KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/14282 E., 2022/8898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Dava türü
- Kadastro Tespitine İtiraz
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Mahkemece ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu defa ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “ Çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olmadığı ve davalı tarafın taşınmaz üzerinde 20 yılı aşan zilyetliğinin bulunduğu yerel bilirkişi, tanık sözleri ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından Hazinenin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak, Mahkemece çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde bulunduğu ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bu konuda yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek;
çekişmeli taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi için taşınmazın bulunduğu yerde varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişilerinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte,
varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, mera tahsis haritası kapsamı dışında kalan yerlerin öncesi kadim mera olsa bile tahsisle birlikte meralık niteliği kalkmış olacağından, davalının tahsisinin kesinleştiği tarihten itibaren kadastro tespit tarihine dek 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmuş olması halinde zilyetlikle iktisabın mümkün olduğunun düşünülmesi, mera tahsis kararı mevcut değil ise, komşu 155 ada 22 sayılı mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı,
çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığının araştırılması, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmesi,
3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklayan nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmesi,
bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 155 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, temyiz edilmeksizin 20.08.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Bilahare, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davalı tarafa yapılan tebliğatın usulüne uygun olduğu ve temyiz süresinin geçtiğinden bahisle 25.01.2021 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu defa ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/14282, K. 2022/8898, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama