KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/16949 E., 2022/291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Dava türü
- Kadastro Tespitine İtiraz
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, müdahillerin davalarının ise kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... ..., davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 310 ve 639 parsel sayılı sırasıyla 365.000,00 ve 343.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, ırsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, asıl ve birleşen dava ile, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmış ve yargılama sırasında müdahil ... ve arkadaşları, 310 parsel sayılı taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; müdahil ..., ... 639 parsel hakkında, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ve müdahil ... ise, 639 parsel hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, müdahiller ..., ..., ..., ... ve ...'ın açmış olduğu davaların ise kabulüne, çekişmeli 310 parsel sayılı taşınmazın 30.03.2011 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen 249.299,96 metrekarelik yerin davacı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 16.079,59 metrekarelik yerin müdahil ... adına, (A) harfi ile gösterilen 99.620,45 metrekarelik yerin hükümde gösterilen paylarla müdahil ... ve müşterekleri adına tesciline,
çekişmeli 639 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli raporda (C) harfi ile belirtilen 213.403 metrekarelik yerin davacı Hazine adına, (A) harfi ile gösterilen 83.591,00 metrekarelik yerin müdahil ... adına, (B) harfi ile gösterilen 46.756,00 metrekarelik yerin hükümde gösterilen paylarla müdahil ... mirasçıları adına teciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... ..., davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin tespit maliklerine, tespit maliklerinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilemez. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz ... ve müşterekleri adına payları oranında tespit edilmiş olup, Mahkemece, tespit maliklerinden baba ve soyadları yazılı olmayan ...’in kim oldukları duraksamasız biçimde tespit edilmediği gibi, anılan tespit maliklerinin sağ olup olmadıkları veya ölmüşlerse mirasçılarının kimler olduğu noktasında yeterince araştırma da yapılmamış ve dolayısıyla yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Bir an için aksi kabul edilse dahi, kim oldukları belirlenemeyen tespit maliklerine "3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım ... Dair Kanun" hükümleri uyarınca mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması hususunda vesayet makamından talepte bulunulması ve vesayet makamınca atanacak kayyım davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği de düşünülmemiştir.
Hal böyle olunca.
Mahkemece öncelikle, tespit malikleri ...’in kimlik bilgilerinin belirlenmesine çalışılmalı, kimlik bilgilerinin bulunabileceği resmi ve özel kurumlardan kimlik ve adres bilgilerinin tespitine ilişkin araştırma yapılmalı, kolluk kuvvetlerinden tespit maliklerinin ve mirasçılarının belirlenmesine yönelik olarak ayrıntılı çalışma yapılması istenilmeli, tüm araştırmalara rağmen tespit maliklerinin kimlik bilgilerinin belirlenememesi halinde ise 3561 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kendilerine kayyım tayin edilmesi hususunda vesayet makamından talepte bulunulmalı,
vesayet makamınca atanacak kayyım ile kimlik bilgileri belirlenen tespit maliklerinin mirasçılarının yöntemine uygun şekilde davada taraf olarak yer almaları sağlanmalı ve bundan sonra da iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/16949, K. 2022/291, 17 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama