İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/4492 K.2022/8567

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının davasının kabulüne, müdahil davacıların davasının reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar Hazine vekili ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili…

Esas2021/4492Karar2022/8567Tarih27 Ekim 2022Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/4492 E., 2022/8567 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ekim 2022
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Dava türü
Tespite İtiraz
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının davasının kabulüne, müdahil davacıların davasının reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar Hazine vekili ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "hükmü temyiz eden davalı ... ve arkadaşları yönünden, tespit maliki olmadıkları ve açılan davaya da yöntemince katılmadıkları, bu nedenle temyizde hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle, temyiz taleplerinin reddine karar verildikten sonra, davalı Hazine yönünden, Mahkemece davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın karar vermek için yeterli bulunmadığı,

dava konusu taşınmazın, 1984 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan yerlerden olduğu, orman kadastro komisyonunca 2010 yılında yapılan çalışmada orman sınırı dışına çıkartılan alanlardan olduğu varsayılarak parsel numarası verilmek suretiyle tespitinin yapıldığı, ancak çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılan alanlardan olmayıp tapulama harici bırakılan yerlerden olduğu, davacının, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayanarak tescil isteğinde bulunduğu,

böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddeleri uyarınca emek ve para sarfı suretiyle imar - ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesinin ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesinin zorunlu olduğu,

sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden 20 - 30 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş (1985, 1993 ve 1998 yılları gibi) hava fotoğraflarının dosya arasına konulmasının ve bu fotoğrafların jeodezi ve fotogrametri uzmanı fen bilirkişilerince stereoskopla incelenmesinin gerektiği, Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için dava konusu yere ait uydu ve hava fotoğrafları getirtilerek açıklandığı şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmadığı ve bilirkişi ve tanık sözlerinin hava fotoğrafları ve komşu taşınmaz kayıtlarıyla denetlenmediği açıklanarak,

dava konusu taşınmazın hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulması, bundan sonra, jeodezi veya fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisi, orman mühendisi ve jeoloji mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinin katılımıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılması, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi,

çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması, ziraatçı ve orman bilirkişilerinden, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı,

taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarına ilişkin daha önceki ziraatçı bilirkişi raporlarının da irdelendiği ayrıntılı rapor alınması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi," gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulüne, müdahil davacıların davasının reddine, dava konusu ... ili Hekimhan ilçesi Akkol mevkii 722 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tespitine, daha önce taşınmazın tamamının Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/44 esas sayılı dosyasında kamulaştırıldığı anlaşıldığından tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın, yine davacıya ait olan 525 parsel ile aynı toprak yapısında olduğu ve beraber kullanıldığı, üzerindeki zilyetliğin davacıda olduğu, zilyetliğin daha öncesinde ise babasında olduğu, eklemeli zilyetliğin dava tarihinden itibaren 20 yıldan çok daha fazla olduğu, toplanan delillerin davacının davasını destekler mahiyette olduğu ve davacının dava açmakta haklı olduğu,

ancak parselin ... tarafından kamulaştırmasının yapılması ve baraj gölü altında kalması nedeniyle tapuya tescil edilemeyeceği, müdahil davacıların parselde 1/2 hisselerinin bulunduğu iddiasına ilişkin dava yönünden ise, toplanan delillerin bu iddiayı destekler mahiyette olmadığı, sunulan paylaşım senedinin dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının anlaşılamadığı, aksi yöndeki mahalli bilirkişi beyanları da dikkate alındığında davalarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki. Mahkemece, bozma sonrası mahallinde yapılan keşif neticesi dosyaya jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından sunulan 12.02.2018 tarihli ek raporda, 1951, 1973, 1985 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın imar ihyaya konu edilmediği, herhangi bir kullanımının olmadığı, parselin dere yatağında bulunduğu için hali arazi niteliği taşıdığı bildirilmiş.

12.07.2017 tarihli orman bilirkişi raporunda, 722 parselin evveliyatının orman olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet olmayan hali arazi vasfında bir yer olduğu, 1990 yılında üzerinde münferit çalıların bulunduğu, 2000 yıllarında da herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığı, mevcut durumu itibariyle baraj sahası içerisinde su altında kaldığı belirtilmiş.

25.07.2017 tarihli jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda ise, 2011 ortofoto ve öncesindeki değişik yıllara ait uydu görüntülerinde yapılan incelemede, 722 parselin hemen bitişik doğusunda ve kısmen de parsel içinde eski Hırın çayının geçtiği ve parselin birim olarak dere çökellerinden oluştuğu, ayrıca bu parselin değişik dönemlerde meydana gelen büyük fezeyanlardan etkilendiği, bazı kesimlerinde çakıllı, kumlu, killi, siltli malzemenin oluşturduğu nebati toprak oluşumunun gözlemlendiği ifade edilmiştir.

Yine, 17.06.2013 ve 05.12.2017 tarihli ziraat bilirkişi raporlarında, taşınmaz sular altında kaldığından toprak yapısının gözlemlenemediği belirtildikten sonra, 05.12.2017 tarihli raporda ayrıca, hava fotoğraflarına göre parselin işlenmemiş ham toprak vasfında olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay bozması öncesinde yapılan keşif sonrası alınan 13.08.2012 tarihli ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda, her ne kadar çekişmeli taşınmaz bölümlerinin en az 50 yıldır tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı ve tarım arazisi vasfında olduğu belirtilmiş ise de, taşınmazların kullanım sürelerine ilişkin bu değerlendirme, jeodezi ve fotoğrametri mühendisi bilirkişisinin hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle hazırladığı raporuyla çeliştiği gibi, taşınmazın komşu parsellleri olan 720 ve 721 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin verilen tescil hükümleri de birlikte değerlendirildiğinde,

dava konusu taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına yapılan tespitinin doğru olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan, hava fotoğraflarına ve uydu görüntülerine dayalı olarak düzenlenen bilimsel teknik raporlar karşısında, bunlarla çelişen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek karar verilmesi de yanlış olup, hükmün açıklanan tüm bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4492, K. 2022/8567, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4492
Karar No
2022/8567
Tarih
27 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/4494 K.2022/12107
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/4494 K.2022/6845
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/4495 K.2022/6848
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/4496 K.2022/6843
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/4497 K.2022/6842
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/4497 K.2022/17792

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.