İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/3077 K.2022/9798

Taraflar arasında kapatılan Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sunucunda verilen hükme karşı davalı mirasçısı vekili tarafından kararın temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2021/3077Karar2022/9798Tarih5 Aralık 2022Okuma5 dk · 1.060 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/3077 E., 2022/9798 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Aralık 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.060 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında kapatılan Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sunucunda verilen hükme karşı davalı mirasçısı vekili tarafından kararın temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Dava konusu ... İli, ... İlçesi, .....,Mahallesi, 1418 parsel sayılı taşınmaz, 314 m2 yüzölçümlü olarak, arsa vasfıyla 01.10.1992 tarihinde hükmen tescil edildiği belirtmesiyle Hazine adına tapuda kayıtlıdır.

Davacı Hazine vekili 23.10.1987 havale tarihli dava dilekçesiyle, ...’a karşı husumet yönelterek; dava konusu yerin 3116 sayılı Kanun gereği 1940 yılında yapılan ve 1943 yılında itirazsız kesinleşen orman tahdidi ile orman sınırları içine alındığını, 23.11.1944 tarih, cilt 40, sahife 133, sıra no 81 ile ...Devlet ormanı olarak Hazine adına tescil edildiğini, 1973 yılında yapılan tapulama ile de Hazine tapusu revizyon görerek 1278 parsel numarası ile Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, daha sonra 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2.madde uygulaması ile dava konusu yerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını,

ardından mahalde yapılan ikinci tapulama ile dava konusu taşınmazın 1418 parsel numarası ile tapu kaydına dayalı olarak davalı ... adına tespit edildiğini, Hazine tarafından tespite yapılan itiraza karşı Üsküdar Tapulama Hakimliğinin 26.11.1985 tarihli ve 1985/151 Esas, 1985/124 Karar sayılı ilamı ile ilk yapılan tapulama tespitinin kesinleşmiş olması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, ikinci kez tapulama tespiti yapılamayacağından ikinci tapulama tespitinin de iptaline, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini ve hükmün kesinleştiğini,

6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2.maddesine göre devlet ormanı dışına çıkarılan yerlerin Hazine adına tescili gerekeceği belirtilerek Aşağıdudullu 1418 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya konu olan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, davalının uzun aramalara rağmen adresi tespit edilememiş olduğu belirtilerek, dava dilekçesinin yapıldığı gibi Mahkemece verilen kararın da davalıya ilanen tebliğine karar verilip, yapılan tebligatın geçerli olduğu değerlendirilerek (Kapatılan) Üsküdar 2.Asliye Hukuk Hakimliği'nin 1987/892 Esas ve 1989/548 Karar sayılı kararı kesinleştirilmiştir.

Davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından 05.03.2021 tarihinde verilen temyiz dilekçesi ile.

Mahkemece murisi için “..davalının adresi aramalara rağmen bulunamaması nedeni ile adına ilanen tebligat yapılmış ve yargılamaya gelmediğinden yargılaması yokluğunda bitirilmiştir..” denildiğini, nüfus kayıt örneği incelendiğinde 21.04.1960 tarihinde ölümünün tescil edildiğinin resmi belgelerde yer aldığını, dava sürecinde davalının ölü olduğunun nüfus kaynaklarından kolaylıkla elde edilecek bilgi olmasına rağmen ölümünden 27 yıl geçtikten sonra davalının hasım gösterildiğini, davada taraf teşkili dahi sağlanmadan yargılamanın yürütüldüğünü, karara bağlandığını ve kararın kesinleştirildiğini,

müvekkilinin ninesi ...’ın 1957 yılında satın almış olduğu taşınmazın hukuki durumunu öğrenmek adına ... Tapu Müdürlüğüne yapmış oldukları başvuru sonucunda ... 2.Asliye Hukuk Hakimliği kararı ile karşılaştıklarını, haksız olarak şeklen kesinleştirilen Mahkeme kararını yeni öğrendiklerinden-05.03.2021- dolayı kanun yoluna başvurduklarını belirterek, anılan Hakimlik kararını temyiz etmiştir.

Dosya kapsamından; davalı olarak husumet yöneltilen ...’ın 21.04.1960 tarihinde öldüğü, eldeki davanın ise 23.10.1987 tarihinde açıldığı, yargılamanın ölü kişiye karşı ilanen tebligat yapılarak yürütüldüğü, yine verilen kararın da ölü kişiye ilanen tebligat yapılarak tarafların temyiz etmemesi üzerine 05.01.1990 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; ölü kişiye karşı yapılan ilanen tebligat geçersiz olduğundan davalının mirasçıları yönünden tebliğ tarihi öğrenme tarihi olup, temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.

1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı ... mirasçısı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu, dava açıldığı zaman hayatta bulunan kişiler yönünden düzenleyici hükümler koymuş, ölen kişiler hakkında açılacak davalar kanunlarımızda yer almamıştır.

Nitekim, 04.05.1978 tarihli ve 1978/4-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılamayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından, davaya dahil edilmek veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmış, bu doğrultudaki yargı içtihatları kararlılık kazanmıştır.

Ancak, karar tarihinden sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3 - 4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.

Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükümleri getirilmiştir.

Taraf ehliyeti dava şartıdır. Bu husus, davanın her aşamasında hâkim tarafından incelenebileceği gibi taraflarca da davanın sonuna kadar ileri sürülmesi mümkündür. Taraf ehliyeti, aynı zamanda usûl işleminin geçerlilik koşuludur. Bu eksik ise, yapılan işlem geçerli değildir. Ancak, bu geçersizlik iyileştirilebilir. Bu hatanın iki etkisi birbirinden ayırt edilmelidir.

Eğer taraf tüm yargılama boyunca taraf ehliyetine sahip değilse, örneğin taraf davadan önce ölmüş veya davadan önce taraf ehliyetine sahip değilse ve dava boyunca da böyle devam etmişse, bu durumda, taraf ehliyetinin olmayışı sebebiyle davanın kural olarak reddedilmesi gerekir. Ancak, hiç kimse, ölmüş ve taraf ehliyeti olmayan kişiye karşı bilerek dava açmaz.

Bu şekilde bir dava açan davacı, davalı olarak dilekçesinde gösterdiği kişinin öldüğünü bilmediği için davayı açmış olabilir. Böyle bir durumda davacının ölmüş kişiye karşı açtığı dava, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmeden, ölenin mirasçılarına karşı sürdürülebilmelidir. Hukuk Muhakemeleri Kanununda iradî taraf değişikliğine izin verildiğinden (m.124/3, 4) davacının, ölenin mirasçılarına karşı bu davayı sürdürebilmesi gerekir.

Her ne kadar, 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte bulunduğu zaman içinde dava tarihinden önce ölen kişiler aleyhine açılan davalarda, ölü kişinin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulamaya ve davaya dahil edilmek suretiyle davaya devam edilmesine bu doğrultuda kararlılık gösteren yargı içtihatları cevaz vermiyorsa da, 6100 sayılı HMK'nin 124. maddesinin getirdiği yeni düzenleme ile tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hâkimin karşı tarafın rızasını almaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlemesi ile somut olayda, davalı ...’ın 1960 yılında ölmesi,

kadastro tespitinin yapıldığı 1982 yılına kadar 1957 tarihli tespite esas dayanak tapunun mirasçılar arasında tedavül görmemesi ve kadastro tespiti sırasında ... adına tespit yapılması birlikte değerlendirildiğinde, tespit malikine dava açılması kabul edilebilir bir yanılgıdır.

O halde, mahkemece öncelikle davalı ... mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı Hazineye süre imkan tanınmalı, davalının mirasçılarının davaya dahil edilmesi sonrası davanın esasının incelenerek hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ölü kişiye karşı, taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılması ve karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... mirasçısı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/3077, K. 2022/9798, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3077
Karar No
2022/9798
Tarih
5 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3083 K.2022/9030
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3085 K.2022/9777
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3095 K.2022/9778
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3096 K.2022/10201
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/3104 K.2022/13799
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/3105 K.2022/13991

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.