KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/2250 E., 2021/5526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Ve Değer Artış Payı Alacağı
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... ... vekili, boşanma dava dilekçesi ile birlikte evlilik birliği içerisinde 35.000 Euro karşılığında 23 nolu meskenin satın alınarak davalı adına tapuda tescil edildiğini, Fransa'daki bir bankadan davacı adına çekilen 10.000 Euro kredi ve düğünde davacıya takılan ziynetlerin bozdurulmasından ele geçen para olmak üzere taşınmazın alım bedelinin 13.500 Euro'sunun davacı tarafından karşılandığını açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.395,50 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bu talep tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. Harcını yatırdıkları 07.07.2015 tarihli dilekçe ile talep miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda 18.786,17 TL fazla olarak arttırmıştır.
Davalı ... Aslan, altınların davacının uhdesinde olduğunu, yurtdışından çekilen kredinin taşınmaz alımında kullanılmadığını, taşınmazın 29.000 euroya alındığını, tarafların sadece 2.000 Eurosunu karşıladıklarını, geri kalanın ise davalının ailesi ve Türkiye'de davalı adına çekilen banka kredisi ile ödendiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulü ile 9.533,34 TL değer artış payı alacağı ile 32.648,33 TL artık değere katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme sonucu, Daire'nin 2016/3975 Esas, 2017/13047 Karar sayılı ilamı ile 23 nolu meskenin eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 27.09.2007 tarihinde satış yolu ile davalı adına tapuda tescil edildiğine, taşınmaz satın alınırken davalı adına İş Bankasından 25.000,00 TL tüketici kredisi kullanıldığına, buna ilişkin tapu kaydına 50.000,00 TL borçlusu davalı olan ipotek şerhi konulduğuna, taşınmazın mal rejimi sona erdikten sonra 07.02.2008 tarihinde üzerindeki borcuyla birlikte dava dışı üçüncü şahsa satıldığına,
Daire'nin yerleşik ilke ve esaslarına göre banka kredisi gözetilip davacının katılma alacağının hesap edilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur. Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece verilen kararda, davanın kısmen kabul kısmen redine, 15.288,00 TL değer artış payı talebi ile 26.100,00 TL artık değere katılma alacağı olmak üzere toplam 41.388,00 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir.
Somut olayda, Mahkemenin bozma öncesi 9.533,34 TL değer artış payı alacağının tahsiline dair ilk hükmü sadece davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının hükmü temyize getirmediği gözetilmeden, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak, önceki hükümden daha fazla miktar olan 15.288,00 TL değer artış payı alacağına hükmedilmesi hatalıdır. 9.533,34 TL değer artış payı alacağının hesaplanmasında esas alınan değer gözetilerek bozma öncesi karar tarihinden itibaren itibaren faiziyle alacağın tahsiline karar verilmelidir. Ne var ki açıklanan hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2250, K. 2021/5526, 28 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama