KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/13611 E., 2024/4450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Dava tarihi
- 05.04.1989
- Karar
- Davanın reddine, kabulüne
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede sonucunda, gerekçeli kararın en son kısmında bulunan kanun yollarının gösterildiği fıkrada "6100 sayılı HMK 341/2 nci maddesi gereğince hükmün istinaf sınırının altında olması nedeniyle" "KESİN" olarak" karar verildiği belirtilmiş ise de somut olayda birleşen dava dosyaları hakkında öncesinde Yargıtay bozma ilamlarının bulunması karşısında birleştirme kararlarından sonra dosyanın tamamı üzerinde yapılacak kanun yolu incelemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3.
maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesine göre yapılması gerekmektedir. Anılan Kanun'un 427 maddesinde ise belirtilen kesinlik sınırı taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olup gayrimenkulün aynına ilişkin davalar belirtilen kanun maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
Nitekim, 03.10.2001 tarihinde kabul edilen değişiklikle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 40 ncı maddesine, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” hükmü ilâve edilmiştir.
Hükmün gerekçesinde ise bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, merci ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline geldiği açıklanmıştır.
Hukuk davalarında kurulacak hükümlerin taşıması gereken kapsam da 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde hüküm altına alınmış ve maddenin 1/ç bendinde; varsa kanun yolları ile süresinin hüküm sonucunda yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemeler dikkate alındığında, mahkemelerin kararlarında ilgililere başvurabilecekleri kanun yollarını, başvuru mercilerini ve sürelerini sadece göstermeleri yeterli olmayıp, aynı zamanda doğru olarak da göstermeleri anayasal ve yasal bir gerekliliktir. (Aynı yönde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2023 tarihli ve 2022/6-552 Esas, 2023/998 Karar sayılı kararı)
Belirtilen hususlar ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi kapsamındaki "Hukuki Dinlenilme Hakkı" gereğince, taraflara yapılan mahkeme kararına ilişkin tebligatın usul ve kanuna uygun olduğundan söz edilemez.
Bu nedenle, mahkemece gerekçeli kararın tebligat mazbatasına "gerekçeli karara karşı 15 günlük süre içerisinde temyiz kanun yoluna başvurulabileceği" hususu şerh edilmek suretiyle mahkeme kararını temyiz eden davacı ... ve davalı ... dışındaki tarafların tamamına, 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 Sayılı Kanun) ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli karar tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenilmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi için Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13611, K. 2024/4450, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama