlarına iştiraken tapuya kayıt ve tesciline, krokide (B) harfiyle gösterilen 3.498,84 m² yüzölçümündeki taşınmazın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle sıvat ve eğrek yeri olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, krokide (C) 47.971,08 m² yüzölçümündeki taşınmazın aynı ada ve parsel numarasıyla sıvat ve eğrek yeri olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine ilişkin dördüncü karar, davacı ...'in bir kısım mirasçıları vekili ile mirasçılardan ..., ..., ..., ... , davalı ...

Belediye başkanlığı vekili, davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/5473 Esas, 2018/214 Karar sayılı ilamıyla; " Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya taraf olarak dahil edilmesi gerektiği açıklanarak, taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek, sair yönler incelenmesizin bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu edilen taşınmazın davacı taraf ve murisi tarafından nizasız aralıksız 20 yılı aşkın zilyetliğinin, gerek ziraat bilirkişi raporu gerek hava fotoğrafları yorumlanarak oluşturulan jeodezi bilirkişi raporu, gerekse mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı, hükme esas alınan raporların taşınmazın mahiyeti bakımından birbirini desteklediği,

" gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 106 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi 06.12.2019 tarihli raporunda krokide (A) harfiyle gösterilmiş sarı renkle taralı 19.228,92 m² yüzölçümündeki taşınmazın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle, tarla vasfıyla taşınmazın toplam 11 pay kabul edilerek 8 payın ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına iştiraken, 3 payın birer pay olmak üzere 1326 doğumlu ... ...'in ...' den olma çocuğu ... ile ...den olma çocukları ... ... ve ...adına tapuya kayıt ve tesciline,

krokide (B) 47.971,08 m² yüzölçümündeki taşınmazın aynı ada ve parsel numarasıyla svat ve eğrek yeri olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozma ilamın uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ...

Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

358,22 TL peşin harcın 1.432,87 TL onama harcından mahsubu ile kalan 1.074,65 TL'nin davalı ... Belediye Başkanlığından alınmasına,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13219, K. 2024/3301, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13219
Karar No
2024/3301
Tarih
14 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13220 K.2024/4775
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13222 K.2024/3355
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13222 K.2024/5054
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13225 K.2024/4878
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/13226 K.2024/7905
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13226 K.2024/4876

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.