KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/13673 E., 2023/6139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/68 E., 2020/12 K.
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
... ... ... ... ...
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ...,... ve 326 parsel ... sırasıyla 101,00, 129,00, 212,00, 270,00 ve 700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacılar ..., ... ve ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde; 14.06.1979 tarih ve 25 sıra numaralı tapu ile müvekkillerine ait olan 6/6 ada 1 parsel ... taşınmaza vaki davalıların elatmalarının önlenmesini ve kal'ini istemiştir.
3. Müdahil davacı ... vekili 11.09.1992 havale tarihli dilekçesinde; Çekişmeli 313 parsel ... taşınmazın üzerindeki ev ile beraber müvekkili tarafından davalı ...'dan satın alındığını ileri sürerek davaya müdahale talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... 05.02.1980 tarihli duruşmada alınan beyanında; taşınmazı 11 sene evvel davalı ... 'dan senetle aldığını, tapusu olup olmadığını bilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... 05.02.1980 tarihli duruşmada alınan beyanında; taşınmazı 11 sene evvel ... ... adındaki bir şahıstan senetle aldığını, yarısını da ...'tan tapu ile satın aldığını, bir kısmı davalı ...'e sattığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... 05.02.1980 tarihli duruşmada alınan beyanında; taşınmazı ...'tan satın aldığını, tapusunun mevcut olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli ve 2005/8 Esas, 2014/271 Karar ... kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı tarafın kamulaştırma alanında kaldığı belirlenen eski 1339 parsel ((26.03.2014 tarihli bilirkişi raporundaki kroride A= YOL + B (yeni 1472 ada 34 parsel))'e yönelik talebinin, söz konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği ve idari yoldan tapuya tescil edildiği anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine, davacı tarafın ..., ..., ... ve ...'ya karşı açtığı davanın kabulüne.
26.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 34,20 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, (F) harfi ile gösterilen 29,53 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, (E) harfi ile gösterilen 11,72 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, (C) harfi ile gösterilen 3,23 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, müdahalesi tespit edilen miktarların ifrazından sonra;
eski 311 yeni 1362 ada 11 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 105,37 metrekare olarak ... adına, eski 313 yeni 1362 ada 7 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 119,30 metrekare olarak tamamı 4 pay kabul edilerek;
... ve müşterekleri adına, eski 325 yeni 1362 ada 5 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 214,97 metrekare olarak ... adına, eski 326 yeni 1362 ada 6 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 674,19 metrekare olarak tamamı 8 pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına, fen bilirkişi raporunda (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen toplam 75,45 metrekarelik kısmın 1362 adanın son parsel numarasından sonra oluşacak parsel numarası altında arsa niteliğinde tamamı 9 pay kabul edilerek;
... ve müşterekleri adına, 19.11.2014 tarihli ek raporunda eski 311 nolu parsel içerisinde kaldığı belirtilen 3,23 metrekarelik kısmın 1362 adanın son parsel numarasından sonra oluşacak parsel numarası altında arsa niteliğinde tamamı 9 pay kabul edilerek, ... ve müşterekleri adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16 . Hukuk Dairesinin 19.12.2018 tarihli ve 2018/5644 Esas, 2018/7956 Karar ... kararıyla ; "Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, hükme esas alınan 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre 324 parsel ... taşınmazın (H) harfi ile gösterilen bölümünün de aktarılan davanın konusu olduğu anlaşıldığına halde, mahkemece bu bölüm hakkında karar verilmemiş olmasının isabetsiz olduğu " gereğine değinilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın kamulaştırma alanında kaldığı belirlenen eski 1339 parsel ((26.03.2014 tarihli bilirkişi raporundaki kroride A= YOL + B (yeni 1472 ada 34 parsel))'e yönelik talebinin, söz konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği ve idari yoldan tapuya tescil edildiği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, davacı tarafın ..., ..., ... ve ...'ya karşı açtığı davanın kabulüne.
26.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 34,20 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, (F) harfi ile gösterilen 29,53 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, (E) harfi ile gösterilen 11,72 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, (C) harfi ile gösterilen 3,23 metrekarelik kısma ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine,(H) harfi ile gösterilen 40,42 metrekarelik kısma ... ve ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, müdahalesi tespit edilen miktarların ifrazından sonra;
eski 311 yeni 1362 ada 11 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 105,37 metrekare olarak ... adına, eski 313 yeni 1362 ada 7 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 119,30 metrekare olarak tamamı 4 pay kabul edilerek;
... ve müşterekleri adına, eski 325 yeni 1362 ada 5 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 214,97 metrekare olarak ... adına, eski 326 yeni 1362 ada 6 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 674,19 metrekare olarak tamamı 288 pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına, fen bilirkişi raporunda (E), (F), (G) ve (H) harfleri ile gösterilen toplam 115,87 metrekarelik kısmın 1362 adanın son parsel numarasından sonra oluşacak parsel numarası altında arsa niteliğinde tamamı 18 pay kabul edilerek;
... ve müşterekleri adına, 19.11.2014 tarihli ek raporunda eski 311 nolu parsel içerisinde kaldığı belirtilen 3,23 metrekarelik kısmın 1362 adanın son parsel numarasından sonra oluşacak parsel numarası altında arsa niteliğinde tamamı 18 pay kabul edilerek, ... ve müşterekleri adına, eski 324 yeni 1362 ada 4 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 26.03.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 203,54 metrekare olarak tamamı 2 pay kabul edilerek ... ve ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli 1339 parsel ... taşınmaz yönünden görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Yargıtay bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, kamulaştırma yapılan alan ile ilgili ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmediğini, müvekkillerinin dayandığı tapu kaydının taşınmaza uyduğunu ve 1950 yılında yapılan kamulaştırma işleminden çok sonra düzenlendiğini, eğer kamulaştırılan alan müvekkillerinin taşınmazının bulunduğu alan ise o zaman müvekkillerinin tapusunun düzenlenmemiş olması gerektiğini, hükme esas alınan raporun 2010 yılına ait rapor esas alınarak düzenlendiğini, 2010 tarihli raporunda bozma ilamına konu edildiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine ,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13673, K. 2023/6139, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama