KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/17992 E., 2022/8212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı DAVA TÜRÜ : Tescil
İLK DERECE MAHKEMESİ
Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu kez davalı Hazine vekili ve davalı ...
İdaresi vekili ile davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını duruşma istemli olarak temyiz etmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.
Duruşma günü temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ...' in katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Kahramanmaraş ili ... ilçesi ...Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazlar hakkında adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişilerinin 08.12.2015 tarihli raporlarında A (A1-A2-A3-A4-A5) harfi ile gösterilen toplam 8.799,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına kayıt ve tesciline, B ve B1 harfi ile gösterilen kısımlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... İdaresinin istinaf kanun yoluna başvurmadığı ve böylelikle ilk derece mahkemesi kararının davalı ... İdaresi yönünden kesinleştiği anlaşıldığından, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince.
Mahkemece, hükme esas fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yerlerin 27/01/2014 tarihinde imar içerisine yer alındığı, ziraat alanı ve orman sayılmayan yerler içerisinde kaldığı, bu bölüm yönünden TMK' nın 713. maddesinde belirtilen imar ve ihya şartlarının yerine getirildiği, B ve B1 harfleriyle gösterilen yerlerde imar ve ihyanın tamamlanmadığı gibi, TMK' nın 713. maddesinde imar ihya ile sahiplenebilecek alanlar içerisinde yer almadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2000 yılında orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları ile 2010 yılında aplikasyon çalışmalarının yapıldığı anlaşılmakta olup, bu çalışmalara göre taşınmazların konumu usulüne uygun belirlenmediği gibi, söz konusu çalışma tutanakları da dosya arasına getirilmemiş ve böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidi, 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ayrı ayrı dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde,
önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli;
orman kadastrosu, 2/B ve aplikasyon ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli;
tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilerek tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/17992, K. 2022/8212, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama