KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/5099 E., 2022/8977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- İlk derece mahkemesi
- Salihli Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Salih Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ....., ilçesi .....,Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 220 parsel sayılı 6.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 123 ada 165 parsel numarasıyla ve 6.535,75 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 235 parsel sayılı 29.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 123 ada 203 parsel numarasıyla ve 26.756,83 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 237 parsel sayılı 20.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 123 ada 201 parsel numarasıyla ve 19.303,44 metrekare yüzölçümlü olarak;
eski 238 parsel sayılı 16.875,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 123 ada 200 parsel numarasıyla ve 16.274,65 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 246 parsel sayılı 14.375,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 123 ada 55 parsel numarasıyla ve 13.833,87 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 1041 parsel sayılı 236.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 124 ada 1 parsel numarasıyla ve 226.569.88 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 236 parsel sayılı 14.875,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 123 ada 202 parsel numarasıyla ve 15.599,15 metrekare yüzölçümlü olarak;
tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1042 parsel sayılı 50.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 124 ada 2 parsel numarasıyla ve 49.411,95 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili, tapuda vekil edenleri olan davacılar adına kayıtlı bulunan taşınmazların yüzölçümlerinin 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine dayalı yenileme çalışmaları sonucunda azaldığını belirterek, taşınmazların yüz ölçümünün yenileme çalışmasından evvelki hali ile düzeltilerek tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, komşu taşınmazlara ait tutanak asıllarının dosya içerisine getirilmesi ve maliklerinin davaya dahil edilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ... ili Alaşehir ilçesi ....,Mahallesi ...., Mevkii 123 ada 203, 165, 200, 55, 164, 166, 56, 57, 59, 204, 54, 197 ve 199 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline.
124 ada 1, 2, 123 ada 201 ve 123 ada 202 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptali ile teknik bilirkişilerce düzenlenen 03.05.2017 tarihli rapor ve krokide gösterilen yüzölçümleri ile tapuya tescillerine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ...
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince. Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta;
bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır.
Bu nedenle Mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik olup, bu davalarda mülkiyet uyuşmazlıkları tartışma konusu yapılamaz.
Somut olayda. Mahkemece, ... ili Alaşehir ilçesi ....., Mahallesi Akarca mevkii 124 ada 1 (eski 1041) parsel sayılı taşınmaza, 03.05.2017 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen 314,43 m² ve "B" harfi ile gösterilen 213,50 m2 bölümlerin eklenmesine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; hükme esas alınan 03.05.2017 havale tarihli raporda, 124 ada 1 (eski 1041) parsel sayılı taşınmazın sınırlarının sabit sınır olarak değerlendirildiği ve zemin ölçülerine göre parsel oluşturulduğu, 124 ada 1 (eski 1041) parselin tersimatının bulunduğu 12 nolu pafta bilgisayar ortamında sayısallaştırıldığında tersimat yüzölçümünün 232.000 m2 olarak hesaplandığı, 12 nolu paftada tersimatı bulunan 124 ada 1 (eski 1041) parselin çizim hatalarının bulunduğu, tersimat hatası ve planimetre aleti ile grafik yöntemle hesaplanmasından dolayı yüzölçümünün hatalı hesaplandığının tespit edildiği açıklanarak,
A ve B harfli yerlerin 124 ada 1 (eski 1041) parselin içinde kalması gerektiği belirtilmiştir.
Ne var ki; dosya kapsamında mevcut fen bilirkişi raporuna ekli 1965 yılı üretimi fotogrametik harita ve ekli krokilere göre, dava konusu 124 ada 1 (eski 1041) parselin yüzölçümündeki azalmanın A ve B harfi ile işaretlenen yola ilişkin kısımlardan kaynaklanmadığı, bu alanlarda davacı aleyhine bir durumun oluşmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi / tespit bilirkişi beyanlarına değerlendirildiğinde dava konusu parsel ile yol arasındaki sınırın sabit sınır olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Buna göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda A ve B harfleriyle gösterilen yerlerde, davacıların iddia ettikleri alanlara yönelik ihtilafın mülkiyete ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, uygulama kadastrosuyla belirlenen sınırın doğru olduğu gerekçesiyle, davaya konu edilen taşınmaz bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, dava konusu A ve B harfli alanlara ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/5099, K. 2022/8977, 9 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama