İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/17618 K.2024/5289

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği…

Esas2021/17618Karar2024/5289Tarih25 Eylül 2024Okuma10 dk · 2.042 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/17618 E., 2024/5289 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2024
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar
Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.042 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 20.345.607,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ve birleşen dosya davacıları ile asli müdahiller, miras bırakanlarından bu yana kullanımlarında bulunan taşınmaz bölümlerinin 101 ada 1 parsel sayılı orman parseli içerisinde tespit edildiğini belirterek taşınmaz bölümlerinin adlarına tescilini talep etmişler; Mahkemece davanın ve birleşen 2012/1, 2007/17, 2006/391 Esas sayılı davaların reddine, dava konusu Bitlis ili, Mutki ilçesi, ... Köyü, Köy etrafı mevkiinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar ... ve ..., birleşen dosya davacıları ..., ..., ... ile asli müdahiller ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarihli ve 2018/2796 - 2018/7397 sayılı kararıyla; "1-Davacılar ... ve ...'un 1-B ile gösterilen taşınmaz bölümüne, ..., ..., ..., ...'in 2-C ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden;

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 20.11.2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 16. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve davacıların herhangi bir geçerli mülkiyet belgesine dayanmadıkları belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik

bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan hükmün (1-B) ve (2-C) harfi ile gösterilen taşınmazlar yönünden onanmasına,

2-Davacı ...'in (1-C) harfi ile gösterilen ve davacı ...'nün (2-A) ile gösterilen taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden;

(...) eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örneklerinin ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örneklerinin temin edilerek dosya arasına alınması,

yine davacıların dayandığı dayandığı 1987 tarih ve 4 sıra numaralı ve 1990 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte getirtilmeli, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak,

temyize konu taşınmazın niteliği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklattırılmalı, yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, davalının dayandığı tapu kaydının 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısında hukuki kıymetinin olup olmadığı tartışılmalıdır.

Şayet orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde ise bu kez davalıların dayandığı tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmelidir.

3-Davacılar ... ve ...'un (1-A) ile gösterilen taşınmaz bölümüne, davacı ...'un 2-B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden;

( ...) eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1985-1990 yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklattırılmalı, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, asıl dosya yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen 2012/1 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2007/17 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2006/391 Esas sayılı davanın reddine, dava konusu Bitlis ili, Mutki ilçesi, ...

Köyü, Köy etrafı mevkinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Ekli kroki 1'de (A) harfi ile gösterilen 4.602,24 m2 lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile 1/2 hisse oranında davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Bitlis ili, Mutki ilçesi, ...

Köyü, Köy etrafı mevkinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Ekli kroki 2'de (A) harfi ile gösterilen 5.455,93 m2 lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Bitlis ili, Mutki ilçesi, ...

Köyü, Köy etrafı mevkinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Ekli kroki 2'de (B) harfi ile gösterilen 4.240,49 m2 lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile birleşen dosyada davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Bitlis ili, Mutki ilçesi, ...

Köyü, Köy etrafı mevkinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Ekli kroki 1'de (C) harfi ile gösterilen 2.994,03 m2 lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile birleşen dosyada davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Bitlis ili, Mutki ilçesi, ... Köyü, köy etrafı mevkiinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan kısmının kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ...

İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava konusu taşınmazın (1-A) ve (1-C) harfli taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden; Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporunda davacının dayandığı 1990 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu (1/C) harfli bölüme uyduğu belirtilmiş ise de keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında tapu kaydının yalnızca güney sınırının uyduğu, diğer sınırlarının bilinmediğinin belirtildiği anlaşılmış olup, bu itibarla tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümüne uyduğundan söz edilemez.

Bu durumda, çekişmeli taşınmazın (1-C) harfli bölümünün davacının dayandığı tapu kapsamında kalmadığı, (1-C) harfli bölüm ile (1-A) harfli bölümün dört yönünün orman vasfındaki taşınmaz ile çevrili olduğu anlaşılmış olup, bu nedenle dava konusu taşınmaz bölümlerinin 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 17/2 maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.

6831 sayılı Kanunun 17/2 maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır.

Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde "orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların" orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.

Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde; çekişmeli taşınmaz bölümleri 6831 sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında bulunduğundan davacıların davalarının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup (1-A) ve (1-C) harfli taşınmaz bölümleri yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Dava konusu taşınmazın (2-B) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında dava konusu (2-B) harfli taşınmaz bölümünde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ve 1984 ve 1994 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın tarım yapılan yerlerden olduğu belirlenmiş ise de, bilirkişi raporuna ekli 1984 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde, dava konusu taşınmaz bölümünün üzerinde komşu orman parseliyle aynı nitelikte ağaçların bulunduğu ve taşınmazda tarım yapıldığına dair bir emarenin olmadığı gözlemlenmiştir.

Hal böyle olunca dava konusu (2-B) harfli taşınmaz bölümünde davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14 üncü ve 17 nci maddeleri uyarınca tespit tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna değer verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanunan aykırı olup (2-B) harfli taşınmaz bölümü yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Dava konusu taşınmazın (2-A) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporunda davacının dayandığı 1987 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu (2-A) harfli bölüme uyduğu belirtilmiş ise de, keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında tapu kaydının yalnızca güney sınırının uyduğu, diğer sınırlarının bilinmediğinin belirtildiği anlaşılmış olup, bu itibarla tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümüne uyduğundan söz edilemez.

Yine, keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında dava konusu (2-A) harfli taşınmaz bölümünde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının da oluştuğu ve 1984 ve 1994 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın tarım yapılan yerlerden olduğu belirlenmiş ise de, bilirkişi raporuna ekli 1984 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde, dava konusu taşınmaz bölümünün üzerinde hafif koyuluk bir görüntü olduğu gözlemlenmiş olup, taşınmazda 1984 yılında tarım yapılıp yapılmadığı ve taşınmazda davacı yararına zilyetlike kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılamamıştır.

Keza, dava konusu taşınmaz bölümüne ilişkin en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları da bilirkişilere incelettirilmeyerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.

O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,

davada yararı bulunmayan aynı Köyde ve komşu öylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (.... veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;

taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak,

temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde,

yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı;

yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;

fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup,

aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/17618, K. 2024/5289, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17618
Karar No
2024/5289
Tarih
25 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/17620 K.2024/10635
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/17626 K.2024/7923
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/17627 K.2024/7514
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/17628 K.2024/7785
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/17631 K.2024/10958
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/17632 K.2024/10161

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.