KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/17966 E., 2024/6626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 1998/3 E., 2020/9 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
davalı Hazine temsilcisi
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün birleşen dosyada davacı ... ve ... vekili, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; ".. davanın genel mahkemeden aktarılan dava olduğu açıklanarak, davalı Köy Tüzel Kişiliği, Hazine ve ... dışında Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olarak gösterilen diğer gerçek kişilerin de davaya dahil edilerek, delillerinin sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taraflar arasındaki uyuşmazlığın dosyaya sunulan tapu kayıtlarındaki hisselere ve taşınmazların yüzölçümlerine ilişkin olduğu, bu kapsamda davacı ve davalı tarafından sunulan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara duraksamaya yer vermeyecek şekilde uyduğu, tapu kayıtlarının geçerliliğini koruduğu,
kayıtlardaki maliklerin asıl ve birleşen davacılar olduğu ve hisselerinin de net bir şekilde belli olduğu ..." gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ve Çerkeş ilçesi Türbaşı köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 115, 132 ada 15, 106 ada 62, 106 ada 66, 121 ada 107, 121 ada 116, 135 ada 40, 135 ada 41, 103 ada 56, 103 ada 57, 103 ada 58, 121 ada 51 parsel, 121 ada 88, 121 ada 89, 121 ada 90, 121 ada 13, 121 ada 14, 101 ada 49, 101 ada 65, 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazların ... ... mirasçıları,
İsmail Yüzüak mirasçıları ve ... mirasçıları adına hükümde belirtilen hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, birleşen dosyada davacılar ... ve ... vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; kural olarak; usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir.
Eldeki dava, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2 nci maddesi uyarınca, genel mahkemeden aktarılan davalarda kadastro hakimi, re'sen araştırma yapmak suretiyle ve gerçek hukuki durumu tespit ederek taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 27 nci maddesi uyarınca, davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Taraf teşkili, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olarak gösterilen gerçek kişilerin eldeki davada taraf olarak yer almaları sağlanmamış ve böylelikle yöntemince taraf teşkili sağlanmadan dosyanın esası hakkında karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olarak gösterilen gerçek kişilerin eldeki davada taraf olarak yer almaları sağlanmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra anılan kişilerden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilip 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi hükmüne uygun olarak karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/17966, K. 2024/6626, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama