İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/3366 K.2022/6369

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2021/3366Karar2022/6369Tarih29 Haziran 2022Okuma5 dk · 1.035 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/3366 E., 2022/6369 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2022
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Dava türü
Kadastro Tespitine İtiraz
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.035 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Kadastro sırasında ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 149 ada 5 ve 7 parsel sayılı 12.058,89 ve 5.778,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kayıtları nedeni ile ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., takas ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.

Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit malikleri ölü olduğundan hüküm yerinde gösterilen payları oranında tespit maliklerinin mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, tespite esas alınan tapu kayıtlarının mevkii ve hudutları itibari çekişmeli taşınmazlara uymakta olup, taşınmazları bütün olarak kapsadığı, tapu kayıtlarının sınırlarında tepe, yol ve kır gibi değişebilir hudutlar ihtiva ettiği ve bu sınırların gayrisabit sınır niteliğinde olduğu kural olmakla birlikte bu kuralın mutlak bir kural olmadığı, mahalli bilirkişi beyanlarına göre bu hudutların kadimden beri değişmediğinin bildirildiği, dolayısı ile bu hudutların sabit olduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas olan, "... çamı" mevkili "2.760,00 m2" yüzölçümündeki Aralık 1947 tarih 25 sıra numaralı tapu kaydı ile tedavüllerinin, doğu ve güney sınırının "yol", kuzey sınırının "kır", batı sınırının ise "Tepecik ve ... oğlu tarlası" sınırlarını ihtiva ettiği anlaşılmakta olup, sözü edilen tapu kaydının doğu ve güney sınırının isimsiz yol, kuzey sınırının ise gayri sabit nitelikteki kır sınırını göstermesi karşısısında bu tapu kaydının uygunluğundan söz edilebilmesi için "...

İbil oğlu tarlası" sınırının bulunması gerektiği kuşkusuzdur. Mahallinde icra edilen 20.06.1995 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi tarafından, ...

İbil oğlu tarlasının taşınmazlardan 149 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kuzeydoğusunda yer aldığı, tepecik sınırının 149 ada 7 parselin batısında mevcut olduğu, kır sınırının taşınmazın kuzeyinde bulunmadığı, ayrıca taşınmazın doğusunda bulunan yolun tapunun tesis tarihinden sonra açıldığı beyan edilmiş, 02.07.2018 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi tarafından ise, tapu kaydının batısını okuyan "tepecik ve ...

İbil oğlu tarlası" ile kuzeyini okuyan "kır" sınırının bilinemediği, "yol" sınırlarının ise mevcut olduğu beyan edilmiştir. Diğer taraftan, çekişmeli taşınmaza komşu 149 ada 1, 8 ve 9 parsellerin tutanak ve dayanakları incelendiğinde de, "... oğlu tarlasına" rastlanılmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece icra edilen ilk keşif sırasında "... İbil oğlu tarlası" olarak gösterilen taşınmaz harita üzerinde işaretlenmediğinden bu kişiye ait taşınmazın neresi olduğunu denetleme imkanı bulunmadığı gibi, kır sınırının bilinemeyip, taşınmazın doğusundaki yolun ise tapunun tesis tarihinden sonra açıldığının beyan edilmesi karşısında bu keşifteki uygulamaya göre tapu kaydının uyduğundan söz edilebilmesi mümkün değildir.

02.07.2018 tarihli keşif sırasında ise taşınmazın mevkisi ile tapunun doğu ve güneyini ihtiva eden yol, batısını ihtiva eden "tepecik" sınırları doğrulanmış olmakla beraber "... oğlu tarlası" ve "kır" sınırlarının bilinememesi karşısında, özellikle yukarıda da belirtildiği üzere sözü edilen kaydın uygunluğundan söz edilebilmesi için "... oğlu tarlası" sınırının tespitinin zorunlu olması karşısında bu keşifteki uygulamaya göre de tapu kaydının uyduğundan bahsedilemez.

Dosyanın bu kapsamına ve mevcut tapu uygulamasına göre, tapu kaydının taşınmazı kapsadığının kabulü mümkün olmamakla beraber, tapu kaydının yöntemince uygulandığından söz edilemez.

Zira, ilk olarak tapu kaydının haritası bulunup bulunmadığı araştırılmamış, bu kapsamda haritası mevcut tapu kayıtlarının kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi gerektiği, tapu kaydının haritasının bulunmaması ya da haritası bulunmakla beraber fenni sıhhate haiz olmadığının anlaşılması durumunda sınırları itibari ile kapsam tayin edileceği düşünülmemiş, tapu kaydının "...

İbil oğlu tarlası" sınırı dışındaki sınırlarının isimsiz yol ve gayrisabit sınırlar ihtiva etmesi karşısında, "... oğlu tarlası" sınırının tespit edilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmadığı gibi, bu sınırın tespiti bakımından taşınmaza komşu ve yakın komşu durumdaki tüm taşınmazların tutanak ve dayanaklarının celbedilerek uygulama yapılması gereği üzerinde de durulmamıştır.

Bu şekildeki eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaza komşu ve yakın komşu (kuzey, doğu ve güneydeki yollardan sonraki taşınmazların) durumundaki taşınmazların tespit tutanakları ile tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa tespite esas tapu kaydının haritası getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, ziraat mühendisi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, bu keşifte tespite esas tapu kaydı ve varsa haritası yöntemince uygulanıp,

kapsamı öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının haritasının/ krokisinin olmaması ya da uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise kaydın sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup, kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı,

kayıt uygulamasında komşu ve yakın komşu parsel tutanakları ile dayanaklarından yararlanılmalı ve bu yolla kayıt uygulamasına ilişkin tanık ve yerel bilirkişi sözleri denetlenmeli, bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli;

yukarıda açıklandığı üzere tapu kaydının hududunda "... oğlu tarlası" sınırının belirlenmesi gerektiği üzerinde önemle durulmalı, ayrıca tapu kaydının uyduğunun anlaşılması halinde "kır ve tepecik" sınırları itibari ile gayri sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olacağı gözetilmeli, dava konusu taşınmazların söz konusu tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde tümü ile, tapu kaydının uyması halinde ise miktar fazlası kısım yönü ile ihtilafın zilyetlik hükümleri çerçevesinde çözümleneceği düşünülmeli, bu kapsamda yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,

kim tarafından ne zamandan beri, hangi hukuki nedene dayalı ve ne şekilde kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; beyanlar arasındaki çelişki doğması halinde bu çelişkilerin ve önceki keşiflerdeki çelişkili beyanlar üzerinde durularak bu çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı;

ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın niteliği hususunda, teknik bilirkişiden ise, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları ve uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 29.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/3366, K. 2022/6369, 29 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3366
Karar No
2022/6369
Tarih
29 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3374 K.2022/3804
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3385 K.2022/13666
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3385 K.2022/6855
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/3395 K.2022/13793
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/3397 K.2022/13794
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/3399 K.2022/13796

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.