KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/4530 E., 2023/5308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/227 E., 2015/660 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.... ilçesi ... Köyü 1000 parsel ... taşınmaz 39.700 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla davalılar adına kayıtlı bulunmaktadır.
2.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, dava konusu 1000 parsel ... taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığını, memleket haritasında ormanlık alanda bulunduğu gibi eylemli olarak da orman vasfında olduğunu açıklayarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılardan Hazine, ... ve ... davanın reddini savunmuş diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve ... belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın memleket haritasına göre ve fiili durumu itibariyle orman vasfında olduğunu açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun), 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve ... belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki, kesinleşmiş orman sınırlaması bulunan yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı öncelikle orman kadastro harita ve tutanaklarının zemine uygulanması ile tespit edilir.
Her ne kadar dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında taşınmazın 1982 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosuna göre tahdit dışında kaldığı belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesi tarafından da bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, 1982 yılında yapıldığı belirtilen tahdide ilişkin, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları dosyaya celbedilmediği gibi, dosya arasında bulunan orman tahdit haritasındaki sınır noktaları da okunabilir ve denetime elverişli değildir. Aynı şekilde 1996 yılında yapıldığı anlaşılan aplikasyon işlemine ilişkin herhangi bir belge de dosyaya celbedilmemiştir. Bundan ayrı dava konusu 1000 parsel ... taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı ile taşınmazın tedavüllerine ilişkin belgeler de dosya arasında bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için.
İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve aplikasyon işlemine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı ile taşınmazın tedavül kayıtları dosyaya getirtilmeli, tahdidin kesinleşip kesinleşmediği kontrol edilmeli, tahdit kesinleşmiş ise,
önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli;
tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, yörede yapıldığı anlaşılan aplikasyon işlemi aynı yöntemle incelenerek orman tahdit haritasında bir değişiklik olup olmadığı varsa nedenleri tespit edilmeli, tüm bu hususları açıklığa kavuşturacak şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı,
dava konusu alanda kesinleşmiş orman tahdidinin bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise, İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan,
aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir/üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği ve halihazırdaki durumu belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 ...
Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli,
taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 ...
Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının orman tahdidi / orman vasfı çerçevesinde geçerlilik durumu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip,
ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4530, K. 2023/5308, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama