İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13353 K.2021/10899

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında 238 parsel sayılı 3400 metrekare yüzlçümündeki taşınmaz 237 parsel sayılı taşınmazın 20 dönüm fazlası olarak davalı ... adına, 283 parsel sayılı 2000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... adına,

Esas2021/13353Karar2021/10899Tarih4 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.303 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/13353 E., 2021/10899 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2021
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.303 kelime·7 dk okuma

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında 238 parsel sayılı 3400 metrekare yüzlçümündeki taşınmaz 237 parsel sayılı taşınmazın 20 dönüm fazlası olarak davalı ... adına, 283 parsel sayılı 2000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... adına,

468 parsel sayılı 7750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... adına ve 485 parsel sayılı 18300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. ...'ün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı üzerine komisyonca ... adına 50 dönüm taşınmaz tesbit edildiğinden bahisle 485,283 ve 238 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 468 parsel sayılı taşınmazın yarı payının davalı ... adına 468 parsel sayılı taşınmazın diğer yarı payı da ... adına tespitine karar verilmiştir.

Asıl davacı ... ve birleşen davacı ..., (sadece 485 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ) taşınmazların Hazine ile ilgisinin olmadığını belirterek, zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendi adlarına tespit ve tescil kararı verilmesini istemişler, yargılama sırasında ... dava konusu ettiği 485 parsel sayılı taşınmazın annesi ...'ün olduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece, 20.06.1988 tarihli ilk hükümle, 468,283 ve 238 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 468 parsel sayılı taşınmazın yarı payının davacı ..., geriye kalan yarı payının da ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, Mahkeme'nin verdiği kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 22.04.1993 tarihli ve 1990/10600 Esas 1993/4347 Karar sayılı ilamı bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle, dava konusu 485 parsele ait olduğu mahkemece kabul edilen 20.10.1932 tarih 10 sayılı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm gittiler ile getirtilmeli,

dava konusu parsellerin bitişiğinde bulunan komşu parsellere ait kadastro tutanaklarının dayanakları ve kayıtları getirtilmeli, bu kayıtlar yeniden yapılacak keşifte uygulanmalı, dava konusu 238 parsele uyduğu kabul edilen vergi kaydının dava dışı 484 parsele de revizyon gördüğü üzerinde durulmalı, uygulamayı izleyecek olanak verecek harita tanzim ettirilmeli, fenni bilirkişilerden açıklamalı rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı neticesinde yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi/Köyü 485 parsel sayılı taşınmazın tamamı tarla niteliği ile Maliye Hazinesi adına tespit gibi tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ...

Mahallesi/Köyü 468 parsel sayılı taşınmazın fiili alanının 2979,29m² olarak tespiti ile tarla vasfı ile belgeli olarak taşınmazın davalı olan 1/2 payının ... mirasçıları adına verasetteki hisseleri oranında tespit ve tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi/Köyü 238 parsel sayılı taşınmazın tamamı tarla niteliği ile Maliye Hazinesi adına tespit gibi tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ...

Mahallesi/Köyü 283 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... tarafından ortak imzalı olarak ibraz edilen 30.05.2017 tarihli rapor ekindeki krokirde gösterildiği şekilde (A) harfi ile işaretli olarak gösterilen 923,70m² lik alanın tarla vasfı ile belgeli olarak ... mirasçıları adına verasetteki hisseleri oranında tespit ve tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ...

Mahallesi/Köyü 283 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... tarafından ortak imzalı olarak ibraz edilen 30.05.2017 tarihli rapor ekindeki krokide gösterildiği şekilde (B) harfi ile işaretli olarak gösterilen 1076,30 m² yüzölçümlü alanın bu parselden ifrazı ile tarla vasfı ile adada farklı son parsel numarası verilerek Maliye Hazinesi adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tebligat Kanunu 21/1'e göre yapılacak tebligatlarda, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti ile birlikte, 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırılması ve durumun komşuya/yönetici veya kapıcıya bildirilmesi gerekmektedir.

Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir" hükmü öngörülmüştür.

Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını "tahkik etme" görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7 ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f bendi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir.

Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.

Somut olayda, Muris ... mirasçılarından ...’e gerekçeli karar tebliğinin, şahsın tevziat saatlerinde dışarda olması nedeniyle muhtara yapıldığı, tebliğ evrakına ... isimli şahsa haber verildiğinin ve imzadan imtina ettiğinin belirtildiği ancak haber verilen şahsın kim olduğunun açıklanmadığı ve şahsın dışarda olma sebebinin ve kısa ya da geçici olarak adreste bulunmama sebebinin açıklanmadığı, ..., ... ve ...’e gerekçeli karar tebliğinin, tevziat saatlerinde evde olmaması nedeniyle muhtara yapıldığı ve başka bir açıklamaya yer verilmediği,

...’ye gerekçeli karar tebliğinin adresin kapalı olması nedeni ile muhtara yapıldığı ve ... isimli şahsın sözlü beyanına yer verildiği, şahsın nerede olduğunun yazılmadığı ve başka bir açıklamanın olmadığı, ...’a gerekçeli karar tebliğinin, tevziat saatlerinde adres sürekli kapalı olduğundan mahalle muhtarına yapıldığı, tebliğ evrakında adres kısmında mernis adresi olduğuna dair şerh düşülmediği ancak açıklama kısmında muhtara kayıtlı adres olduğunun belirtildiği ve başkaca bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, bahsi geçen kişilere yapılan tebliğ işleminde, tebliğ evrakları Muhtarlığa teslim edilmiş ise de, az yukarıda açıklanan şekilde araştırma yapılarak, neticesinde elde edilen bilgilere yer verilmediğinden yapılan karar tebliği işlemleri usulüne uygun olmadığından, adı geçenlerin adresine az yukarıda açıklanan ilkeler gözönünde bulundurulmak suretiyle, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli karar tebliğinin sağlanarak tebligat evraklarının dosya arasına konulmasından ve temyiz süresinin beklenmesinden sonra,

Yine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Bilinen Adreste Tebligat" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."

Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin;

"Bilinen adreste tebligat" kenar başlıklı "16. maddesinde "(1) Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz.

79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.",Hükümlerine yer verilmiştir.

Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır.

Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesi kapsamında bilinen adrestir.

Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır.

Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesine ve Tebligat Kanunu'nun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Somut olayda, Mahkemece, ... mirasçısı ...’in mernis adresine normal tebligat yapılmadan, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması, yukarıda bahsedilen usullere göre geçersiz olup öncelikle bahsi geçen kişiye bilinen adresine normal tebligat çıkarılması, tebligatın yapılmaması durumunda 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılarak, tebligat evraklarının dosya arasına konulmasından ve temyiz süresinin beklenmesinden sonra, temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13353, K. 2021/10899, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13353
Karar No
2021/10899
Tarih
4 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/13353 K.2021/21042
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/13354 K.2021/15562
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/13354 K.2021/20943
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13356 K.2021/11671
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/13357 K.2021/20856
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/13358 K.2021/20517

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.