KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/13512 E., 2023/1552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/41 E., 2018/2 K.
- Birleşen dava dosyası mahkemesi
- Orta Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
6.885 kelime·34 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen genel mahkemeden devredilen dava hakkında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (7.), (Kapatılan) (16.) ve (17.) Hukuk Dairelerince ayrı ayrı asıl dava ile bir kısım birleşen davalar hakkında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ile Yaylakent Belediye Başkanlığının davasının reddine, Hazinenin ise davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı/müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca 1988 yılında yapılan kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ...
Köyü, çalışma alanında bulunan 4101 parsel sayılı 219.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla Elmalık Belediye Başkanlığı adına, 4115, 4165, 4197, 4198 ve 4322 parsel sayılı sırasıyla 16.100,00 , 2.240,00 , 1.720,00 , 11.040,00 ve 325,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına, 4102 parsel sayılı 7.190,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, ifraz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla eşit hisselerle ... ve... adına,
4107 parsel sayılı 5.780,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4111 parsel sayılı 2.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4112 parsel sayılı 1.860,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve müşterekleri adına, 4113 parsel sayılı 3.280,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ..., ... adına, 4114 parsel sayılı 23.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına,
4116 parsel sayılı 21.820,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4128 parsel sayılı 15.640,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazaynı nedenle tarla vasfıyla eşit hisselerle ... ve ... adına, 4135 parsel sayılı 7.440,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit hisselerle ... ve ... adına, 4137 parsel sayılı 7.660,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4349 parsel sayılı 1.930,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4350 parsel sayılı 1.640,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4173 parsel sayılı 9.910,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4174 parsel sayılı 16.836,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4175 parsel sayılı 1.860,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4176 parsel sayılı 2.140,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4177 parsel sayılı 1.340,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına,
4178 parsel sayılı 2.390,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4179 parsel sayılı 12.580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4180 parsel sayılı 11.020,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4355 parsel sayılı 8.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4356 parsel sayılı 4.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4357 parsel sayılı 2.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4358 parsel sayılı 651,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4360 parsel sayılı 4.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4359 parsel sayılı 1.580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4285 parsel sayılı 1.770,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4286 parsel sayılı 1.210,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla . ... ve ... adına, 4287 parsel sayılı 6.690,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4288 parsel sayılı 9.120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4166 parsel sayılı 7.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4167 parsel sayılı 8.060,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4168 parsel sayılı 8.060,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4199 parsel sayılı 6.129,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4200 parsel sayılı 4.660,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4321 parsel sayılı 1.090,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4323 parsel sayılı 3.880,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve ... adına, 4324 parsel sayılı 6.060,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4293 parsel sayılı 8.330,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4294 parsel sayılı 1.087,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ..., ... ve ... adına, 4295 parsel sayılı 248,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4296 parsel sayılı 245,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4155 parsel sayılı 7.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4156 parsel sayılı 9.540,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4150 parsel sayılı 26.080,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına,
4161 parsel sayılı 2.960,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ...., ... ve .... adına, 4162 parsel sayılı 9.630,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ..., ... ve ... adına, 4163 parsel sayılı 11.360,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Halil Tanik adına, 4164 parsel sayılı 7.710,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Mehmet Okçu adına, 4261 parsel sayılı 7.290,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4262 parsel sayılı 15.120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla Zeliha ... ve ... ... adına, 4263 parsel sayılı 5.920,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ..., ... ve ... adına, 4264 parsel sayılı 3.830,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ...
Kandemir ve müşterekleri adına, 4265 parsel sayılı 2.170,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4266 parsel sayılı 6.210,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla İsmail Şahin adına, 4267 parsel sayılı 3.730,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ..., Ayşe Okçu adına, 4268 parsel sayılı 4.820,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ...
Kandemir ve müşterekleri adına, 4269 parsel sayılı 1.380,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4270 parsel sayılı 536,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Şerafettin Karagöz ve müşterekleri adına, 4271 parsel sayılı 524,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4272 parsel sayılı 1.040,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4141 parsel sayılı 3.530,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ... adına,
4142 parsel sayılı 7.270,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit hisselerle ... ve Mehmet Koca adına, 4148 parsel sayılı 5.630,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve Mehmet Koca adına, 4221 parsel sayılı 2.940,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4222 parsel sayılı 1.320,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Hasan ...
Kargulu adına, 4223 parsel sayılı 610,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4224 parsel sayılı 1.890,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4229 parsel sayılı 680,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve Abdullah Karagülle adına, 4230 parsel sayılı 1.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Osman Topçu adına, 4231 parsel sayılı 1.540,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4232 parsel sayılı 5.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4233 parsel sayılı 3.470,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4234 parsel sayılı 3.380,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Osman Topçu adına, 4235 parsel sayılı 4.260,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ..., ... ve Abdullah Karagülle adına, 4236 parsel sayılı 1.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve Abdullah Karagülle adına,
4237 parsel sayılı 580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4238 parsel sayılı 680,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4239 parsel sayılı 710,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4240 parsel sayılı 750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4245 parsel sayılı 3.090,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Hasan ...
Kargulu adına, 4246 parsel sayılı 4.280,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4247 parsel sayılı 2.180,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ..., ... ve Abdullah Karagülle adına, 4248 parsel sayılı 2.480,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Osman Toğçu adına, 4249 parsel sayılı 2.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4250 parsel sayılı 2.720,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4251 parsel sayılı 4.940,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla esit paylarla ... ve Osman Topçu adına, 4341 parsel sayılı 2.710,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4342 parsel sayılı 5.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4343 parsel sayılı 2.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ...
Beydüz adına, 4344 parsel sayılı 2.440,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4305 parsel sayılı 1.230,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla Halil ..., Kezban ..., ... adına, 4307 parsel sayılı 1.330,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4308 parsel sayılı 1.560,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4301 parsel sayılı 2.030,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4302 parsel sayılı 1.670,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Ayşe Kınacı adına,
4303 parsel sayılı 2.160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4304 parsel sayılı 2.920,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla İbrahim ..., Şaban ..., Hatice ... adına, 4181 parsel sayılı 15.340,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4182 parsel sayılı 3.320,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4183 parsel sayılı 1.860,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Şükrü İlbey adına,
4184 parsel sayılı 1.270,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4309 parsel sayılı 1.880,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Abdurrahman Karagöz adına, 4310 parsel sayılı 1.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4311 parsel sayılı 2.140,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve Hasan ... adına, 4312 parsel sayılı 1.090,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Şerafettin Karagöz adına,
4325 parsel sayılı 1.940,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Osman İlbey adına, 4326 parsel sayılı 1.490,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4327 parsel sayılı 2.280,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4328 parsel sayılı 1.550,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4329 parsel sayılı 2.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4330 parsel sayılı 1.310,00 metrekare yüzölçümündeki ... adına,
4331 parsel sayılı 1.760,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4332 parsel sayılı 22.520,00 metrekare yüzölçümündeki ölü olduğu belirtilerek ... ... adına, 4213 parsel sayılı 2.430,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4214 parsel sayılı 2.110,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4215 parsel sayılı 3.480,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4216 parsel sayılı 6.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4255 parsel sayılı 5.490,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4256 parsel sayılı 26.703,00 metrekare yüzölçümündeki ... ve müşterekleri adına, 4185 parsel sayılı 1.720,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına, 4186 parsel sayılı 2.870,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4187 parsel sayılı 1.310,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4188 parsel sayılı 15.480,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına,
4209 parsel sayılı 3.180,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4210 parsel sayılı 6.670,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4211 parsel sayılı 3.020,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4212 parsel sayılı 2.680,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4297 parsel sayılı 197,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4298 parsel sayılı 297,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4299 parsel sayılı 1.460,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4300 parsel sayılı 1.390,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla Şerafettin Karagöz adına, 4103 parsel sayılı 6.970,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına, 4104 parsel sayılı 8.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4108 parsel sayılı 2.060,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4109 parsel sayılı 1.480,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4110 parsel sayılı 4.390,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4134 parsel sayılı 14.190,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit hisselerle ... ve ... adına, 4153 parsel sayılı 6.960,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla .... adına, 4154 parsel sayılı 7.510,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve ... adına, 4151 parsel sayılı 2.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4152 parsel sayılı 5.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4143 parsel sayılı 4.490,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4144 parsel sayılı 4.390,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4145 parsel sayılı 12.850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... adına, 4146 parsel sayılı 2.190,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4147 parsel sayılı 7.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4105 parsel sayılı 8.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, ifraz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla .... adına, 4106 parsel sayılı 5.710,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit hisselerle ..., ... .. ve ... adına, 4136 parsel sayılı 6.220,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4138 parsel sayılı 9.590,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4139 parsel sayılı 12.160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve ... adına,
4125 parsel sayılı 35.220,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına, 4126 parsel sayılı 6.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4133 parsel sayılı 9.690,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4351 parsel sayılı 3.770,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4352 parsel sayılı 1.030,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... ... adına,
4353 parsel sayılı 1.040,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4354 parsel sayılı 1.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla eşit paylarla ... ve ... ... adına, 4361 parsel sayılı 19.870,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4362 parsel sayılı 13.870,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4363 parsel sayılı 2.280,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4364 parsel sayılı 9.790,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına,
4306 parsel sayılı 2.330,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4252 parsel sayılı 5.180,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ırsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına, 4253 parsel sayılı 5.490,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve ... adına, 4254 parsel sayılı 5.930,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... ve müşterekleri adına,
4127 parsel sayılı 34.760,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına, 4149 parsel sayılı 4.610,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve vasıfla ... adına, 4140 parsel sayılı 9.480,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, hibe, ifraz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla eşit paylarla ..., ... ve ... adına tespit edildikten sonra bilahare taşınmazların Orta Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1986/113 Esas sayılı dava dosyasında davalı olduğu belirtilmek suretiyle kadastro tutanağının edinme sütununa şerh edilmiştir.
2. Davacı Kayı Köyü Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde. Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.11.1952 tarihli ve 1949/154 Esas, 1952/262 Karar sayılı kararıyla, Akçukur, Kumar Tepe ve bu tepenin kuzeyindeki Hopa Tepe namıdiğer Ak Yaylası, Kayı ...
Ağası, Cennet Pınarı girişi sınırları içerisinde kalan taşınmazın Kayı Köyü ile Elmalık Kasabasının müşterek merası olarak tespit edilerek meraya yönelik elatmaların önlenmesine karar verildiğini, Elmalık Kasabasında kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle davalıların kendilerine ait olduğu iddiasına dayanarak, merayı açarak ekmeye başladıklarını, davalı ...
Belediye Başkanlığı'nın da mera içindeki bir kısım yerlerin tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasında bulunarak kadimden beri kullanım şekline müdahale ederek, Kayı Köyünün kullanımına mani olmak istemekte olup hayvanların otlatılmasına engel olmaya çalıştığını, davalıların taşınmazların kendilerine ait olduğu iddiasıyla 1, 2, 4, 10, 24, 25, 31, 36, 37 tahrir numaralı vergi kayıtlarını sunduklarını ancak bu kayıtların hukuki bir değerinin bulunmadığını belirterek taşınmazın mera olduğunun tespitine ve davalıların meraya elatmalarının önlenmesine karar verilmesi talebiyle Orta Asliye Hukuk Mahkemesinde Elmalık Belediye Başkanlığı, ..., ...,
..., ..., ..., ..., ..., ... varisi ..., ... hakkında açmış olduğu elatmanın önlenmesi davası, taşınmazların bulunduğu çalışma alanında kadastro çalışmaları yapılması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve bozma ilamları öncesinde davacı köy muhtarı davadan feragat ettiğini beyan etmiş ise de bozma ilamından sonra yapılan yargılama da davadan feragat etmediklerini beyan etmiştir.
3. Kadastro Mahkemesine dava dosyası aktarıldıktan sonra, Mahkemece 4101 parselden başlamak üzere birbirini takip eden parseller her dört parsel bir dosya olmak üzere gruplandırılarak tefrik kararı verilerek yargılamaya ayrı ayrı esaslar üzerinden devam olunmuştur.
4. Tefrik edilen dava dosyalarının bir kısmı hakkında verilen kararlar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, bir kısmı hakkında verilen kararlar ise Yargıtay (7.), Yargıtay (Kapatılan) (16.) ve (17.) Hukuk Dairelerince ayrı ayrı, davaya konu taşınmazlarla ilgili kadastro sırasında malik hanelerinin boş bırakılmaları gerekirken kadastro ekibince malik belirlenmiş olmasının hukuki değeri ve geçerliliği bulunmadığı,
3402 sayılı Kanun'un 5 inci ve 27 nci maddeleri uyarınca tutanaklarla dava dosyası birleştirilerek ve gerekli ilamlar yapılarak Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davanın tarafları olan kişilerin tamamının davaya katılmaları sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması,
davalardan feragat eden köy muhtarı yönünden köy derneğinin muvafakati olmadıkça köy muhtarının davadan feragat etmesinin sonuç doğurmayacağı gibi aynı nedenlerle açılan davaların da birleştirilerek 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek bozma kararları verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamlarına uyularak dava dosyaları eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
5. Kadastro Mahkemesinde, bozma ilamından ve birleştirme kararlarından sonra yapılan yargılama sırasında davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi çekişmeli taşınmazların mera olduğunu beyan etmiştir.
6. Davalı/asli müdahil Hazine temsilcisi müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların mera olduğu iddiasında bulunarak taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
7. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; çekişmeli 4137 parseli 08.10.1983 tarihli senetle satın aldığı ve bu tarihten beri taşınmaza zilyet olduğu, 4133 ila 4136 parsel sayılı taşınmazlarda da annesinden gelen payının bulunduğu, aynı zamanda taşınmazlar hakkında vergi kaydının olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
8. Asli Müdahil ... müdahale dilekçesinde; 4262 ve 4341 parsel sayılı taşınmazlarda annesinden kendisine intikal eden miras payı bulunduğunu belirterek davaya katılmıştır. 9. Asli Müdahil ... ve ... müdahale dilekçesinde; 4137 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ile kendi babasının ortak malı olduğunu belirterek davaya katılmıştır.
10. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde. Yaylakent Beldesine bağlı ... Mahallesinin ... köy olduğunu, ...
Mahallesinin köy statüsündeyken açmış olduğu bir kısım davaların bulunduğunu, Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/154 Esas ve 1952/262 Karar sayılı ilamı ile davaya konu taşınmazlar ile ilgili olarak müdahalenin önlenmesine dair hüküm tesis edildiğini, Orta Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/113 Esas sayılı dava dosyası ile dava konusu taşınmazların mera vasfının bulunduğundan açılan tapu iptal tescil davalarının reddedildiğini, davacı yanların haksız ve mesnetsiz davalarının reddine,
müdahale talebinin kabulüne karar verilerek Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/154 Esas ve 1952/262 Karar sayılı ilamı ile Orta Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/113 Esas sayılı ilamları dikkate alınarak mera vasfına sahip taşınmazların mülk edinilmesinin mevzuata aykırı olduğundan davanın reddini savunarak davaya katılmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediye Başkanlığı temsilcisi ile davalılar ..., ..., ..., ..., , ... ve ... cevap dilekçelerinde; davacı tarafın dayandığı dava dosyasının, dava konusu taşınmazla ilgisini olmadığını, taşınmazın 21.08.1973 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile 1937 tarihli ve 41 tahrir numaralı vergi kaydı ile (hesap no;36) Elmalık Kasabası adına kayıtlı olduğunu, davacı tarafın taşınmazda zilyetliği bulunmadığı gibi önceden açılan davalarında davacı taraf aleyhine sonuçlandığını, davalı şahıslar adına olan vergi kayıtlarının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; 4272 parsel sayılı taşınmazın murisi olan babası ...'den intikal ettiğini ve 50 yıldan fazla bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini savunmuştur.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde; 4186, 4331, 4210, 4234, 4328 parsel sayılı taşınmazların vergi kayıtları kapsamında kaldığını, taşınmazların babas ...'dan intikal ettiğini ve 50 yıldan fazla bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
4. Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde; 4270, 4271,4296 parsel sayılı taşınmazların vergi kayıtları kapsamında kaldığını ve 50 yıldan fazla bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
5. Davalı ... cevap dilekçesinde; 4309, 4310, 4311, 4312, 4692, 4693, 4694 parsel sayılı taşınmazların vergi kayıtları kapsamında kaldığını, taşınmazların murislerinden intikal ettiğini ve 50 yıldan fazla bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
6. Davalı ... cevap dilekçesinde; 4309, 4310, 4311, 4312, 4692, 4693, 4694 parsel sayılı taşınmazların vergi kayıtları kapsamında kaldığını, taşınmazların murislerinden intikal ettiğini ve 50 yıldan fazla bir süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
7. Davalı ... ve arkadaşları vekili; taşınmazların mera olmadığını tarım arazisi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
8. Davalı ... ve ...; çekişmeli 4135 ve diğer üç parselin babası ...'den intikal ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
9. Davalı ...; 4341 ve 4262 parsel sayılı taşınmazların annesi ...'dan intikal ettiğini, diğer mirasçılar ile birlikte haklarının bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
10. Davalı ... ve ...; taşınmazların kendilerine murislerinden intikal ettiğini ve 60 yıldan fazladır zilyetliklerinde bulunduğunu savunmuşlardır.
11. ...; taşınmazın eşine babasından intikal ettiğini ve zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
12. Davalı ... ve ...; taşınmazları kendilerini ektiklerini ve zilyet olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
13. Davalı ...; taşınmazları tarla olarak kullandıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
14. Davalı ... ..., ..., ..., ..., ..., ...; taşınmazların babalarından intikal ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
15. Davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... ; taşınmaların atalarından kendilerine intikal ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
16. Davalılar ..., , ... ...; taşınmazları tarla vasfında olarak 60 yıldan fazla süredir bu şekilde kullandıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
17. Davalı ...; taşınmazı 40-50 yıldır kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamlarından sonra dava dosyalarını birleştirerek yaptığı yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temyize konu edilmeyen parseller yönünden şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı,
temyize konu olan parseller yönünden ise hüküm yerinde gösterilen şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacı ... ile asli müdahil ...'nın davalarının reddine, davalı/müdahil Hazinenin davalarının kısmen kabulüne, asli müdahil ...'in davasının kabulüne, temyize konu edilmeyen 4102, 4103, 4104, 4126 parsele ilişkin kadastro tespit tutanaklarının iptali ile bu taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, temyize konu edilmeyen 4115, 4165, 4197, 4198, 4322 parsele ilişkin kadastro tutanağının Hazine adına tesbit gibi tesciline, temyize konu diğer taşınmazlar yönünden ise,
4101 parsele ilişkin kadastro tespit tutanağının ... adına, 4110, 4111, 4113, 4114, 4127, 4128, 4139, 4140, 4349, 4350, 4351, 4352, 4174, 4175, 4177, 4178, 4179, 4180, 4353, 4354, 4356, 4357, 4359, 4285, 4286, 4287, 4361, 4362, 4363, 4364, 4166, 4167, 4199, 4200, 4321, 4293, 4294, 4295,
4296, 4297, 4298, 4299, 4149, 4161, 4162, 4163, 4164, 4263, 4267, 4269, 4271, 4141, 4142, 4148, 4230,
4234, 4248, 4343, 4344, 4306, 4307, 4308,
4301, 4302, 4309, 4311, 4312, 4325, 4326, 4327, 4216, 4254, 4255, 4256, 4188, 4252, 4303, 4181, 4182, 4183 ve 4184 parsel sayılı taşınmazların ise hüküm yerinde gösterilen şahıslar adına tespit gibi tesciline, 4105, 4106, 4107, 4108, 4109, 4112, 4116, 4125, 4133, 4134, 4135, 4136, 4137, 4138, 4173, 4176, 4355, 4358, 4360, 4288, 4168, 4323, 4324, 4300,
4153, 4154,
4155, 4156,
4150,
4151, 4152, 4261, 4262, 4264,
4265,
4266, 4268, 4270, 4272, 4143, 4144,
4145, 4146, 4147, 4221, 4222, 4223, 4224,
4229, 4231, 4232, 4233, 4235, 4236, 4237, 4238, 4239, 4240,
4245, 4246, 4247, 4341, 4342, 4305, 4304, 4310, 4328, 4329, 4330, 4331,
4332, 4213, 4214, 4215,
4253, 4185, 4186, 4187, 4209, 4210, 4211, 4212, 4249, 4250 ve 4251 parsellerin kadastro tutanaklarının iptaline, taşınmazların hüküm yerinde gösterilen şahıslar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı/müdahil Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı/müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilen taşınmazlar yönünden kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazların mera vasfında olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, asıl ve birleşen dava dosyalarındaki bozma ilamlarının mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli 4101 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan kayıt kapsamında kalıp kalmadığı, çekişmeli diğer taşınmazlar yönünden ise taşınmazlar üzerinde şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 13, 14, 20 ve 30/2 nci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, dava, genel mahkemeden kadastro mahkemesine devredilen elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince kadastro hakimi, iddia ve savunma çerçevesinde hüküm kurarken, davanın tarafları ile bağlı kalmaksızın hak sahibi olduklarını saptadığı takdirde dava dışı üçüncü şahıslar lehine de tescil hükmü vermekle yükümlü olduğundan, bu çerçevede re'sen araştırma yapmak ve gerçek hukuki durumu tespit etmek zorundadır.
Bu bağlamda, somut olayda dava ve temyiz konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında malik hanesi doldurulmuş ise de davanın anılan niteliği gereği, kadastro tutanaklarının malik hanesinin hukuken boş olduğunun kabulü gerekir.
Her ne kadar çekişmeli taşınmazların malik haneleri hukuken boş ise de 4332 parsel sayılı taşınmaz, ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... ... adına tespit edilmiş ise de bu kişinin kim olup olmadığı ve mirasçılarının tespiti hususunda İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma yapılmamıştır.
2. Diğer taraftan, 219.000,00 metrekare yüzölçümlü çekişmeli 4101 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan 21.08.1973 tarihli ve 3 sıra numaralı 119.000,00 metrekare miktarlı, hudutları itibariyle gayrisabit sınırlı olup miktarıyla geçerli olan tapu kaydının haritası olup olmadığı araştırılmamış, tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtilmemiş, çekişmeli taşınmaz üzerinde yöntemine uygun şekilde tapu kaydı zeminde uygulanarak kapsam tayini yapılmamıştır.
Ayrıca, tapu kaydının edinme sebebi incelendiğinde, Hazinenin temliki ile oluşmuş olması nedeniyle tapu kaydının temyize gelen davalı/müdahil Hazineyi bağlayıp bağlamayacağının üzerinde durulmadığı gibi gerekçeli kararda da çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarında da gerekçe yazılmaksızın taşınmazın yargılama sırasında statüsü Belediyeden köye dönüştürüldüğü belirtilen Elmalık Köy Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3. Öte yandan, çekişmeli taşınmazlara ilişkin zilyetlik araştırması yönünden ise İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmada yetersizdir.
Davacı ve müdahil taraf, taşınmazların mera vasfında olduğunu iddia etmesine rağmen mahkemece yöntemine uygun bir şekilde mera araştırması yapılmadığı gibi taşınmazların bulunduğu yöreyle ilgili mera tahsis kararı ya da kaydı olup olmadığı araştırılmamış ve taşınmazların komşu parsel tutanakları getirtilerek çekişmeli taşınmazlar yönünü ne okuduğu üzerinde durulmadığı gibi hükmen kesinleşen taşınmazlar var ise bu taşınmazlara ilişkin dava dosyaları da getirtilerek çekişmeli taşınmaza ilişkin tespitlerin olup olmadığı da araştırılmamış,
çekişmeli taşınmazların bir kısmının kuzeyinde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılıp daha sonrasında yapılan orman kadastrosu ile oluşan 203 ada 1 parsel sayılı orman vasıflı taşınmaza komşu durumda olmalarına rağmen yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılmadığı gibi taşınmazların maliklerinin ve niteliklerinin net olarak belirlenebilmesi için Orman İdaresinin dosyaya katılımı da sağlanmamıştır.
4. İlaveten, davacı ve müdahilin dilekçelerinde belirttikleri, Hazinenin de taraf olmadığı Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.11.1952 tarihli ve 1949/154 Esas, 1952/262 Karar sayılı dava dosyasının aslı bulunamamış ve bir örneği dosya içerisine getirtilmiş ise de, çekişmeli taşınmazların ilama ekli olan 13.07.1952 tarihli kroki kapsamında kalıp kalmadığı,
bu krokinin zeminde uygulanabilir olup olmadığı hususlarında fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda belirtilmemiş, yine mahkemece hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmış ise de hava fotoğrafları ehil bilirkişiler tarafından incelenmediği gibi her bir parsel hakkında tek tek çakıştırma yapılmak suretiyle denetime elverişli olacak şekilde hazırlanmamış, ayrıca taşınmazların bir kısmının sınırında, bir kısmının ise üzerinde dere bulunduğu belirtilmesi rağmen mahkemece yapılan keşiflere jeolog bilirkişisi götürülmediği gibi fen bilirkişi raporunda da bu dereler gösterilmemiştir.
Ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda ise bir kısım taşınmazların komşularında mera bulunmasına rağmen mera ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususları ile çekişmeli taşınmazların nitelikleri tam olarak belirtilmemiş, fen bilirkişinin de yardımıyla rapora ekli fotoğraflara çakıştırma yapılmak suretiyle her bir taşınmaz ayrı ayrı gösterilmemiş ve rapor içeriğinde çekişmeli 4161, 4252, 4253, 4254, 4255, 4256 parsel saylı taşınmazlar hakkında da herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Ayrıca, dava dosyaları birleştirilmeden önce yapılan keşifler neticesinde alınan ziraat bilirkişi raporlarında, bir kısım taşınmazlar hakkında mera vasıflı olduğu, bir kısım taşınmazlar yönünden ise taşınmazlar üzerinde herhangi bir kullanım olmayıp zeminin taşlık olduğu belirtilmesine rağmen ziraat bilirkişi raporunda bu tespitlerden yararlanılmadığı gibi rapora ekli fotoğraflarda bir kısım taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı,
taşınmazların zeminin taşlık ve eğim oranın yüksek olduğu görülmesine rağmen hazırlanan raporda bu taşınmazların tarım arazisi olduğu belirtilmek suretiyle rapor içeriğinde çelişki oluşturulmuş ve İlk Derece Mahkemesince bu çelişki de giderilmemiştir.
5. Diğer taraftan, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alındığı belirtilen ziraat bilirkişi raporlarında 4101, 4105, 4106, 4114, 4116, 4125, 4199, 4200, 4209, 4210, 4211, 4212, 4213, 4214, 4215, 4216 parsel sayılı taşınmazların mera vasfında olduğu belirtilmesine ve dinlenen komşu köy mahalli bilirkişilerinin de anılan taşınmazlar ile çekişmeli taşınmazların bir kısmının köyün merası olarak kullanıldığını,
bir kısmının ise kimse tarafından kullanılmadığını beyan etmelerine rağmen rapor içeriği ve komşu köy mahalli bilirkişilerini beyanları ile aynı köy mahalli bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki oluşmasına rağmen bu çelişki giderilmediği gibi ziraat bilirkişi raporu içeriğine ile komşu köy mahalli bilirkişi beyanlarına neden itibar edilmediği hususunda da İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir gerekçe yazılmamıştır.
6. Başka bir husus ise kadastro sırasında tespit maliki olan şahıslar adına aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlik nedeniyle belgesizden tespit edilen taşınmazların mevcut olup olmadığı ilgili kurumlardan sorularak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verilemez.
7. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, 4332 parsel sayılı taşınmaz yönünden ölü olduğu belirtilen tespit maliki ... ...'nin mirasçıları belirlenmeli, kimlik bilgilerinin bulunabileceği resmi ve özel kurumlardan kimlik ve adres bilgilerinin tespitine ilişkin araştırma yapılmalı, kolluk kuvvetlerinden adı geçen tespit malikinin ve mirasçılarının belirlenmesine yönelik olarak ayrıntılı araştırma yapılması istenilmeli,
tüm araştırmalara rağmen tespit malikinin kimlik bilgilerinin belirlenememesi halinde ise 3561 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kayyım tayin edilmesi hususu düşünülmeli ve Orman İdaresinin davaya katılımı sağlanmalı, taraf teşkili tamamlandıktan sonra,
çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidinin yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise orman tahdidine ilişkin ilgili tüm harita ve tutanaklar Orman İdaresinden istenmeli, orman tahdidinin kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek birleşik harita, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin tamamının kadastro tutanakları ve varsa dayanakları ile davalı iseler dava dosyaları temin edilmeli, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek,
taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre aktarılan davanın dava tarihi olan 1986 yılından 15- 20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar,
uydu fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili kurumlardan celbedilmeli, 21.08.1973 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydının tamamı (tesislerinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde eksiksiz ve tedavülleri birbiriyle bağlantılı olarak ve -kütüklerden fotokopi çekilmiş olarak değil- bilgisayar çıktısı olarak ve köy, mahalle, mevki, cins, sınırlar, yüzölçümü, malik, hisse, geldi,
gitti ve revizyona ilişkin tüm bilgileri içerir şekilde) ile varsa tesis ve ifraz krokisi ile haritalarının onaylı örneklerinin mahalli Tapu Müdürlüğünden (eski yazı tapu kayıtlarının Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından) ayrı ayrı sorularak getirilmeli, ayrıca ilgili kurumlara müzekkere yazılırken, bu tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında başka parsellere revizyon görüp görmedikleri sorularak, revizyon görmüşlerse bu taşınmazların kadastro sonucu oluşan tespit tutanakları ile -oluşmuş ise- tapu kayıtlarının ve yine tespitlerine esas alınan belgelerin onaylı örnekleri istenilmeli;
tapu kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmazların başka dosyalarda dava konusu olduklarının anlaşılması halinde ilgili dava dosyalarına ilişkin mahkeme hakimince düzenlenecek dosya inceleme tutanakları dosya arasına alınmalı; bunların yanında dava konusu taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parselleri (dava konusu parsellerin hudutlarında dere,
yol vs. bulunması halinde bunlardan sonra gelen parseller de dahil olmak üzere) bir arada gösterir geniş çaplı kadastral kroki ve bu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile varsa dayanaklarını oluşturan kayıt ve belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, taşınmazların bulunduğu yer ve yöreye ilişkin mera tahsis kaydı ve kararı olup olmadığı hususu araştırılmalı, Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen sınırlamalar yönünden, davalı ve müdahil şahısların aynı kadastro çalışma bölgesi içinde adlarına belgesizden tespit edilen yer bulunup bulunmadığı Tapu Müdürlüğü,
Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorularak tespit edilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan taşınmazlara komşu ve taşınmazların bulunduğu yerde yaşayan şahıslar arasından seçilecek üçer kişilik mahalli bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi, jeolog bilirkişi,
halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisi ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 290 ıncı maddesi kapsamında bir fotoğrafçı bilirkişi eşliğinde dava konusu taşınmazlar başında, taşınmazlar tek tek gezilmek ve her bir parselle ilgili mahkeme hakiminin gözlemi tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte, orman araştırması yönünden;
kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli;
tespit tarihinden önce kesinleşmiş bir orman tahdidinin olmadığı belirlendiği takdirde, yöreye ait “en eski” ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116 sayılı Orman Kanunu, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;
toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle,
çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli;
hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak çekişmeli taşınmazın niteliğini, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı hususlarının açıklandığı ve müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli,
tapu kaydı uygulaması ve zilyetlik araştırması yönünden ise 3402 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinde de belirtildiği üzere, öncelikle 4101 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu kaydının dayanağı harita mevcut ise, yerel bilirkişi yardımı ve uzman fen bilirkişi kurulu eliyle bu harita yöntemince yerine uygulanmalı ve uygulama yapılırken de haritası bulunan kayıtların kapsamlarının uygulama olanağı bulunan haritasına göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeli, tapu kaydının haritasının bulunmadığının ya da haritanın uygulama kabiliyetinin olmadığının anlaşılması durumunda ise, ilke olarak tapu kaydının tesis tarihindeki sınırlarına değer verileceği,
bu sınırlarda sonradan bir değişiklik olmuş ise ancak bu değişikliğin doğru bir esasa dayanması durumunda değişen sınırlara itibar edilebileceği gözetilerek, kayıttaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı ve kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli ve ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapu kayıtlarının ihdası, intikali, intikal sırasında hudutlarında ve miktarlarında değişiklik olmuş ise bu değişikliğin nedeni ve hudutların arz ettikleri özelliklere ilişkin bilgi alınmalı,
kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için ise taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve yapılacak tapu kayıt uygulaması sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulamasına ilişkin beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli, denetleme yapılırken;
tapu kaydının sınırlarında şahıs, yer ve mevkii olarak tarif edilen taşınmazların tutanak ve dayanak kayıtları da getirtilerek bu belgelerden yararlanılmalı, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parseller ile bunlardan hükmen kesinleşenler varsa bu dosyalardaki kayıt uygulamaları, tapu kaydına kapsam tayin edilirken göz önünde bulundurulmalı, 4101 parsel sayılı taşınmaz yönününden tapu kaydının Hazine temlikiyle oluşması nedeniyle Hazine yönünden bağlayıcı olup olmayacağı hususu tartışılmalı,
4101 parsel sayılı taşınmazın tamamının ya da bir kısmının tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde ve çekişmeli diğer taşınmazlar yönünden de uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden aktarılan davanın açıldığı tarihten geriye doğru 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki zilyetlikle kazanım şartları araştırılmalı, mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazların sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı,
taşınmazların kullanımlarına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, evveliyatları itibariyle kadim mera vasfında olup olmadıkları, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, dava konusu taşınmazların sınırlarında mera varsa zaman içinde sınırlarında mera yönünde genişleme olup olmadığı ve mera ile taşınmazlar arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı,
dava konusu taşınmazların derenin taşkınına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; tapu kayıt uygulaması ile zilyetlik araştırmasında önceki keşiflerde alınan beyanlarından da yararlanılmalı;
komşu parsellerin başka davanın konusu olduklarının anlaşılması halinde, ilgili dava dosyaları getirtilerek dava konusu taşınmazların niteliklerinin ve zilyetlik durumlarının değerlendirilmesi sırasında bu dosyalarda alınan beyan ve raporlar dikkate alınmalı, fen bilirkişisinden, 4101 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının kapsadığı alanı farklı renklerle gösterilerek, komşu taşınmazların varsa oluşumundaki dayanak kayıt ve belgeler uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların bulunduğu sınırları ne olarak okuduklarının belirlendiği,
kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kaydının sınır denetiminin yapıldığı ve kaydın kapsamının kesin olarak gösterildiği, taşınmazlar üzerinde tarafların kullanımındaki bölümler ile mera alanları arasında doğal yada yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının belirtildiği ve varsa tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı; ayrıca varsa tespite esas alınan tapu kaydının krokisi ile Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.11.1952 tarihli ve 1949/154 Esas, 1952/262 Karar sayılı kararına ekli olan 13.07.1952 tarihli krokinin de uygulama kabiliyetinin bulunup bulunmadığının açıklandığı,
uygulama kabiliyeti mevcut ise, söz konusu haritalar ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle kapsadığı alanın net olarak belirlendiği, haritadaki sınır noklarının uygulanıp uygulanmadığı, sınır noktaları arasında bağlantı sağlanıp sağlanmadığı, haritalardaki noktalar arasındaki uzaklıkların zeminde de aynı şekilde olup olmadığı,
haritanın koordinatsız olarak hazırlanmış olması nedeniyle fenni sıhhate haiz olup olmadığı hususlarını açıkça ortaya koyan, dava konusu taşınmazların geçmişteki ve kadastro sınırlarındaki değişmelerini irdeleyen, taşınmazların sınırlarında ve üzerinde kalan dere, yol, mera vs. sınırlarını gösteren, somut bulgulara ve bilimsel esaslara dayanan, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita/kroki hazırlaması istenilmeli, jeolog bilirkişisinden, taşınmazların önceki ve halihazırdaki niteliğinin ne olduğu,
taşınmazların, dere yatağında kalıp kalmadıkları, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıkları, derenin etkisi altında kalıp kalmadıkları, derenin ... riski taşıyıp taşımadığı, taşınmazların jeolojik yönden zilyetlikle iktisap edilmeye olanaklı yerlerden olup olmadıkları hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;
ziraatçi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların tamamının veya bir kısmının zilyetlikle iktisap edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliklerinin ne olduğunu, kamu orta malı mera vasfı taşıyıp taşımadıklarını, meradan açılıp açılmadıklarını, meranın devamı niteliğinde olup olmadıklarını, mera ile tarafların zilyetliği altında bulunan bölümler arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını açıklayan, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini somut verilerle ortaya koyan, taşınmazların birbirleriyle ve komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini,
bitki desenini açıklayan, önceki keşiflerde alınan ziraatçi bilirkişi raporlarının da değerlendirildiği ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişiden, dava konusu taşınmazların birbirleriyle ve komşu parsellerle arasındaki sınırları gösterir şekilde, mümkün olduğunca farklı yön, açı ve yükseklikten fotoğrafları çektirilerek,
fotoğrafların hangi taşınmaza ait olduğunun açıklanması ve fen bilirkişisinin yardımı ile çekişmeli taşınmazlarla komşu parsellerin sınırlarının fotoğraflar üzerinde gösterilmesi istenmeli, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlenlettirilmeli ve bundan sonra,
taşınmazların öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı hususu da göz önünde bulundurulmalı, ayrıca şahıslar adına belgesiz zilyetlik yoluyla tespiti yapılan taşınmazların sulu arazi mi yoksa kuru arazi mi olduğu belirlendikten sonra sulu arazi de 40 kuru arazide 100 dönüm sınırının aşılıp aşılmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
8. İlk Derece Mahkemesince davanın genel mahkemeden kadastro mahkemesine aktarılan dava olduğu ve bu nedenle 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca taşınmazların malikini re'sen belirleme yükümlülüğünün bulunduğu dikkate alınmak suretiyle, yukarıda detaylı şekilde açıklanan çerçevede araştırma ve inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi;
kabule göre de, kadastro hakimi, infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmakla yükümlü olup Mahkemece, 4114, 4288, 4167, 4270, 4252 parsel sayılı taşınmazlar hakkında paylı olarak hüküm kurulmasına rağmen hüküm yerinde pay payda eşitliği sağlanmadan 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine aykırı şekilde hüküm kurulmuş olması dahi isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13512, K. 2023/1552, 16 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama