İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/6440 K.2021/11781

Taraflar arasında Bartın Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş…

Esas2021/6440Karar2021/11781Tarih30 Kasım 2021Okuma5 dk · 985 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/6440 E., 2021/11781 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2021
Mahkemesi
Bartın Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

985 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında Bartın Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, ... Köyü ... mevkii çalışma alanında bulunan 160 ada 30 parsel sayılı taşınmaz 28.11.2007 tarihli tutanak ve 19.10.1989 tarihli harici satış senedi nedeniyle, ... oğlu ... adına tesbit edilmiştir. Davacı asıl, çekişmeli taşınmazın babası ... ait olduğunu, ancak kardeşi davalının sahte satış belgesi düzenleyip imzalayarak kadastro sırasında kendi adına tespit yaptırdığını açıklayarak davalı adına olan tespitin iptalini ve taşınmazın miraçılar adına tespit ve tescilini talep etmiştir. Davalı asıl, taşınmazın tarafların babası tarafından davalıya parası karşılığında satıldığını, satışın ve senetteki imzanın gerçek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmaza ilişkin dosyaya ibraz edilen kadastro tutanağına ekli 19.10.1989 tarihli senedin davalı parsele ilişkin olduğu mahalli bilirkişi beyanları ve fen bilirkişisi raporuyla sabit olduğu, davalı taşınmaz kadastrodan önce tapusuz bulunduğuna göre, taşınır mal hükmünde olduğundan satış sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu,

satış tarihi itibariyle tapusuz olan uyuşmazlık konusu taşınmazlar satış ve devir bakımından TMK’nin 762 ve 763.maddeleri uyarınca taşınır mal hükmünde olup, zilyetlik devir ve teslim edilmedikçe satış tamamlanmayacağı, bunun yanında bilindiği ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, mirasbırakanın asıl amacı bağış olduğu halde, mirasçısından mal kaçırmak için tapu sicilinde satış göstermek suretiyle yaptığı temliklerde görünürdeki satış akti muvazaa nedeniyle, gizlenen bağış akti ise şekil noksanlığı yönünden geçersiz olacağı, ancak, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar,

taşınır mal niteliği ve zilyetlikten ibaret olan hakkın devri suretiyle yapılan elden bağışlama sözleşmeleri hiçbir biçim koşuluna bağlı olamayacağı, bu nedenle de gizlenerek yapılan bağışlama niteliğindeki tasarrufun geçerli olacağı, mirasbırakan tarafından tapusuz taşınmazların zilyetliğinin devri suretiyle gerçekleştirirken geçerli işlemlere karşı 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmayacağı,

somut olayda tapusuz olup kadastro tespiti sırasında miras bırakan tarafından davalıya temlik edilen çekişme konusu 160 ada 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının uygulanma yerinin bulunmadığı ve muris muvazaasına ilişkin iddianın dinlenemeyeceğinin açık olduğu, keşifte dinlenen ve içeriğine itibar edilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dava konusu 160 ada 30 parsel sayılı taşınmazın bilinen ilk sahibinin tarafların murisi ... olduğu, ... davalı taşınmazı ... ile birlikte yaptırdığı,

üzerindeki ev yapıldığından beri ... ile burada birlikte yaşadıkları, ... tarafından o zamandan beri taşınmazın aralıksız olarak kullanıldığı, dolayısıyla senet tarihinden itibaren davalı ... tarafından kadastro tespitine kadar malik sıfatıyla aralıksız zilyet ve tasarruf edildiğinin doğrulanmasının yanında, taşınmaza ait vergilerin davalı tarafından ödendiği ve Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından tanzim edilen raporda da senetteki imzanın muris ...'e ait olabileceği yönünde tespit yapıldığı da nazara alınarak 160 ada 30 parsele ilişkin davalıya yapılan satış geçerli olup,

davalı ... lehine eklemeli zilyetlik yoluyla 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde belirtilen koşullar oluşup satış tamamlandığından açıklanan tüm bu nedenlerle 160 ada 30 parsele ilişkin açılan davanın reddine, dava konusu 160 ada 30 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki vasıf ve miktarı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, boş bırakılan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine, 160 ada 30 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan üç katlı kargir evin ... oğlu ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiştir.

Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince dava konusu taşınmazın öncesinde kök muris ...’e ait olduğu, sağlığında 19.10.1989 tarihli satış senedi ile dava konusu taşınmazı davalı oğluna satıp, zilyetliğini devrettiğinin anlaşıldığı,

dava konusu taşınmaz tapusuz olduğundan taşınır mal hükmünde olup, zilyetliğin devri ve teslimle geçtiği, her ne kadar senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalı tarafın dayandığı satış senedinde bulunan imzanın muris ...'e ait olduğu kesin olarak belirlenememiş ise de, senet içeriği ve keşifteki beyanlardan taşınmazın davalıya devir ve teslim edildiği, taşınmazın davalı tarafından tespit tarihine kadar kullanıldığı, böylece davanın reddi yönünde mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,

ancak, 3402 sayılı Kanun'un 1.maddesi gereğince Kadastro Mahkemesi doğru sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu, bu yükümlülük nedeniyle mahkemece, esas hakkında karar verilirken, çekişmeli parselin hangi nitelik ve miktarda kimin adına tapuya tescil edileceği, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceği tereddüde mahal bırakmayacak biçimde hüküm tesis edilmesi gerektiği, bu nedenle, mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine verilen şerhlerden sadece taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğuna karar verilmesi, istimlak sahası içinde kaldığına ilişkin şerhin verilmemesi,

ayrıca dava konusu taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verildiği halde dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin davalıya ait olduğuna dair şerh verilmesi de isabetsiz olduğuna işaret edilerek HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden yargılama yapmaya gerek olmadan kamu düzenine ilişkin olan bu hataların düzeltilmesinin mümkün bulunduğu ve yeniden esas hakkında karar vermenin öncelikli koşulunun ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması olduğu gözetilerek, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin bu nedenlerle kısmen kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak,

davacının davalı aleyhine açmış olduğu davanın reddine, dava konusu 160 ada 30 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki vasıf ve miktarı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesine kadastro tespit tutanağında olduğu gibi "1.

3303 sayılı Kanun'un 3.maddesi gereğince idare ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamaz. 2.Tamamı istimlak sahası içinde kalmaktadır." şerhinin verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nin 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14.90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6440, K. 2021/11781, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6440
Karar No
2021/11781
Tarih
30 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6440 K.2021/8236
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/6440 K.2021/15795
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/6440 K.2021/18610
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/6440 K.2021/9007
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/6441 K.2021/3188
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/6441 K.2021/8553

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.