İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/17140 K.2023/1936

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vakıf üyeliğinden çıkarma kararının iptali ile maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi…

Esas2021/17140Karar2023/1936Tarih30 Mart 2023Okuma7 dk · 1.322 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/17140 E., 2023/1936 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mart 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1356 E., 2021/1617 K.
Karar
Davanın reddine
İlk derece mahkemesi
... Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.322 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vakıf üyeliğinden çıkarma kararının iptali ile maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının vakıf üyeliğinden çıkartılmasına dair 28.02.2017 tarihli vakıf genel kurulun ve 01.03.2017 tarihli ve 4 sayılı vakıf yönetim kurulunun kararının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminata, 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi ile ekli (1) sayılı listenin 2 nci sırasında davacının adının bulunması hakkında itiraz yoluyla Anayasaya aykırılık başvurusunda bulunulmasını istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; vakıf senedine göre yetkili olan Yönetim Kurulu kararı ile davacının vakıf üyeliğinden çıkartıldığı, iç denetim yolları tüketilmeden dava açılamayacağından öncelikle davanın bu sebepten reddi; esasa ilişkin olarak ise, davacının vakfa üye olduğu zaman gerekli koşulları yerine getiriyor olmasına rağmen Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verildiğini, bu durumda davacının üye olma koşulunu kaybettiğinden vakıf yönetimi olarak davacının üyeliğine son verilmesine karar verildiğini, maddi manevi tazminat koşullarının oluşmadığı açıklanarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iç denetim yolları tüketilmeden ve genel kurula itiraz hakkı kullanmadan dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/720 Esas, 2019/1134 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı Vakıf üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 01.09.2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı OHAL kapamındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (1-2) sayılı listenin 2 nci sırasında adının yer aldığı, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden (Gençlik ve Spor Bakanlığı Müşaviri) çıkarıldığı,

davalı Vakfın 28.02.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısının 13 üncü gündem maddesi ile 01.09.2016 tarihli 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3 üncü fıkrası gereğince Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılan vakıf üyelerinin vakfa üyelik koşullarını kaybettikleri için vakfa üyeliklerine sona erdirilmesi hakkında karar alındığı, devamında da 01.03.2017 tarihli ve 4 sayılı yönetim kurulu kararı ile de aynı gerekçe ile anılan Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılanların vakıf üyeliklerinden çıkarılmalarına karar verildiği,

davacının kamu görevine 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (1) sayılı Liste-2 nolu sırasında) son verildiği ve bu kamu görevine dayalı olarak üye olduğu davalı Vakıf üyeliğinden çıkarıldığı, davalı Vakıf üyeliğinden çıkarılma işleminin Vakfın yetkili organları tarafından alınan kararla gerçekleştirildiği,

Vakfın gerek yönetim kurulu gerekse genel kurulunun üyelikten çıkarılma kararının "20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye" yönelik 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'den alınan yetki ile yapıldığı, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 7080 sayı ile kanunlaştığı ve halen yürürlükte olduğu,

bu durumda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurmak gerekirken yanılgılı değerlendirme ile iç denetim yolu tüketilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz bulunarak davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Anayasaya aykırılık başvurusu yapılması talebinin hukuki dayanağı bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 14.06.2021 tarihli ve 2020/451 Esas, 2021/5064 Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde davalı vakıf yönetim ve genel kurul kararının üyelikten çıkarılma kararının iptali ile birlikte maddi ve manevi tazminat talebinde bulunması karşısında, her bir talep hakkında olumlu olumsuz karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kamu görevine (672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (1) sayılı Liste-2 nolu sırasında) son verildiği ve bu kamu görevine dayalı olarak üye olduğu davalı Vakıf üyeliğinden çıkarıldığı, davalı Vakıf üyeliğinden çıkarılma işleminin Vakfın yetkili organları tarafından alınan kararla gerçekleştirildiği, çıkarma işleminin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'den alınan yetki ile yapıldığı, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 7080 sayı ile kanunlaştığı ve halen yürürlükte olduğu, iç denetim yollarının tüketildiği,

davadaki her bir talep bakımından iddiaların kanıtlanamadığı, yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile vakıf üyeliğinden çıkarılmaya ilişkin yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının iptali, maddi ve manevi tazminat, Anayasaya aykırılık iddiaları bakımından davanın kanıtlanamadığı, yasal koşulların gerçekleşmediği gözetilerek davadaki her bir talep bakımından ayrı ayrı ret kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; adli yardım taleplerinin kabul edilmesini, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bariz takdir hatası yapıldığı, bu ilam sonucunda adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, mülkiyet hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, vakıf üyeliğinden çıkarma kararının davacıya bildirilmediği, davacının vakıf üyeliğinden çıkartılmasını gerektirir hiç bir fiil ve davranışının olmadığı, aidatlarını tam ve eksiksiz ödediğini, vakfa karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği açıklanarak davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vakıf yönetim kurulu ve genel kurulunun vakıf üyeliğinden çıkarmaya ilişkin kararının iptali, maddi ve manevi zararın tazmini, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasaya aykırı olduğu iddiası ile Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 33 ve 148 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 83 ve 101 inci maddeleri, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, 667 sayılı KHK

3. Değerlendirme

1. Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz ederken adli yardım talep etmiş olmakla temyiz incelemesine geçilmeden önce adli yardım talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Kanun'un 334-340 ıncı maddelerinde düzenlenmiş olup 336/3 üncü maddesi gereğince kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılacağından temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde bulunulması halinde bu talebin 6100 sayılı Hukuk Kanun'un 336/3 üncü maddesi gereğince Yargıtay tarafından değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Ancak davacı vekilinin temyiz için gerekli harç ve masrafları yatırmış olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından adli yardım talebi hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapmaya gerek görülmemiştir.

2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre,

Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin Adli yardım talebinin incelenmesine yer olmadığına,

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/17140, K. 2023/1936, 30 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17140
Karar No
2023/1936
Tarih
30 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/17142 K.2023/2511
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/17144 K.2023/1926
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/17147 K.2023/1931
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/17148 K.2023/2510
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/17149 K.2023/2509
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/17150 K.2023/3049

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.