KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/6567 E., 2023/3567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/32 E., 2020/117 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise önceki kararın temyiz edilmemiş olması nedeni ile kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... Mah./Köyü çalışma alanında bulunan davaya konu 101 ada 507 parsel ... 22.359,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... mirasçıları ... ve arkadaşları adlarına veraseten iştirak halinde tespit edilmiştir.
2. Birleşen dosyadaki davaya konu taşınmazlar ise 101 ada 500, 501, 502, 503, 504, 505 ve 506 ... parseller irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 500 parsel ... ... oğlu ...; 501 parsel ... ... kızı ...; 502 parsel ... ... oğlu ... ...; 503 parsel ... ... oğlu ...; 504 parsel ... ... oğlu ...; 506 parsel ... ... kızı ...; 506 parsel ise ... ... oğlu ... adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir.
3. Davacılar ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka, miras hissesi satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmışlar ve dava dilekçesinde; davaya konu 101 ada 507 parsel ... taşınmazın birleşen dosyada dava konusu edilen taşınmazlarla bir bütün olduğu ve murisleri ... ...'nin 1/3 payına ilaveten muris ... ...'nin 1967 tarihli senet ile ... ...'dan satın alınan 1/3 pay ile birlikte 2/3 payı olduğu; kalan 1/3 payın ise davalıların murisi ...'a ait olduğu ileri sürülerek taşınmazın 13.516,01 metrekarelik kısmının iptali ile davacılar adına tescilini istemişlerdir.
4. Birleşen ... Kadastro Mahkemesinin 2006/206 Esas ... dosyası üzerinden davacı ... dava dilekçesi ile davaya konu 101 ada 500, 501, 502, 503, 504, 505 ve 506 ... taşınmazların babası ...'ın zilyetliğinde iken ondan kendisine intikal ettiğini, tespit maliklerinin taşınmazlarla bir ilgilerinin bulunmadığı ileri sürülerek tespitlerin iptali ile kendi adına tapuya tescilini istemiştir.
4. Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların babası ... ...'nin, ... ...'ın hissesini 1967 yılında aldığını iddia ettiklerini, ancak 1971 yılında ... ... ile birlikte ... ... hissesini noter senedi ile aldığını, davacıların dayandığı adi köy senedinin sahte olabileceğini, davacıların dava konusu taşınmazda hiçbir tasarruflarının olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2013/194 Esas, 2015/328 Karar ... kararı ile; davacıların dayanağı 22.02.1967 tarihli satış senedi ile davalıların dayanağı 10 Nisan 1971 tarihli zilyetliği devir ve noter senedinin aynı hudutları ihtiva ettiği, birleşen dosyada dava konusu edilen 101 ada 500, 501, 502, 503, 504, 505 ve 506 parsel ... taşınmazların davacı/birleşen dosya davalılarının zilyetliğinde bulunduğu, asıl dosyada dava konusu edilen 101 ada 507 parsel ... taşınmazın ise davalıların zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili ile davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.01.2019 tarihli ve 2016/1720 Esas, 2019/461 Karar ... ilamı ile; "...Mahkemece, davacıların dayanağı 22.02.1967 tarihli satış senedi ile davalıların dayanağı 10 Nisan 1971 tarihli zilyetliği devir ve noter senedinin aynı hudutları ihtiva ettiği, dava konusu olup, temyize konu edilemeyen 101 ada 500, 501, 502, 503, 504, 505 ve 506 parsel ... taşınmazların davacıların zilyetliğinde bulunduğu, temyiz konusu 101 ada 507 parsel ... taşınmazın ise davalıların zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Yukarıdaki açıklamalara göre öncesi bir bütün halinde olan ve dava konusu olup temyize konu edilmeyen 101 ada 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506 parsel ... taşınmazlar ile temyize konu 101 ada 507 parsel ... taşınmazın ... oğlu ...’ten intikal ettiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasçı ... ... miras payının davacılar murisi ... ... tarafından mı, yoksa davalılardan ... ve davalılar muris ... tarafından mı satın alındığı hususundadır.
Tarafların kök muris ... mirasçısı ... ... tarafından miras payının 22.02.1967 tarihli satış senedi ile davacılar murisi ... ...’e satıldığı, senet kapsamından da taşınmazın mülkiyet ve zilyetliğinin devredildiği, taşınmazın bir kısmının ... ... mirasçıları davacılar tarafından kullanıldığı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflarca ileri sürülen dayanak kayıtlar, taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu halde mahkemece temyize konu taşınmazda davacıların murisi ... ... payı ile mirasçı ... ... miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğuna" değinilmiş, davacı ... vekili ile davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 101 ada 507 parsel ... taşınmazın bilinen ilk zilyedi ... oğlu ... mirasçılarından ... ...'ın miras payının 1/6 olduğu, davacıların murisi ... ...'in de miras payının 1/6 olduğu, davacıların murisinin ... ...'ın miras payını satın alması ile miras payının 2/6 olduğu,
kalan payın diğer mirasçıların itirazda bulunmaması dikkate alınarak davalıların murisi ...'a ait olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 101 ada 507 parselin 2/3 hissesinin davalıların murisi ... mirasçıları adına veraset ilamındaki miras payları oranında, 1/3 hissesinin ise davacıların murisi ... ... mirasçıları adına veraset ilamındaki miras payları oranında tespitteki yüz ölçüm ve vasıf ile tespit ve tesciline, Birleşen 2006/206 Esas ... dosya yönünden ise; dava konusu 101 ada 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506 parsel ... taşınmazlarla ilgili mahkemenin 2013/194 Esas ve 2015/328 Karar ...
16.04.2015 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle belirtilen taşınmazlar yönünden kurulan ret hükmünün kesinleşmiş olduğu gerekçesi ile yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılardan ... ve arkadaşları vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılardan ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın geldisi konusunda nüfus kayıtları yeterince araştırılmadan hüküm kurulduğunu, dava konusu 507 parselin 1/3 payın davacılara, 2/3 payın davalılara verilmesini kabul etmediklerini, davalıların dayandıkları noter senedi ile zilyetlik devir senedinin dava konusu taşınmazdan yaklaşık 25-30 km uzaklıktaki taşınmaza ait olduğunu mahalli bilirkişlerce beyan edilmesinerağmen hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, vergi ve eski tapu kayıtlarının da yeterince incelenmeden karar verildiğini, yapılan keşfin yetersiz kaldığını, karar için keşfin yeterli olmadığını,
yeniden keşif yapılması istemlerine rağmen keşif yapılmadığını, bazı bilirkişi ve tanıklarının taksim olayını ifade ederek iddialarını teyit ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu 507 parsel ile birleşen dosyada davalı olan 501,502,503,504, 505 ve 506 parsel ... taşınmazların bir bütün halinde eski tapuda doğudan yol, batıdan dere, güneyden ..., kuzeyden Asker ... tarlası ile çevrili 25.000 m2, ...
Özel İdaresi 1937 Tahrir Defter kayıtlarında ... adına doğudan yol, batıdan dere, güneyden ... ..., kuzeyden ... oğlu ... tarlası ile çevrili 20.000 m2 arazi olduğunu, davacılara ait yerlerin ölçüm esnasında göstermeleri üzerine birleşen dosyaya konu taşınmazların davacılar adına tespit edildiğini, davacıların dayandığı senedin herhangi bir köy karar defterine işlenmediğini, dolayısı bu senedin bir değerinin olmadığını, kendi sundukları noter senedinin dava konusu taşınmaza ait olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılardan ... ve arkadaşları vekili ile davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden ...'tan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince taraflarca Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6567, K. 2023/3567, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama