KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/353 E., 2021/3502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl davada; davalının yapmış olduğu samanlık ve beton merdivenin kendi parseline tecavüzlü olduğunu; birleşen davada ise taşınmazının içinde yol olmamasına rağmen davalının yol varmış gibi kullanımda bulunduğunu bildirerek asıl davada elatmanın önlenmesi ve kal'e, birleşen davada ise elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Daval, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm; davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl dava elatmanın önlenmesi ve kal'e; birleşen dava elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin asıl ve birleşen davada ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı HMK'nin 166. ve devamı maddeleri uyarınca, davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti vs. her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Hal böyle olunca, vekalet ücreti yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece yazılı şekilde tek vekalet ücretine karar verilmesi isabetsizdir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/353, K. 2021/3502, 14 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama