KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/6672 E., 2024/3309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/123 E., 2020/235 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1970 yılında yapılıp sonuçları 02.10.1980 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 2012 yılında evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlarda orman kadastrosu ve tüm bu ormanlarda 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B uygulamaları yapılmış, sonuçları 19.11.2012 tarihinde ilân edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde.
Aydın ili Bozdoğan ilçesi Güvenir Köyünde Aydın Valiliği Kadastro Müdürlüğü Nazilli Kadastro Birimi'nin 185 nolu komisyonunca 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 3302 Sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulamasına ilişkin yapılan arazi kadastrosu çalışması neticesinde 24 nolu 2/B parselinde yer alan taşınmazın davalılar adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, dava edilen yerin Bozdoğan Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/180 Esas, 2008/158 Karar sayılı ilamı ile Orman İdaresine ait olduğunun sabit olduğunu,
orman bitki örtüsünün bütünlüğü ve sürekliliği açısından söz konusu parselin orman sınırları dışına çıkarılmasının çevre eko sistemine zarar vereceğini ve orman bütünlüğünü bozacağını, bu parselin orman sınırları dışarısına çıkartılmasının yerinde olmadığını, yasaya aykırı olarak yapılan askıya çıkartma işleminin iptal edilmesini, Aydın İli, Bozdoğan İlçesi, Güvenir Köyünde yapılan ve 2/B çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit edilen taşınmazın tespitinin iptali ile bu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ve davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Bozdoğan Kadastro Mahkemesinde açılarak 2012/3 Esasını alan dava dosyası Bozdoğan Kadastro Mahkemesinin kapatılmasıyla Nazilli Kadastro Mahkemesine devredilmiş ve anılan Mahkemede 2013/13 Esas sırasını almış olup, Nazilli Kadastro Mahkemesi’nin 23.01.2014 tarihli ve 2013/13 Esas, 2014/20 Karar sayılı ilamı ile; davacı ... idaresinin dava dilekçesinde belirtmiş oldukları taşınmaza ilişkin herhangi bir 2/B kullanım kadastrosunun bulunmadığı, 2/B kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmediği, daha önce yapılmış olan kadastro çalışmaları sırasında da tescil harici bırakılan yer olduğu,
kadastro mahkemesinin görevinin kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi ile başlayacağı, açılmış olan dava yönünden kadastro mahkemesinin görevsiz olduğu gerekçesiyle görevsizliğe ve kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Nazilli Kadastro Mahkemesi’nin 23.01.2014 tarihli ve 2013/13 Esas, 2014/20 Karar sayılı ilamına karşı, davalı Hazine ve davacı ... İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2014 tarihli ve 2014/3090 Esas, 2014/5248 Karar sayılı ilamı ile; 2/B uygulamasına itiraz yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu ancak taşınmazın orman niteliğinde Hazine adını tescili yolundaki istem yönünden ise taşınmazın yörede ilk kez 1970 yılında yapılan orman kadastrosundan sonra orman olarak tapuya tescil edilip edilmediği araştırıldıktan sonra, sonucuna göre de bu istem yönünden mahkemenin görevli olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamı sonrası dava dosyası Nazilli Kadastro Mahkemesi’nin 2014/14 Esas sırasına kaydedilmiş, Mahkemenin 29.01.2015 tarihli ve 2015/4 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu Aydın ili Bozdoğan ilçesi Güvenir köyü 24 nolu 2/B parselinin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği, dava konusu taşınmazın herhangi bir şekilde orman vasfı ile tapuya kayıt ve tescilinin olmadığı,
daha önce yapılan kadastro çalışması sırasında tescil harici bırakılan yer olduğu gerekçesiyle dava konusu Aydın ili Bozdoğan ilçesi Güvenir köyü 24 nolu 2/B parselinde yapılan 2/B uygulamasının iptaline yönelik davanın reddine, dava konusu Aydın ili Bozdoğan ilçesi Güvenir Köyü 24 Nolu 2/B parselinin orman vasfı ile, Hazine adına kayıt ve tesciline ilişkin talebin görev yönünden reddi ile, mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Nazilli Kadastro Mahkemesi’nin 29.01.2015 tarihli ve 2014/14 Esas, 2015/4 Karar sayılı ilamına karşı davalı Hazine ve davacı ... İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur.
6. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 10.02.2016 tarihli ve 2015/5435 Esas, 2016/1437 Karar sayılı ilamı ile; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
7. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin onama kararı sonrası dava dosyası Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve 2016/343 Esasa kaydedilmiş, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.05.2016 tarihli ve 2016/258 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazın orman vasfı ile hazine adına kayıt ve tesciliyle ilgili olarak taşınmazın Bozdoğan ilçe sınırları içerisinde olması nedeniyle yetkisizlik kararı vererek dosyanın Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
8. Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.05.2016 tarihli ve 2016/343 Esas, 2016/258 Karar sayılı ilamına karşı, davalı Hazine ve davacı ... İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur.
9. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2019 tarihli ve 2017/5940 Esas, 2019/7216 Karar sayılı ilamı ile; davacı ... İdaresinin yetkisizlik kararına, davalı Hazinenin vekalet ücretine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
10. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin onama kararı sonrası dava dosyası Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve 2020/123 Esasına kaydedilmiş, Mahkemenin 30.09.2020 tarihli ve 2020/235 Karar sayılı ilamı ile.
Nazilli Kadastro Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli kararıyla dava konusu Aydın ili Bozdoğan ilçesi Güvenir Köyü 24 nolu 2/B parselde yapılan 2/B uygulamasının iptaline yönelik davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay ilamı ile kesinleştiği, bahse konu parselin Hazine adına orman vasfıyla tapuya tescile ilişkin taleple ilgili olarak da dosyada toplanan deliller ilgili kurumların cevabi yazıları, bilirkişi incelemesi ve mahalli bilirkişi beyanları, önceki Mahkeme ve Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde, 24 nolu 2/B parselin tapu güncel kayıtlarında herhangi bir orman ile ilgili bir tescile rastlanmadığı,
taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tamamen kaybettiği, taşınmaz üzerinde 50-60 yaşlarında incir ve zeytin ağaçlarının bulunduğu, buranın 1974-1975 yıllarından bu yana tarım arazisi olarak kulanıldığı, 1972 yılında çekilen hava fotoğraflarıyla güncel durumun kıyaslanmasıyla parselde ormana ilişkin herhangi bir verinin tespit edilemediği,
dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıt ve tescilinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu Aydın ili Bozdoğan ilçesi Güvenir Köyü 24 nolu 2/B parselde yapılan 2/B uygulamasının iptaline yönelik davanın reddine, dava konusu Aydın ili Bozdoğan ilçesi Güvenir Köyü 24 nolu 2/B parselin orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tescile yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; orman sınırları dışına çıkarılan ve davalı gerçek kişiler adına 2-B parseli olarak tespit gören dava konusu Bozdoğan ilçesi ... Mah. ... Mevkii 24 nolu parselde kaim taşınmazın 2-B arazisi olabilmek için yasanın aradığı nitelikleri taşımadığını, davaya konu yerin 1981 yılından önce değil sonrasında da orman niteliği taşıdığının ve 1990 lı yıllarda açıldığının mahkeme hükmü ile sabit olduğunu, davalı ... Bakanlığının davayı kabul ettiklerine dair beyanları bulunmasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve kanun gereği davalı olarak davanın yöneltildiği Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 Sayılı Orman Kanunu.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...
İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6672, K. 2024/3309, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama