Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel ... 4.208534,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın dilekçe eki krokide A harfi gösterilen kısmının müvekkili ve öncesinde babası ile satın aldığı kişilerin zilyetlik ve tasarrufunda bulunduğunu öne sürerek keşfen tespit edilecek taşınmaz bölümlerinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca dava konusu taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, B ve C harfleri ile gösterilen kısımlarının ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarında A harfi ile gösterilen kısmına ilişkin davanın reddine, B ve C harfleri ile gösterilen kısımlarına ilişkin davanın kabulü ile bu kısımların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş,karara karşı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; hükme esas alınan teknik bilirkişi heyeti raporuna göre, dava konusu 101 ada 1 ... orman parselinin, krokide (A) harfi ile gösterilen 42.969,11 m2'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
aynı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 14.962,08 m2 yüzölçümlü kısmı ile (C) harfi ile gösterilen 30.556,67 m2'lik kısmının ayrı ayrı ve dava konu edilen taşınmaz bölümünün tamamı bir bütün olarak düşünüldüğünde, dört tarafının kesinleşen kadastro işlemi sonucuna göre, 101 ada 1 parsel ... orman parseli ile çevrili olduğu, 6831 ... yasanın 17. maddesi hükümleri gözetilerek, yerleşik Yargıtay kararları ile bu tür taşınmazların orman içi açıklık vasfında olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı gerekçesi ile,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.