KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/17637 E., 2024/152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'in davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, senet tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte.
01.02.1980 tarihli senet, yerel bilirkişiler ve tanıklar aracılığı ile yöntemince mahalline uygulanması, dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, senet taşınmazlara ait ise zilyetliğin ....’e devredilip edilmediği, zilyetliğin hangi tarihten beri Yüksel’de olduğu, senet taşınmazları kapsamıyorsa taşınmazları kimin, ne zamandan beridir, ne şekilde ve hangi hukuki sebebe dayanarak kullandığı, Bilal terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, edilmişse hangi tarihte taksimin yapıldığı, taksimle taşınmazların kime düştüğü hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınması,
yine senet tanıkları, senette imzaları bulunan muhtar ve azalardan taşınmazların Bilal tarafından Yüksel’e temliki hususunda bilgi alınması; yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise tüm tespit bilirkişileri dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılması; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, senet kapsamını gösterir krokili rapor alınması gerektiğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; taşınmazları ölene dek murisin kullandığı, zilyetliğini devretmediği, mülkiyetinin intikali için zilyetliğin devri gerektiği, davalı tarafın murisin sağlığında taşınmazların zilyetliğini devrettiğini ispat edemediği, dava konusu taşınmazlarda 1/2 hisse sahibi ...'ın mirasının usulünce taksim edildiği hususununda davacı ... tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davacı ... güneşin davasının Kabulü ile dava konusu.
101 ada 20, 101 ada 54, 101 ada 279, 104 ada135, 118 ada 7, 135 ada 44, 136 ada 91, 140 ada 7, 195 ada 2 ve 101 ada 110 nolu parsele ilişkin kadastro tespit tutanağının sadece ...'a ait 15/30 payina ilişkin tespitin iptali ile anılan parselin aynı ada ve parsel numarası ile aynı vasıf ve nitelikte, 1/4 payının Bilal oğlu ... adına diğer 1/4 payının ise Bilal kızı ... adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin hükmün infazına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 297/2 nci maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
Somut olayda İlk Derece Mahkemesince dava konusu parsellerle ilgili hüküm kurulur iken 15/30 paya ilişkin hüküm kurulmakla yetinilmiş, tüm paylar hüküm yerinde gösterilmemiş olup az yukarda açıklanan ilke gereğince bu husus bozma sebebidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/17637, K. 2024/152, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama