İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/14884 K.2023/4683

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2021/14884Karar2023/4683Tarih26 Eylül 2023Okuma10 dk · 1.971 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/14884 E., 2023/4683 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2023
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2015/4 E., 2018/11 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.971 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davacı ..., davalı ..., tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında; Erzurum ili, İspir ilçesi, ... mahallesi çalışma alanında bulunan 120 ada 15 parsel ... 532.57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 123 ada 7 parsel ... 77.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1/2 paylı olarak davalılar ... ve ..., 120 ada 6, 114 ada 1, 106 ada 19, 101 ada 99 parsel ... 881.35, 888.58, 444.59, 280.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 1/2 paylı olarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir.

2. Davacılar ..., ... ve ... temsilcisi dava dilekçesinde; A. 123 ada 7 ve 106 ada 19 parsel ... taşınmazların tamamının davacılardan ... ve ...'e ait olduğunu, 1966 yılından beri tasarruf ve zilyetlikleri altında bulunduğunu bu nedenle adı geçenler adına paylı olarak tescilini,

B. 120 ada 6, 120 ada 15, 114 ada 1 parsel ... taşınmazların ise davacı ...'ya ait olduğunu 20 yıldan fazla bir süredir zilyetliğinde bulunduğunu bu nedenle ... adına tescilini istemiştir.

3. Müdahil ... vekili 20.05.2016 tarihli katılma dilekçesnde; 120 ada 15 parsel ... taşınmazın müdahilin babası ...'e ait iken ölümüyle yapılan taksim ile müdahile kaldığını öne sürerek tespitinin iptali ile müvekkili ... adına tescilini istemiştir.

4. Müdahil ... 14.08.2017 tarihli katılma dilekçesinde; 101 ada 99 ve 106 ada 19 parsel ... taşınmazların kök muris ...'ya ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını, mirasçıları arasında taksim yapılmadığını öne sürerek bu taşınmazların tüm mirasçılar adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... yargılama aşamasında verdiği beyan dilekçesinde; taşınmazların 1972, 1976, 1979 tarihli senetlere dayalı olarak tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

2. Diğer davalılar cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2012 tarihli ve 2006/37 E., 2012/92 K. ... kararı ile davanın reddine, temyize konu bu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ..., ... ve ... temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2014 tarihli ve 2014/2276 Esas, 2014/1961 Karar ... kararıyla; taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarının son derece soyut olup taşınmazların kimden kaldığının dahi belirlenmediği, nüfus kayıtlarının getirtilmediği, tarafların belirlenmeyen muris ile arasındaki ırsi bağın da ne olduğunun araştırılmadığı,

İlk Derece Mahkemesince mirasçılar arasında 1968 tarihinde yapılan noter senedi ile taşınmazları paylaştıkları ancak aralarında uyuşmazlık yaşandığını, bu kez 1972 yılında düzenlenen noter senedi ile asıl paylaşmanın yapıldığı kabul edilmiş ise de söz konusu senetler taşınmazlar başında yapılan keşifte uygulanmadığı gibi 1968 tarihli noter senedinde dokuz mirasçının isminin bulunduğu, 1972 tarihli noter senedinin ise dört kişi tarafından düzenlendiği halde bu sözleşmelere tüm mirasçıların katılıp katılmadığının belirlenmediği, bu nedenle;

öncelikle davacı tarafa, dava dilekçesi açıklattırılarak çekişmeli taşınmazların kimden kaldığını iddia ettiklerinin sorulması, murisin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus kayıtları getirtilmesi, tarafların muris ile arasındaki ırsi ve akdi bağın tespit edilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile tarafların yöntemine uygun şekilde gösterecekleri tanıklar huzuru ile yeniden keşif icra edilmesi, keşif sırasında yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların evveliyatında kime ait olduğu,

kimden kime ve nasıl intikal ettiği, davacıların ya da tarafların ortak murislerine ait olması halinde mirasçıları tarafından usulüne uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kime isabet ettiği, davalılara isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması,

muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretlerinin getirtilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm taşınmazların ...'dan intikal ettiği, çözümlenmesi gerekenin ... mirasçılarının kendi aralarında yapmış oldukları taksim sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı hususunda olduğu, dosya içerisinde iki farklı taksim senedi bulunduğu, birincisi 1968 yılında yapılan ve murisin tüm mirasçılarının katıldığı senet olup babadan kalan taşınmazların mirasçıları arasında taksim edildiği, ancak keşif mahallinde bulunan taraflarca bu ilk senedin mirasçılar arasında çıkan ihtilaf nedeni ile uygulanmadığını ifade etmeleri nedeniyle senedin geçerli olmadığı,

bunun sonucu olarak çeşitli tarihlerde mirasçıların bir kısmı arasında yapılan ve senet metninde paylaşılan belli taşınmazlara ilişkin ikili satış ve devirleri de geçerli saymanın mümkün bulunmadığı, daha sonra düzenlenen 11.09.1972 senette murisin sadece dört mirasçısı yer alması nedeniyle tüm mirasçıları katıldığı bir taksim yapılmadığı, geçerli olmayan bir paylaşıma dayanılarak taşınmazın kullanılmasının diğer mirasçılar karşısında zilyete herhangi bir hak sağlamadığı, bu nedenle davacılar Anşa ve ...'in kendi adlarına tespitinin sağlanmasının mümkün bulunmadığı,

davacı ... ve asli müdahil ... tarafından talep edilen taşınmazlarında yine muris tüm mirasçılarının hakkı bulunmakla birlikte, taleple bağlılık ve çoğun içinde az da vardır ilkeleri gereği sadece talepte bulunan davacı adına tescil hükmü kurulması gerektiği, asli müdahil ...'ın dilekçesinde talep ettiği taşınmazların ... mirasçıları adına tespitini talep etmesi karşısında bu taşınmazların muris ... mirasçıları adına tescili gerektiği gerekçesiyle;

1. Asli müdahil ...’ın davasının kabulüne,

2. 101 ada 99 parsel ile 106 ada 19 parsel ... taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına tek katlı ahşap ev ve ahır ve samanlık ve arsası vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline,

3. 106 ada 19 parsel ... taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına arsa vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, 4. Davacı ...’in davasının reddine, 5. Vaki feragat nedeniyle123 ada 7 parsel ... taşınmaza ilişkin açılan davanın reddine,

6. Davacı ...’in davasının reddine,

7. Davacı ...’nın davasının kısmen kabulü ile;

8. 114 ada 1 parsel ... taşınmazın ... ve ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (160/2160) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline,

9. 120 ada 6 parsel ... taşınmazın ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (80/2160) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline,

10. 120 ada 15 parsel ... taşınmazın ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (160/2160), asli müdahil ...’un miras payı (80/2160) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... ve ... adlarına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline,

11. Birleşen 2006/96 Esas ... Dosya Davacısı ...’nın davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, davacı ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde, bozma üzerine yapılan keşifte yalnızca taşınmazların kök muris ...'dan kaldığının belirlendiğini, taksimin gereği gibi araştırılmadığını, 1968 arihli noter senedi ile taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiği ve 101 ada 99 parselde bulunan büyük evin yanındaki odanın ... hissesi kendisine ait olmakla birlikte ...'in de hissesini ... ve ...'e sattığını, davalı ...'ın bu adanın kendisi tarafından satın alındığı iddiasının doğru olmadığını ... tarafından sunulan senetteki ... imzasının kendisine ait olmadığı yönüyle imza itirazında bulunduklarını bu konuda İlk Derece Mahkemesi gerekli araştırmanın yapılmadığını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davacı ... temyiz dilekçesinde, 114 ada 1 parsel ... taşınmazın sunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu maliki olarak babası ...'ya ait olduğu halde üst muris ...'dan kaldığının kabul edildiğini, İlk Derece Mahkemesi bu tapuya hiç değinilmediğini, yine 120 ada 6 parsel de bizzat babası ...'dan kaldığını, babasının bu taşınmazı amcası ...'ya sattığına dair sunulan 22.06.1976 tarihli köy senedinin sahte olduğunu babasının imzasını taşımadığını, ayrıca 1968 tarihli noter senedi ile paylaşım yapılmasından sonra sözleşmeye fiilen uyulup uyulmamasının bir öneminin bulunmadığını, mirasçıların sözleşmeye uymakla yükümlü olduğunu,

davalıların köyde yaşamadıklarını tarımla uğraşmadıklarını, ve babası ...'e düşen taşınmazların diğer tüm mirasçılara paylaştırıldığını, 120 ada 15 parsel ... taşınmazında gerçek sahiplerinin müdahil ...'un babası ile kendi babası ... olduğunu muris ...'dan kalmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

3. Davalı ... temyiz dilekçesinde, 1968 tarihli noter senedine uyulması gerektiğini, 101 ada 99 parselin taksimen babası ...'ya ve ...'ya kaldığını, daha sonra ...'nın 22.06.1976 tarihli senet ile hissesini babası ...'ya sattığını, taşınmazın kendilerinin tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu, 106 ada 19 parselin ... ile ...'in eşit paylı olarak hissedar olduğunu, paylarının babası ... tarafından senetlerle satın alındığını, 120 ada 15 parselin tapu kaydının bulunduğunu, 1968 tarihli taksim senedine dayalı olarak müdahil ...'un babası ...'in tüm hisselerini ...'e,

davacı ...'nın babası ...'nın da hissesini ...'a sattığını artık bir haklarının kalmadığını, yapılan taksimler ve pay satışları nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların kök murisinden kaldığı noktasında ihtilaf bulunmayan taşınmazların murisin ölümünden sonra usulüne uygun taksim edilip edilmediğinin belirlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...

Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ...

Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, taşınmazların kök muris ...'dan kaldığı, mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde taksimin bulunmadığının anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davacı ... ve davalı ...'nın aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 106 ada 1 parsel ... taşınmaz hakkında hem 1 nolu hem de 2 nolu hüküm fıkralarında ayrı ayrı tescil hükmü kurulmak suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm oluşturulması,

3. 1 ve 2 nolu hüküm fıkralarında 101 ada 99 ve 106 ada 19 parsel ... taşınmazların 2160 payda kabul edilerek miras paylarının dağıtılmasına rağmen, dağıtılan paylar toplamının 2100 olduğu, bu haliyle pay/payda eşitsizliğine yol açılmak suretiyle infazı mümkün olmayan karar verilmesi,

4. 114 ada 1 ve 120 ada 15 parsel ... taşınmazlarda davacı ...'nın kök muristen gelen payının "160/2160" olduğu kabul edilmesine rağmen 120 ada 6 parsel ... taşınmazda "80/2160" pay kabul edilmesi ve bu farklılığın gerekçede de açıklanmaması nedeniyle hükümler arasında çelişki yaratılması,

5. 123 ada 7 parsel ... taşınmaz hakkında davanın reddine karar verilmesine rağmen, tescil hükmü kurulmaması nedeniyle taşınmaz hakkında tapu kütüğünün oluşmamasına diğer bir anlatımla malik hanesinin açık kalmasına sebebiyet verilmesi,

6. Davacı ...'ın 106 ada 9 parsel ... taşınmaz hakkında kök muristen geldiği ve taksimle 1/2 payının kendisine düştüğünü öne sürerek dava açmış ise de İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere kök muristen geldiği ancak taksim yapılmadığının belirlenmesine göre miras payı oranında davacı ... adına tescil hükmü kurulduğuna, diğer bir anlatımla çoğun içinde az da vardır gereğince davacının davasının kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen hüküm yerinde davasının tümden reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Davacı ... vekili, davacı ... ve davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarının (V.C.3.1.) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine,

2..Davacı ... vekili, davacı ... ve davalı ...'nın temyiz itirazlarının (V.C.3., 2., 3., 4., 5., 6) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/14884, K. 2023/4683, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14884
Karar No
2023/4683
Tarih
26 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/14889 K.2023/21751
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/14896 K.2023/4827
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/14898 K.2023/6309
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/14904 K.2023/4670
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/14909 K.2023/21775
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/14916 K.2023/4751

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.