İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13759 K.2024/4225

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2021/13759Karar2024/4225Tarih24 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.262 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/13759 E., 2024/4225 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2024
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2018/30 E., 2021/14 K.
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.262 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ..., davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli tarihli ek kararıyla, davalı Hazine vekilinin temyiz isteğinin temyiz sınırının altında kalması nedeni ile reddine karar verilmiş olup, davalı Hazine vekili tarafından iş bu ek karar ve davacı ... ve davacı ... vekili tarafından asıl karar temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında Trabzon ili Köprübaşı ilçesi Akpınar Köyü 168 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1.274.470,10 m2 yüzölçümü ile senetsizden orman vasfıyla Hazine adına tespit görmüştür.

Davacı ... dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın sınırları içerisinde babasından kalan ve mahkeme kararıyla tapuya kayıtlı taşınmazlar olduğunu öğrendiğini ve adına tescilini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan kendisine ait taşınmazların adına tescilini talep etmiş, Mahkemece dosyalar birleştirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı ... ve birleşen dosya davacısı ...'ın davalarının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ..., birleşen dosya davacısı ... ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.10.2017 tarihli ve 2016/1881 Esas, 2017/7531 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, "davacı ...'ın sunduğu tapu kaydının üç hudut itibari ile dava konusu ettiği yere uyduğu ancak sınırlarında yöresel işaretlerin (taş, tel, duvar, çit) bulunmaması nedeniyle sınırlarının muallak olduğu, gayri sabit hudutlu olduğu anlaşılarak krokide A ve B harfleri ile gösterilmiştir. ...'ın dava konusu ettiği yer ile orman arasında belirgin bir sınırın olmadığı, mahalli bilirkişilerce gösterilen sınırların ise muallak olduğu anlaşılarak krokide C harfi ile gösterilmiştir.

Ziraat yüksek mühendisi raporunda, dava konusu A, B ve C harfleri ile gösterilen alanlarda gübreleme, yabancı ot mücadelesi, hastalık ve zararlılarla mücadele, çapalama, hasat vb. zirai teknik işlemlerin insan gücü ile yapılabilmesi için gerekli olan fiziki kriterlere sahip olmadığını,

dava konusu alanların çevresinde bulunan büyük taç yapısına sahip orman ağaçlarının yapmış olduğu gölgeleme nedeniyle vejetasyon döneminde gerekli olan güneş ışığından faydalanılamadığını ve dolayısıyla yetersiz güneşlenmenin tarımda sınırlayıcı bir etki yapmasından dolayı bu gibi alanlarda bu şekilde bitkisel üretim ( tarım ) yapılamayacağını yapılsa bile ekonomik olmayacağını, dava konusu alanların, mevcut vasfı, kullanım şekli, toprak yapısı, bitki örtüsü, topoğrafyası itibarı ile kadim tarım arazisi niteliğinde olmayan yerlerden olduğunu, davalı alanların etrafında bulunan orman parselinden ayırıcı kadim bir unsur bulunmadığı,

taşınmazın içinde ve çevresinde orman ağaçlarının ve orman altı florasının bulunduğu, A,B,C alanlarının çevresindeki orman ile bütünlük içerisinde olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.

Orman yüksek mühendisleri bilirkişi kurulu eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı üzerindeki yaptıkları incelemede, 168 ada 1 numaralı parsel içerisinde sahiplik iddiasında bulunan "A","B","C" rumuzu ile gösterilen alanların 1937 yılında ürürlüğüne giren 3116 Sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerden olduğu, 4785 Sayılı Orman Kanunu ve 5658 sayılı yasalar ile ilişiğinin olmadığı halen yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu sonuç ve kanaatine vardıklarını belirtmişlerdir.

Bu itibarla, her ne kadar ...'ın dayanak tapu kaydı dava konusu yere uysa da ve birleşen dosya bakımından dava konusu yerde malik sıfatıyla zilyetlik mevcut olsa da tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesi'nin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 Esas-Karar.

14.03.1989 tarihli ve 35/13 Esas-Karar ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 Esas-Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu" gerekçesi ile ana dosya ve birleşen dosyanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ..., davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, 20.05.2021 tarihli ek kararındaki "temyiz başvurusunun yalnızca 300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin olduğu, 300,00 TL vekalet ücretinin karar tarihi itibari ile temyiz sınırının altında kalıp temyiz edilemez nitelikte ve kesin olması" gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Anayasa'nın 36 ncı maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir". Mahkemeye erişim ..., Anayasa'nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme ... güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma ..., adil yargılanma ... kapsamındadır.

28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek 6 ncı maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirilmiştir.

Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma ... kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma ..., hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve ... duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin temyize konu kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.

Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin, verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararı usul ve kanuna uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366/1 maddesi yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1 inci maddesi uyarınca reddine dair ek kararı kaldırılarak işin esasının incelenmesine geçildi.

2- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre,

İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ..., davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366/1 maddesi yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca REDDİNE dair ek kararın kaldırılmasına,

2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın temyiz eden ... ile Musa Kazın Sancak'tan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13759, K. 2024/4225, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13759
Karar No
2024/4225
Tarih
24 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13761 K.2024/6221
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13771 K.2024/5515
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/13772 K.2024/20409
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13777 K.2024/5856
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/13788 K.2024/5470
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/13789 K.2024/9533

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.