KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/4655 E., 2024/26 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 13.09.2013 havale tarihli dava dilekçesinde, sınırlarını belirttiği tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmazın murisine ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığını, yörede yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları neticesinde orman tahdit sınırı içerisinde kaldığını, oysa bu taşınmazın üzerindeki zilyetliğinin 20 yılı aşkın süredir devam ettiğini, bu yüzden taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılmasını ve tarım arazisi olarak tesciline karar verilmesini Kadastro Mahkemesinden talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ...'in davasının ... ili, Gördes ilçesi, Güneşli beldesinde bulunan ve 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden reddine, (D) harfi ile gösterilip miktarı 26082,73 m2 olan kısmın orman tahdit sınırı dışına çıkarılarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/9356 Esas, 2015/2508 Karar ... kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararından özetle: "eldeki dava orman tahdidine itiraza ilişkin olup, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı gerçek kişi yararına 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 14 ve 17 nci maddelerine göre zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, taşınmazın temyize konu kısmının orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin verilen karar yönünden usûl ve kanuna aykırılık bulunmadığı ancak taşınmazın tapuya tescili istemi de bulunduğu ve bu istemin de çekişmeli taşınmazın mülkiyetine yönelik bir hakka ilişkin olduğu, tescil talebine yönelik olarak genel mahkemelerin görevli olduğu dikkate alınmadan bu yönde görevsizlik kararı verilmesi'' gereğine değinilmiştir.
Mahkemece davacının tescil talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabulüne, 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine, (D) harfi ile gösterilip miktarı 26082,73 m2 olan kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2016/6601 Esas, 2017/10172 Karar ... ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; "... davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup gerekli ilanlar yapılmadığı gibi davada Hazine ile 6360 ... On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 ...
Kanun) gereğince Gördes ilçe Belediye Başkanlığı ve ... davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadığı ve dava konusu (D) harfi ile gösterilen kısım yönünden davacının zilyetlikle mülk edinme koşullarını sağlayıp sağlamadığı araştırılmadan karar verildiği, taraf teşkili sağlandıktan sonra, dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları, memleket haritası ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bir harita, bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yapılacak inceleme ve keşifte, davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması,
bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi tanık beyanları denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ... ili Gördes ilçesi Güneşli Beldesinde bulunan ve 02.05.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A),(B),(C) rumuzlarıyla gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine, (D) harfiyle gösterilip 26.082,73 m² olan kısmın orman tahdit sınırı dışına çıkarılarak davacı Kamil oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karra verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman İdaresi, ... ile Gördes Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava. 4721 ... Türk Medeni Kanunu’nun (4721 ... Kanun) 713/1, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri uyarınca tescil isteğine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden taşınmazın miras bırakan Kamil Atabey’den kaldığı anlaşılmaktadır. Mirasçılık belgesine göre, kök miras bırakan Kamil Atabey'in 12.01.1998 tarihinde öldüğü, geriye davacı dışında başka mirasçıların da kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, dava dilekçesinde taşınmazın muristen kaldığının bildirildiği, ancak intikal şekli hakkında bir açıklama yapılmadığı, mahkemece yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişilerin de taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunu bildirdikleri halde zilyetliğin babasından davacıya ne şekilde ve hangi tarihte geçtiği hususunda bir açıklama yapmadıkları görülmektedir.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olarak terekenin tamamını kapsar. 4721 ... Kanun'un 702 inci maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmak da tasarrufi bir işlem olduğuna göre, bir kısım mirasçıların kendi paylarını ileri sürerek ve dava açmaları hukuken mümkün değildir.
Başka bir anlatımla, bir kısım mirasçıların, elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Bir veya bir kısım mirasçı tarafından açılan dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya, diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya 4721 ...
Kanun'un 640 ncı maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle devam edilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, daha önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar yeniden dinlenmek sureti ile dava konusu taşınmazın davacıya ne şekilde intikal ettiğinin ve terekenin taksim edilip edilmediğinin araştırılması suretiyle davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, bu yön gözardı edilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4655, K. 2024/26, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama