KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/16115 E., 2022/1303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kullanım Kadastrosu
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 257 ada 2 ve 63 parsel sayılı sırasıyla 1208.42-23213.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 1989 yılından beri ...’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Maliye Hazinesi adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın kullanımının müşterek muris ...’dan intikal ettiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Davalı ..., çekişmeli taşınmazların kendi kullanımında bulunduğunu, 02.06.2014 ve 10.06.2014 tarihli belgelerden anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazlar kendisinde kalmak üzere diğer kardeşlerine vekaleten kardeşi ... ile anlaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya içerisinde yer alan 02.06.2014 ve 10.06.2014 tarihli iki adet taksim sözleşmesinde dava konusu taşınmazların davalı ...’da kalacağı ibarelerinin yer aldığı, ayrıca sözleşmede belirtilen diğer taşınmazlardan 297 ada 3 ve 257 ada 10 parselin de kızlar adına yazıldığı, tapuya şerh düşürüldüğünden beri söz konusu taşınmazları ismi geçenlerin kullandığı, bunu taksim sözleşmesi ile de belgeledikleri, taksim sözleşmesinde belirtilen edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin dava ile alakası olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mahallinde yapılan keşif, taraf tanıklarının beyanları ve dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazların evveliyatının müşterek muris ...’a ait olduğu sabittir. Dava konusu taşınmazların kadastro tespiti 22.04.2014 tarihinde yapılmış olup, davacı dayanağı 02.06.2014 ve 10.06.2014 tarihli dava konusu taşınmazların davalı ...’a kalacağına dair sözleşmeler kadastro tespitinden sonra yapılmış olup, somut olayda hüküm ifade etmez. Muristen intikal ettiği anlaşılan çekişmeli taşınmazların tespit tarihi itibariyle mirasçılar arasında taksim edildiği ve davalıya düştüğü kanıtlanamadığına göre davalının taşınmazdaki kullanımının tereke adına olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, davacının davasının kabulü ile miras payı oranında davacı lehine kullanım şerhi verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile ret kararı verilmesi isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/16115, K. 2022/1303, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama