KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/7224 E., 2024/769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan sonucunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükme karşı, davacı ... vekili, davalı Oman İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... İdaresinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... ve davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sonucu, Samsun ili ... ilçesi Harız Mahallesi çalışma alanında bulunan 462 parsel ... 139.694,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfında ve aynı yer 464 parsel ... 111.109,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, "taşınmaz kısmen orman sınırları içinde kalmaktadır", "arazi toplulaştırması uygulaması kapsamındadır" ve "3083 ... Çiftçiye Topraklandırma Kanunu (3083 ... Kanun) gereğince devir, temlik ve ipotek edilemez" şerhleriyle tarla vasfında, ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili ... ilçesi Harız Mahallesi 462 ve 464 parsel ... taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunu, orman kadastro komisyonunca yapılan işlemin ikinci kadastro niteliğinde olduğunu ileri sürerek, 462 ve 464 parsel ... taşınmazlarda 123 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılarak 22.09.006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu tespitinin iptalini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne, 22.09.2006 tarihinde ilan edilerek 22.03.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastro tespitinin kısmen iptali ile 26.02.2016 tarihli orman bilirkişisi raporunda 462 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 3.186,31 m2'lik kısmı ile 464 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 6.957,14 m2'lik kısmının orman ve orman toprağı sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine ve orman sınırları dışına çıkartılmasına ilişkin ilk hükmün, davacı ... vekili ve davalı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 27.10.2017 tarihli ve 2017/841 Esas, 2017/884 Karar kararıyla; “davacı çekişmeli 462 ve 464 parsel ... taşınmazların 2/B niteliği ile orman sınırları dışına çıkarılan bölümlerine de itiraz ettiğinden davada Hazinenin de taraf olarak yer almasının zorunlu olduğu” belirtilmek suretiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen, 462 parsel yönünden davanın reddine, 464 parsel yönünden davanın kısmen kabulüne, 22.09.2006 tarihinde ilan edilerek 22.03.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastro tespitinin kısmen iptali ile 26.02.2016 tarihli orman bilirkişisi raporunda 462 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 3.186,31 m2'lik kısmı ile 464 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 6.957,14 m2'lik kısmının orman ve orman toprağı sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine ve orman sınırları dışına çıkartılmasına,
fazlaya ilişkin talebin reddine dair ikinci kara, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/675 Esas, 2019/1019 Karar kararıyla; “ kararın gerekçe kısmında 462 parselin B harfiyle işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmasına rağmen hüküm kısmında bu taşınmaza yönelik dava reddedilerek 462 parsel yönünden hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı” belirtilerek, kararın kaldırılmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde. 462 nolu taşınmazın (A1) ile işaretli 16235,79 m2' lik kısmının, 464 nolu taşınmazın A1 ile işaretli 8857,08 m2' lik kısmının, (A3) ile işaretli 12988,37 m2' lik kısmının orman ve orman sayılan yerlerden olduğu, 462 nolu taşınmazın (A2) ile işaretli 120271,96 m2' lik kısmının, 464 nolu taşınmazın (A2) ile işaretli 82307,37 m2 lik kısmının, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ...
Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman tahdit sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu, 462 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 3186,31 m2' lik kısmının, 464 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 6957,14 m2' lik kısmının orman ve orman toprağı sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulüne ve 22.09.2006 tarihinde ilan edilerek 22.03.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastro tespitinin kısmen iptali ile 26.02.2016 tarihli orman bilirkişisi raporunda 462 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 3.186,31 m2' lik kısmı ile 464 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 6.957,14 m2' lik kısmının orman ve orman toprağı sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine ve orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tapu iptal tescil davalarının değerinin çekişmeli taşınmazların dava tarihi itibariyle olan harçlandırılmış değeri olmasına, kararı vekalet ücreti yönünden istinaf eden davacı ... davalı ...'nin kendilerini vekil ile temsil ettirmelerine göre, ilk derece mahkemesince davacı lehine çekişmeli taşınmazların hakkında kabul kararı verilen kısmının, davalı ... lehine çekişmeli taşınmazların 6831 ...
Kanun' un 2-B maddesi kapsamında kalan ve hakkında ret kararı verilen kısmının dava tarihi itibariyle harçlandırılmış değerleri üzerinden ayrı ayrı nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ...
Kanun) 353/(1)-b.1 gereğince esastan reddine, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı yukarıdaki gerekçeyle sınırlı olarak kısmen kabulüne, ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.11.2019 tarihli ve 2019/225 Esas, 2019/440 Karar ... kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 22.09.2006 tarihinde ilan edilerek 22.03.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastro tespitinin kısmen iptaline ve 26.02.2016 tarihli orman bilirkişisi raporunda 462 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 3.186,31 m2' lik kısmı ile 464 nolu taşınmazın (B) ile işaretli 6.957,14 m2' lik kısmının orman ve orman toprağı sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti ile orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...
İdaresi vekili tarafından temyiz etmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılama giderleri hesaplanırken "İstinaf bozma ilamından önce davacı tarafından yapılan 2.305,26 TL yargılama gideri" olarak hesaplanan kalemin tamamen yargılama giderinden oluşmayıp 34,16 TL sinin peşin harç, 1.274,30 TL sinin tamamlama harcı olduğu anlaşılmakta olup, davalılar Hazine ve Orman İdaresi harçtan muaf olduğundan bu tutarların iadesine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, yargılama gideri olarak kabul / ret oranına göre davalılardan tahsiline karar verilmesi ve davalı ... İdaresi lehine nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş usul ve yasaya uygun bulunmamakta ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7224, K. 2024/769, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama